KALINTI (TDK)


1 . Artıp kalan şey, bakiye.
2 . Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe: "Efes, Bergama'nın kalıntıları, ulaştıkları uygarlığı serer gözler önüne."- N. Cumalı.
3 . İz, işaret.
4 . mecaz Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey: "Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir."- H. Taner.

Kalıntı kelimesi baş harfi K son harfi I olan bir kelime. Başında K sonunda I olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi L , dördüncü harfi I , beşinci harfi N , altıncı harfi T , yedinci harfi I . Başı K sonu I olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARTI Nedir?


1 . Toplama işleminde + işaretinin adı, zait.
2 . sıfat, matematik Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
3 . mecaz Fazlalık: "Alışkanlıklarımız artılarıyla eksileriyle nelerdir, aktarılmıyor çocuklarımıza."- N. Meriç.

BABA Nedir?


1 . Çocuğu olmuş erkek, peder.
2 . Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek: "Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türktür."- Anayasa.
3 . Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme.
4 . Çatı merteği.
5 . Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse: "Atatürk Türk milletinin babasıdır."- .
6 . mecaz Anlayışlı, iyi huylu erkek.
7 . mecaz Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı.
8 . mecaz Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse.
9 . mecaz Ata: "Asya'daki babalarımızdan miras kalan millî şiirimizin manzum şekillerinde..."- Y. K. Beyatlı.
10 . sıfat, argo Çok kaliteli, üstün nitelikli. 1
1 . eskimiş Tarikatların bazısında tekke büyüğü: "Bektaşi babası."- . 1
2 . eskimiş Bu gibi kimselere verilen unvan: "Gül Baba. Nur Baba. Baba İlyas."- . 1
3 . denizcilik Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. 1
4 . mimarlık Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge.

BABACAN Nedir?

Cana yakın, olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek): "Bu babacan yürekli, öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam..."- A. İlhan.

BAKİYE Nedir?


1 . Artık, artan, kalan, geri kalan şey: "Hastanelerde boş yatak kalmamış, çoğunda ikişer kişi, bakiyesini bahçeye yatırıyorlar."- A. İlhan.
2 . Kalıntı: "Bunun bir eski ev değil, dünyayı terk etmişlere mahsus bir manastır bakiyesi olduğunu anlardım."- A. Ş. Hisar.
3 . ekonomi Alacak ve borçlar arasındaki fark.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

ÇAĞLA Nedir?

Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.

ÇAĞLAR Nedir?

Çağlayan.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

FİLOZOF Nedir?


1 . Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof.
2 . mecaz Felsefe yapmaya meraklı olan kimse.
3 . mecaz Sakin, kendi hâlinde yaşayan kimse.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÖRGÜ Nedir?


1 . Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları, terbiye: "İçinde yaşadığımız aynı çevre, aynı görgü, beni tamamıyla onlara benzetmiyor."- O. C. Kaygılı.
2 . Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim.
3 . Görmüş olma durumu: "Görgü tanığı."- .

HARA Nedir?

Atların yetiştirildiği ve bakımlarının yapıldığı, hayvanların rahatça hareket etmelerini sağlayan alanların bulunduğu tesis: "Karacabey harası."- . hara (II) isim, eskimiş (ha:ra:) Farsça ¬¥r¥ Hare.

HARABE Nedir?


1 . Yıkılmış veya yıkılmaya yüz tutmuş yapı, yıkı: "Bu harabenin bir değirmen olduğunu hatırladım."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kalıntı: "Harabeyi dolaşırken ara sıra perişan kalabalıklara rast geliyoruz."- F. R. Atay.

HAZIRCEVAP Nedir?

Gerektiğinde çabuk, yerinde cevaplar bulup veren (kimse).

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

İŞAR Nedir?

Yazı ile bildirme.

İŞARET Nedir?


1 - İm.
2 - Belirti, gösterge, °alamet.
3 - El, yüz hareketleriyle gösterme.

KALAN Nedir?


1 . Kalma işini yapan.
2 . Artan, mütebaki: "Kalan on lirayı Aliş'e verdim."- Halikarnas Balıkçısı.
3 . isim, matematik Bir çıkarmanın sonucu.
4 . isim, matematik Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

KALIN Nedir?


1 . Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı: "Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü."- H. R. Gürpınar.
2 . Enli ve gür (kaş).
3 . Yoğun, akıcılığı az olan: "Kalın bir sis tabakası."- .
4 . Etli, dolgun: "Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..."- M. Ş. Esendal.
5 . Pes (ses): "Aileyi geçindiren babaya bu kalın sesli, kalın kaşlı, yumuşak bakışlı adama saygı ile, biraz da korku ile bağlanmışızdır."- H. Taner.

KALINTI Nedir?


1 . Artıp kalan şey, bakiye.
2 . Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe: "Efes, Bergama'nın kalıntıları, ulaştıkları uygarlığı serer gözler önüne."- N. Cumalı.
3 . İz, işaret.
4 . mecaz Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey: "Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir."- H. Taner.

KÜLT Nedir?


1 . Din (I).
2 . din b. (***) Yerel özellikler taşıyan dinî törenler.
3 . Belli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb.

KÜLTÜR Nedir?


1 . Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin: "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir."- E. İ. Benice.
2 . Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü: "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir."- S. Birsel.
3 . Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi.
4 . Bireyin kazandığı bilgi: "Tarih kültürü kuvvetli bir kişi."- .
5 . Tarım.
6 . biyoloji Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ÖREN Nedir?

Kalıntı.

SERE Nedir?

Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık, sele.

ŞEHİR Nedir?

Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi ya da yönetimle ilgili işlerle uğraşan, tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TOPLU Nedir?


1 . Topu olan: "Toplu tabanca."- .
2 . Hepsi bir arada bulunan, toplanmış: "Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır."- N. Cumalı.
3 . Birlikte yapılan, kombine.
4 . Düzenlenmiş, dağınık olmayan: "Toplu bir oda."- .
5 . Topunu, tamamını, bütününü içine alan: "Toplu bir bakış."- .
6 . Vücutça dolgun.

TOPLUM Nedir?


1 . Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet: "İlkel toplum."- .
2 . Topluluk.

UYGAR Nedir?


1 . Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni.
2 . Kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan, medeni (kimse): "Ona layık, uygar bir eş olmak için bütün aklını seferber ettiği ortadadır."- H. Taner.

UYGARLIK Nedir?


1 . Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik.
2 . Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet: "Gerçekten, uygarlık nimetlerinin gençlere bir faydası oldu ama daha çok bundan büyükler istifade ediyor."- H. E. Adıvar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

A I I K L N T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kalıntı, Kanıtlı,

6 Harfli Kelimeler

Akıntı, Alıntı, Anılık, Anıtlı, Atkılı, Kınalı, Takılı, Talkın, Tıkalı,

5 Harfli Kelimeler

Altık, Altın, Anlık, Antlı, Atılı, Itlak, Kalın, Kalıt, Kanıt, Kanlı, Katlı, Kınlı, Kıtal, Tanık,

4 Harfli Kelimeler

Akıl, Akın, Aklı, Alık, Alın, Altı, Anık, Anıt, Atık, Atıl, Atkı, Atlı, Ilık, Kanı, Kant, Katı, Kına, Kıta, Klan, Takı, Talk, Tanı, Tank, Tını,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Alt, Anı, Ant, Kal, Kan, Kat, Kıl, Kın, Kıt, Lak, Lan, Nal, Tak, Tal, Tan, Tık, Tın,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, An, At, La, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.