KANAL (TDK)


1 . Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu: "Süveyş Kanalı."- . "Panama Kanalı."- .
2 . Telefon, telgraf, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat.
3 . Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti.
4 . anatomi İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
5 . coğrafya İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz: "Mozambik Kanalı."- .

Kanal kelimesi baş harfi K son harfi L olan bir kelime. Başında K sonunda L olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi N , dördüncü harfi A , beşinci harfi L . Başı K sonu L olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANATOMİ Nedir?


1 . İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih.
2 . anatomi Beden yapısı, gövde yapısı.
3 . mecaz Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı: "Toplumun anatomisi."- .

ARAÇ Nedir?


1 . Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
2 . Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta: "Dil, anlaşmayı sağlayan bir araçtır."- .
3 . Taşıt: "Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü."- H. Taner.

BAZI Nedir?


1 . Birtakım, kimi: "Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler."- Ö. Seyfettin.
2 . zarf Bazen: "Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.

BİÇİMLİ Nedir?


1 . Biçimi güzel olan, mevzun: "Bu kadın biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker."- R. H. Karay.
2 . zarf Uygun olarak, yakışacak bir biçimde: "Biçimli koysan bunlar olmaz."- R. H. Karay.

BÖLGE Nedir?


1 . Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler."- Anayasa.
2 . Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye: "Bel bölgesi. Koltuk altı bölgesi."- .

COĞRAFYA Nedir?


1 . Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim.
2 . Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü: "Süratli otomobiller artık şehrin coğrafyasını da hüviyetini de değiştirdi."- A. Ş. Hisar.

DAMA Nedir?

Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun: "Gürültüsüz oyun isterseniz gelin damaya."- M. A. Ersoy.

DAMAR Nedir?


1 . Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal: "Alnında ve şakaklarında şişen damarlar ağrıyordu."- P. Safa.
2 . Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi.
3 . Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı: "Zengin bir altın damarı."- .
4 . mecaz Soy, yaradılış.
5 . mecaz Huy, mizaç: "Cimrilik damarı. Şairlik damarı."- .
6 . bitki bilimi İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru.
7 . hayvan bilimi Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ.

DENİ Nedir?

Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

DENİZ Nedir?


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

DERİN Nedir?


1 . Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan: "Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor."- Ö. Seyfettin.
2 . Yüzeyden içeri inen.
3 . Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan: "Derin bir bilgin."- .
4 . Yoğun: "Bu büyük köşkü derin bir sessizlik kapladı."- M. Ş. Esendal.
5 . Uzun süren: "Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi."- P. Safa.
6 . mecaz Ayrıntıya önem verilerek hazırlanan: "Üzerindeki tesirleri ölçmek için derin tetkikler yapmak lazımdır."- F. R. Atay.
7 . mecaz İçten gelen: "Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez."- R. H. Karay.
8 . mecaz Uyanılması güç, ağır (uyku).
9 . isim, mecaz Dip: "Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde."- Y. K. Beyatlı.

ELVERİŞLİ Nedir?


1 . Uygun, müsait: "Halim'e içinde bulunduğu zor ve ezici durumdan kurtulmak için bundan daha elverişli bir fırsat çıkmazdı."- A. İlhan.
2 . İşe yarayan, ergonomik.

GEÇEN Nedir?

Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.): "Yine bir gün o kızı geçen yıl gördüğü incirlikte bir daha gördü."- O. C. Kaygılı.

GEMİ Nedir?

Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine: "Yük gemisi. Savaş gemisi."- .

GİRİNTİ Nedir?

Düz bir yüzeyde bulunan içeri girmiş bölüm.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

İLETİ Nedir?

Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi, mesaj.

İLETİŞ Nedir?

İletme işi.

İLETİŞİM Nedir?


1 . Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.
2 . teknik Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon: "Basın mensupları bağlı oldukları yayın kuruluşları ile iletişim hâlindeydiler."- N. Eray.

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

İŞLEM Nedir?


1 . Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat.
2 . Bir amaca ulaşmak için tutulan yol ve yöntem, prosedür.
3 . ekonomi Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.
4 . kimya Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
5 . kimya Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.
6 . matematik Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi: "Her işlem yeni bir sayı bulmaya varır."- .

İŞLEME Nedir?


