KABARTMA (TDK)


1 . Kabartmak işi: "Pansiyon sahipleri, kirada gösterdikleri bu ehveniyeti diğer hileli muamelelerinde kabartmanın yolunu bilirler."- H. R. Gürpınar.
2 . Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı.
3 . Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılan eser, rölyef: "Bir sanatkâr eliyle alçıdan yapılmış, bembeyaz, tertemiz bir kabartma."- P. Safa.
4 . sıfat Kabartılarak yapılan: "Kabartma harita."- .

Kabartma kelimesi baş harfi K son harfi A olan bir kelime. Başında K sonunda A olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi A , üçüncü harfi B , dördüncü harfi A , beşinci harfi R , altıncı harfi T , yedinci harfi M , sekizinci harfi A . Başı K sonu A olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALÇI Nedir?

Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.

BEMBEYAZ Nedir?


1 . Çok beyaz veya apak: "Yanında kapkara yüzlü, bembeyaz dişli bir de zenci vardı."- R. H. Karay.
2 . zarf Pırıl pırıl, apaçık bir biçimde: "Bütün İzmit bir leylak demeti gibi bembeyaz, gözlerinin önüne açıldı."- A. İlhan.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİR Nedir?

"Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz: "İyilikbilir."- .

ÇIKI Nedir?

Çıkın: "Düğünün hamamı benden. Çerezi, çıkısı hepsi benden."- A. Sayar.

ÇIKIN Nedir?

Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı: "Eteğinin altında çıkın çıkın altınları vardır."- R. H. Karay.

ÇIKINTI Nedir?


1 . Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm: "Gırtlağının çıkıntısı, hiddetli bir adamın yumruğu gibi titriyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma.
3 . argo Kambur.
4 . mecaz Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse).

ÇIKINTILI Nedir?

Çıkıntısı olan.

DİĞER Nedir?

Başka, özge, öteki, öbür: "Diğer misafirlerimle meşgul olamadım."- Ö. Seyfettin.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

EHVEN Nedir?


1 . Zararı az, en zararsız: "Bütünlemeye kalmak, sınıfta kalmaktan ehvendir."- .
2 . Ucuz.

ESER Nedir?


1 . Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt: "Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir."- Y. K. Beyatlı.
2 . Yayın, kitap, yapıt: "Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak."- H. Z. Uşaklıgil.
3 . İz, işaret, im: "Buralarda sudan eser yok."- .
4 . Soyut kavramlarda belirti: "Sarı sakalları uzamış, bu yanık yüzde, en küçük bir pişmanlık eseri yoktu."- H. Taner.

GEREÇ Nedir?

Belirli bir işi yapmak için kullanılması gereken maddeler, malzeme, materyal: "Bu sarayların bütün gereci Londra'dan taşınmıştır."- S. Birsel.

GİRİNTİLİ Nedir?

Girintisi olan.

HARİTA Nedir?

Coğrafya, tarih, dil, nüfus vb. konularla ilgili yeryüzünün veya bir parçasının, belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen taslağı.

HİLELİ Nedir?

Hilesi olan, içine hile karışmış, hile ile yapılmış: "Hileli süt."- .

İŞLENEBİLİR Nedir?

İşlenme özelliği olan.

KABA Nedir?


1 . Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı: "Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Taneleri iri: "Kaba çakıl."- .
3 . Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse): "Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar."- R. H. Karay.
4 . Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli: "Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum."- H. R. Gürpınar.
5 . isim Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
6 . mecaz Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü: "Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı."- O. C. Kaygılı.

KABARTI Nedir?

Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer: "Bunlar biraz eğildikleri zaman cübbelerin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür."- F. R. Atay.

KABARTMA Nedir?


1 . Kabartmak işi: "Pansiyon sahipleri, kirada gösterdikleri bu ehveniyeti diğer hileli muamelelerinde kabartmanın yolunu bilirler."- H. R. Gürpınar.
2 . Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı.
3 . Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılan eser, rölyef: "Bir sanatkâr eliyle alçıdan yapılmış, bembeyaz, tertemiz bir kabartma."- P. Safa.
4 . sıfat Kabartılarak yapılan: "Kabartma harita."- .

KABARTMAK Nedir?


1 . Kabarmasını sağlamak, kabarmasına yol açmak: "Vapur geri geri beyaz köpükler kabartarak açılmaya başlamış."- Ç. Altan.
2 . Toprağı tırmık, çapa vb. bir araçla karıştırmak, altüst etmek, yumuşatmak.

KİRA Nedir?


