KALE (TDK)


1 . Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen.
2 . Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş.
3 . mecaz Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer.
4 . spor Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer.

Kale kelimesi baş harfi K son harfi E olan bir kelime. Başında K sonunda E olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi L , dördüncü harfi E . Başı K sonu E olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ASKER Nedir?


1 . Orduda görev yapan erden generale kadar herkes.
2 . Askerlik görevi veya ödevi: "Askere gitmek. Askerden dönmek."- .
3 . Er: "Dışarıda kolları kırmızı beyaz işaretli askerlerin taşıdığı boş sedyeler süratle uzaklaşıyor"- N. Hikmet.
4 . sıfat Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli: "Asker adam."- .
5 . sıfat Yurdun korunması yolunda iyi dövüşmesini başaran: "Asker millet."- .

BAZI Nedir?


1 . Birtakım, kimi: "Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler."- Ö. Seyfettin.
2 . zarf Bazen: "Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BOĞA Nedir?

Damızlık erkek sığır.

BOĞAZ Nedir?


1 . Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak: "Ses, ciğerlerde biriken havanın boğaza çarpması demektir."- Ö. Seyfettin.
2 . Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm: "Şişenin boğazı. Testinin boğazı."- .
3 . İki dağ arasında dar geçit, derbent: "Yol üzerindeki derbentleri ve boğazları işgal ederek ordunun başında bunları takip ediyordu."- F. F. Tülbentçi.
4 . Yedirip içirme yükümü, iaşe: "İşçilerin boğazı bizden olacak."- .
5 . mecaz Yiyeceği içeceği sağlanan kimse: "Hayat zor anne, kaç boğazız evde, ağabeyim hangi birimize yetişsin."- A. Kulin.
6 . mecaz Yeme içme: "Boğazına düşkün."- .
7 . coğrafya İki kara arasındaki dar deniz.

BURÇ Nedir?


1 . Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı: "Surun yıkık burçlarından baykuşlar gülüyor."- H. Taner.
2 . gök bilimi Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad.
3 . teknik Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılan bir motor parçası.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIŞ Nedir?

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

DİĞER Nedir?

Başka, özge, öteki, öbür: "Diğer misafirlerimle meşgul olamadım."- Ö. Seyfettin.

DÖRT Nedir?


1 . Dört sayısının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 4, IV rakamlarının adı.
3 . sıfat Üçten bir artık.

DUVAR Nedir?


1 . Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
2 . Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel: "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir."- Y. Z. Ortaç.
3 . mecaz Sonuç alınamayan yer.
4 . mecaz Engel: "İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı."- .
5 . spor Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.

DÜŞMAN Nedir?


1 . Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı: "Ben ki dans salonlarına, barlara düşman bir adamımdır."- S. F. Abasıyanık.
2 . Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları: "Her sokak düşmanlarla doluyken o, sevinçli sevinçli şarkı söylüyor."- A. Gündüz.
3 . Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar: "Dostumuza güvenmeyelim de düşmanımıza mı güvenelim?"- B. R. Eyuboğlu.
4 . sıfat Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
5 . mecaz Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse: "Ekmek düşmanı."- .
6 . mecaz Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse: "İçki düşmanı."- .

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNCE Nedir?


1 . Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, mülahaza, ide, idea: "Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur."- T. Buğra.
2 . Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
3 . Niyet, tasarı.
4 . mecaz Tasa, kaygı, sıkıntı: "Sınıfta kalma düşüncesi uykumu kaçırdı."- .
5 . felsefe İlke, yönetici sav.

GEÇİT Nedir?


1 . Geçmeye yarayan yer, geçecek yer: "Başka türlü düşünmek, köprüyü bırakıp çayda geçit aramaya benzer."- T. Buğra.
2 . coğrafya İki dağ arasında dar ve uzun yol.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GENELLİKLE Nedir?

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle: "Türkler genellikle konukseverdir."- .

GÜVE Nedir?

Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

GÜVEN Nedir?


1 . Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat: "... Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır."- Anayasa.
2 . Yüreklilik, cesaret.

GÜVENLİ Nedir?

Güven verici, emniyetli, emin: "Kendinden güvenli ama içi sıkılan bir durumu vardı."- Ç. Altan.

HANE Nedir?


1 . Ev, konut.
2 . Ev halkı: "Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı."- N. Cumalı.
3 . Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz: "Dama tahtasında altmış dört hane vardır."- .
4 . matematik Basamak.
5 . müzik Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri.
6 . Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz: "Balıkhane, yazıhane."- .

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KALE Nedir?


1 . Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen.
2 . Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş.
3 . mecaz Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer.
4 . spor Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer.

KALIN Nedir?


