KABİNE (TDK)


1 . Bakanlar Kurulu, hükûmet.
2 . Hekim muayenehanesi: "Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor."- A. Gündüz.
3 . Kabin: "Bir kabineye girip soyundum."- S. F. Abasıyanık.
4 . Hela.

Kabine kelimesi baş harfi K son harfi E olan bir kelime. Başında K sonunda E olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi B , dördüncü harfi İ , beşinci harfi N , altıncı harfi E . Başı K sonu E olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAKAN Nedir?

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, nazır: "O sadece iyi bir bayındırlık bakanıdır."- F. R. Atay.

CİLALI Nedir?

Cilası olan, cila sürülmüş, cila ile parlatılmış, mücella: "Ev sahibi, cilalı basma resmi, tablo yerine astı."- F. R. Atay.

DOKTOR Nedir?


1 . Hekim.
2 . Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÜNDÜZ Nedir?


1 . Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
2 . zarf Gündüz vaktinde: "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."- .

HEKİM Nedir?

İnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse, doktor, tabip: "Hekim, ebenin kendi odasına geleceğini sandıysa doğru çıkmadı."- M. Ş. Esendal.

HELA Nedir?

Tuvalet.

KABİN Nedir?


1 . Küçük, özel bölme: "Telefon kabini."- .
2 . Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde küçük bölme.
3 . Uçakta yolcuların oturduğu bölüm.
4 . Plajda soyunma yeri: "Sonra kabinini gösterdi Özer'e. Hadi giyin, kabinimin kapısından gel al beni."- N. Cumalı.

KABİNE Nedir?


1 . Bakanlar Kurulu, hükûmet.
2 . Hekim muayenehanesi: "Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor."- A. Gündüz.
3 . Kabin: "Bir kabineye girip soyundum."- S. F. Abasıyanık.
4 . Hela.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

KURULU Nedir?

Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş: "Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı."- B. Günel.

LEVHA Nedir?


1 . Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha: "İçeri girince göze ilk çarpan şey duvardaki yazı levhaları oluyordu."- R. N. Güntekin.
2 . Tablo, resim: "Resimci dükkânlarında Türkler aleyhinde birçok levhalar asılmıştı."- Ö. Seyfettin.
3 . Tabela.

MUAYENE Nedir?


1 . Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma: "En son bir de kan muayenesi yaptılar."- S. F. Abasıyanık.
2 . Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol: "Gümrük muayenesi."- .

MUAYENEHANE Nedir?

Hekimlerin hastalarını muayene ettikleri yer.

SİYAH Nedir?


1 . Kara (II), ak, beyaz karşıtı: "İri siyah gözlerini kalın kaşlarıyla beraber kaldırdı."- Ö. Seyfettin.
2 . sıfat, mecaz Bu renkte olan: "Siyah ekmek."- .
3 . Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.

A B E K N İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Kabine,

5 Harfli Kelimeler

Binek, Kabin, Keban,

4 Harfli Kelimeler

Akne, Baki, Bani, Bank, Beka, Bina, Ekin, Enik, İane, İbne, İken, İkna, İnak, İnek, Kabe, Kain, Kani, Nebi,

3 Harfli Kelimeler

Abe, Abi, Ani, Bak, Ban, Bek, Ben, Bin, İka, Kan, Kin,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ak, An, Be, Ek, En, İn, Ke, Ki, Ne,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.