1 . Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi, icar: "Eski kirayı yükseltiyorum, isterseniz gidin mahkemeye."- Ç. Altan.
2 . Bu biçimde tutulan bir şey için karşılık olarak ödenen para: "Kira ile aldım, zaten bu yüzden de geciktim ya!"- R. H. Karay.
3 . Bu biçimde tutulan taşınmaz: "O zamana kadar kira köşelerinde sürünmekten bir tat, bin feryat, türlü sıkıntılara giriftar olmuşken..."- H. Z. Uşaklıgil.

MUAMELE Nedir?


1 . Davranma, davranış: "Bana karşı olan muamelesini beğenmedim."- .
2 . Yol, yöntem: "Bu adam muamele bilmiyor."- .
3 . İşlem: "Onlar gündelik muamelelere başlayınca da benim ağzım açık kaldı."- R. N. Güntekin.
4 . eskimiş, kimya İşlem.
5 . eskimiş, ticaret Alışveriş: "Borsada bugün muamele olmadı."- .

RÖLYEF Nedir?

Kabartma.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SAHİ Nedir?

Gerçekten, gerçek olarak: "Sahi dedikleri kadar güzelmiş! Siz onu görmediniz mi sahi!"- .

SAHİP Nedir?


1 . Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik.
2 . Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil: "Bilgi sahibi. Zevk sahibi."- .
3 . Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse: "Düğün sahipleri gibi adımbaşında bahşiş dağıttığım için hizmetçiler de yüksünmüyorlardı."- R. N. Güntekin.
4 . mecaz Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse.

SANA Nedir?

Sen zamirinin yönelme durumu.

SANAT Nedir?


1 - Bir duygunun, tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.
2 - Belli bir uygarlığın anlayış ve beğeni ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.
3 - Bir şey yapmada gösterilen ustalık.
4 - Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.
5 - Zanaat.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SÜSLEME Nedir?


1 . Süslemek işi, bezeme, tezyin.
2 . Süsleri yerleştirme biçimi veya sanatı.
3 . Sanat eserlerinin yüzeyini süslemek için kullanılan motif, oyma vb.

TERTEMİZ Nedir?


1 . Çok temiz, her yanı temiz, pirüpak: "Tertemiz, sıcacık bir oda. Daha iyisi can sağlığı."- A. İlhan.
2 . mecaz Kötülük düşünmeyen, günahsız, lekesiz, suçsuz: "Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor."- M. A. Ersoy.

ÜZERİ Nedir?


1 . Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı: "Bunların üzerinden ustalıkla atlayarak gemiye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
2 . Varlık, kimlik: "Bu sözler, Mebrure'nin üzerinde derin ve kuvvetli bir tesir bıraktı."- P. Safa.
3 . Bir şeyin görülen yanı, yüzü.
4 . Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
5 . Giysi.
6 . Vücut, beden: "Gece sıcak olduğu için üzerine yalnız ince bir pike örtü örttük."- R. N. Güntekin.
7 . Artan, geriye kalan bölüm: "Alışverişin üzeri."- .
8 . Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz: "Sonra yine böyle durgun, yine sıcak, öğle üzerleri vardır, herkesin uykuya vardığı, araba seslerinin kesildiği, sokakların tenhalaştığı bomboş, çıplak öğle üzerleri."- R. H. Karay.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YOLUNU Nedir?

uğruna.

YÜZEY Nedir?

Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

A A A B K M R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Abartmak, Kabartma,

7 Harfli Kelimeler

Abartma, Abramak, Aktarma, Aratmak, Kabarma, Taramak,

6 Harfli Kelimeler

Abrama, Akraba, Aramak, Aratma, Artmak, Atamak, Bakara, Baraka, Barata, Batmak, Kabara, Kamara, Karama, Makara, Maraba, Matara, Matbaa, Matrak, Tabaka, Taraba, Tarama,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Aktar, Ambar, Araba, Araka, Arama, Artma, Atama, Atmak, Bakam, Bakma, Barak, Barka, Batak, Batar, Batma, Karma, Katar, Katma, Mabat, Makat, Makta, Marka, Rakam, Ramak, Tabak, Takma, Tarak,

4 Harfli Kelimeler

Abat, Abra, Akar, Akma, Arak, Arka, Arma, Atak, Atma, Bara, Bark, Kaba, Kama, Kara, Kart, Mark, Mart, Taam, Taba, Taka,

3 Harfli Kelimeler

Aba, Aka, Ama, Ara, Ark, Art, Ata, Bak, Bar, Bat, Kam, Kar, Kat, Mat, Rab, Ram, Tab, Tak, Tam, Tar,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ak, Am, Ar, At, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.