1 - İşlemek eylemi.
2 - İnce ve süslü el işi, °nakış.
3 - Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme.
4 - İnce ve süslü işlenmiş.
5 - Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için, gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi.

KANA Nedir?

Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.

KANAL Nedir?


1 . Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu: "Süveyş Kanalı."- . "Panama Kanalı."- .
2 . Telefon, telgraf, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat.
3 . Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti.
4 . anatomi İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
5 . coğrafya İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz: "Mozambik Kanalı."- .

KIRLANGIÇ Nedir?


1 . Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo): "Kırlangıç yapar yuvayı / Çamur sıvayı sıvayı"- Anonim şiir.
2 . tarih Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi: "Dinlemesine dinliyorum ama bak limana bir kırlangıç giriyor."- F. F. Tülbentçi.
3 . halk ağzında Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç.
4 . halk ağzında Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim.

KIYI Nedir?


1 . Kara ile suyun birleştiği yer: "Kandilli akıntısını geçiyoruz. İşte Küçüksu kasrı, kıyıda bembeyaz gülüyor."- Y. Z. Ortaç.
2 . Kenar, periferi.
3 . denizcilik Sahil: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
4 . mecaz Issız, tenha yer.

KURUTMAK Nedir?


1 . Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek: "Gözyaşlarını kurut, dedi; bilirsin ki kader değişmez."- C. Meriç.
2 . Bitki canlılığını yitirmek: "Fırtına bütün gülleri kuruttu."- .
3 . Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak.
4 . mecaz Cılız duruma getirmek, zayıflatmak: "Bu hastalık onu kurutmuş."- .
5 . mecaz Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.
6 . mecaz Uğursuzluk getirmek, yok etmek: "Dâhilde bütün millî kuvvetlerimizi dağıttılar, bütün kabiliyetlerimizi kuruttular."- P. Safa.

SIVI Nedir?

Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

SİNİR Nedir?


1 - Duyu ve devinim uyarılarını beyinden organlara; organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet.
2 - Kas kirişi ve zarı.
3 - Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik.
4 - Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği.
5 - Hoşa gitmeyen, can sıkan.

SULAMA Nedir?


1 . Sulamak işi.
2 . Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma.

SULAMAK Nedir?


1 . Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek: "Babası çiçekleri suluyor ve öksürüyordu."- P. Safa.
2 . Hayvana su vermek, suvarmak.
3 . argo Para ödemek, vermek, harcamak: "Sabah sabah beş milyon lirayı suladık."- .

TAHT Nedir?


1 - Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk.
2 - Hükümdarlık orunu, hükümdarlık.

TAHTA Nedir?


1 . Düz, enlice, uzun ve az kalın biçilmiş ağaç: "Çam tahtası. Gürgen tahtası."- .
2 . sıfat Bu ağaçtan yapılmış: "Bilet toplanan tahta parmaklıktan geçtik."- Ö. Seyfettin.
3 . Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme: "Yeni silinmiş tahtalar birkaç saniye içinde berbat oldu."- R. N. Güntekin.
4 . Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer.
5 . Kara tahta.
6 . halk ağzında Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh: "Köylüler bu tarhlara tahta tabir eder, ekilecek her dönüm için bir tahta yapmakla övünürlerdi."- E. Işınsu.

TELEF Nedir?


1 . Hayvanı yok etme, öldürme.
2 . halk ağzında Boş yere harcama, yıpratma.

TELEFON Nedir?


1 . Konuşmaları ileten ve yansıtan düzenek.
2 . Birbirinden uzakta bulunan kişilerin konuşmasını sağlayan aygıt.

TELEVİZYON Nedir?

Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

TELGRAF Nedir?


1 . İki merkez arasında, kararlaştırılmış işaretlerin yardımıyla yazılı haberlerin veya belgelerin iletimini sağlayan bir telekomünikasyon düzeni: "Hareketimiz, hiçbir tarafa telgrafla bildirilmeyecekti."- Atatürk.
2 . Bu düzenle gönderilen haberin yazılı olduğu kâğıt: "Dün, telgrafla sıhhatinizi sormak için kasabaya inmiştim."- R. N. Güntekin.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

A A K L N Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Aklan, Alkan, Anlak, Kalan, Kanal,

4 Harfli Kelimeler

Alan, Anal, Anka, Kala, Kana, Klan, Laka,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Ana, Kal, Kan, Lak, Lan, Nal,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, An, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.