1 . Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı: "Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü."- H. R. Gürpınar.
2 . Enli ve gür (kaş).
3 . Yoğun, akıcılığı az olan: "Kalın bir sis tabakası."- .
4 . Etli, dolgun: "Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..."- M. Ş. Esendal.
5 . Pes (ses): "Aileyi geçindiren babaya bu kalın sesli, kalın kaşlı, yumuşak bakışlı adama saygı ile, biraz da korku ile bağlanmışızdır."- H. Taner.

KERMEN Nedir?

Kale.

KÖŞE Nedir?


1 - Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı, °zaviye.
2 - İki duvarın birleştiği girintili ya da çıkıntılı yer.
3 - İki sokağın kesiştiği yer.
4 - Bölüm, yer ya da yan.
5 - Kuytu, tenha ya da ücra yer.
6 - Kimsenin uğramadığı, aramadığı yer.
7 - Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri, °korner.

MAZGALLI Nedir?

Mazgalları olan.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OYUN Nedir?


1 . Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence: "Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur."- .
2 . Kumar: "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa.
3 . Şaşkınlık uyandırıcı hüner: "Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu."- .
4 . Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
5 . Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü: "Zeybek oyunu."- . "Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar.
6 . Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
7 . Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma: "Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları."- .
8 . spor Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
9 . spor Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
10 . mecaz Hile, düzen, desise, entrika: "Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner.

ÖNEM Nedir?

Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

SATRANÇ Nedir?

İki kişi arasında altmış dört kareli bir tahta üzerinde değerleri ve adları değişik siyah ve beyaz on altışar taşla oynanan bir oyun: "İki kişiyi birden satrançta mat ettim."- A. Gündüz.

SAVUNU Nedir?

Savunma: "Olaylar zinciri bu savunuyu haklı çıkaracak nitelikte değildir."- S. Birsel.

SOKU Nedir?


1 . Taş dibek: "Evlerinin önü bulgur sokusu / Yel estikçe gelir yarin kokusu."- Halk türküsü.
2 . Dibekte, havanda tahıl dövmeye yarayan tokmak.

SOKULMA Nedir?

Sokulmak işi.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

ŞEHİR Nedir?

Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi ya da yönetimle ilgili işlerle uğraşan, tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent.

TAHT Nedir?


1 - Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk.
2 - Hükümdarlık orunu, hükümdarlık.

TAHTA Nedir?


1 . Düz, enlice, uzun ve az kalın biçilmiş ağaç: "Çam tahtası. Gürgen tahtası."- .
2 . sıfat Bu ağaçtan yapılmış: "Bilet toplanan tahta parmaklıktan geçtik."- Ö. Seyfettin.
3 . Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme: "Yeni silinmiş tahtalar birkaç saniye içinde berbat oldu."- R. N. Güntekin.
4 . Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer.
5 . Kara tahta.
6 . halk ağzında Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh: "Köylüler bu tarhlara tahta tabir eder, ekilecek her dönüm için bir tahta yapmakla övünürlerdi."- E. Işınsu.

TAKI Nedir?


1 . Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü.
2 . Kadınların ziynet eşyası: "Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi."- M. Mungan.
3 . dil bilgisi Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki: "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."- .
4 . dil bilgisi Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler: "Türkçede ile, göre birer takıdır."- .

TARAFINA Nedir?

ona.

TARAFINDAN Nedir?


1 . Herhangi birinden: "Dostları tarafından çok sevilmiş bir zattı."- A. Ş. Hisar.
2 . Eliyle, aracılığıyla.
3 . Türünden, çeşidinden.

TOPU Nedir?

Hepsi: "Sarf edilen gayretlerin topu, halkımıza turizmin önemini, yararlarını belletmeye yönelmiş görünüyor."- N. Cumalı.

ÜZERİ Nedir?


1 . Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı: "Bunların üzerinden ustalıkla atlayarak gemiye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
2 . Varlık, kimlik: "Bu sözler, Mebrure'nin üzerinde derin ve kuvvetli bir tesir bıraktı."- P. Safa.
3 . Bir şeyin görülen yanı, yüzü.
4 . Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
5 . Giysi.
6 . Vücut, beden: "Gece sıcak olduğu için üzerine yalnız ince bir pike örtü örttük."- R. N. Güntekin.
7 . Artan, geriye kalan bölüm: "Alışverişin üzeri."- .
8 . Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz: "Sonra yine böyle durgun, yine sıcak, öğle üzerleri vardır, herkesin uykuya vardığı, araba seslerinin kesildiği, sokakların tenhalaştığı bomboş, çıplak öğle üzerleri."- R. H. Karay.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

A E K L Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Kale, Lake,

3 Harfli Kelimeler

Ela, Elk, Kal, Kel, Lak,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Ek, El, Ke, La, Le,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.