KIYASLAMAK (TDK)

Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.

Kıyaslamak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi I , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi A , beşinci harfi S , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı K sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞILAŞTIRMA Nedir?

Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

KARŞILAŞTIRMAK Nedir?


1 . Karşılaştırma işini yaptırmak.
2 . Kişi ve nesnelerin benzer veya ayrı yanlarını incelemek için kıyaslamak, mukayese etmek: "İlk önce ikisinin el yazısını elde edeceğiz, sonra bu mektupla karşılaştıracağız."- A. Gündüz.
3 . Dikişte giysinin bir yanına yapılan işlemi, eşitlik sağlamak amacıyla öbür yanında uygulamak.

MUKAYESE Nedir?

Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama: "Bu kitabın kahramanıyla hakikat arasında yeniden mukayeseye başladı."- P. Safa.

ORAN Nedir?


1 . Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo: "Dini, dili ne olursa olsun her insan doğup büyüdüğü, ekmeğini kazandığı toprak üstünde korkusuz, güven altında yaşadığı oranda kendini mutlu duyuyordu."- N. Cumalı.
2 . İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp.
3 . Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.
4 . matematik İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı: "Üçün sekize oranı."- .

ORANLA Nedir?

Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten: "Kahve caddeye oranla azıcık geride, bir bahçe içinde."- S. Birsel.

ORANLAMA Nedir?

Oranlamak işi, tahmin, kıyas.

ORANLAMAK Nedir?


1 . Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek.
2 . Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek.
3 . Karşılaştırmak, kıyaslamak.
4 . (-i, -le) Eşit tutmak.

ÖRNEK Nedir?


1 . Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model: "Cemal Paşa ecnebi mütehassısların yardımı ile örnek çiftlikler de yapmıştır."- F. R. Atay.
2 . İncelemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune: "Vali, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi."- M. Ş. Esendal.
3 . Bir şeyin benzeri, tıpkısı, misil: "Bu yapının bir örneği daha yoktur."- .
4 . Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal.
5 . Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma: "Örnek aransa öyle sanıyorum ki bizimkinden âlâsı bulunmaz."- H. Taner.
6 . sıfat En iyi biçimde olan: "Bir dâhinin, olağanüstü bir adamın, örnek bir hoca olmamasını doğal karşılamalı."- H. Taner.

ÖRNEKSEME Nedir?


1 . Örneksemek işi.
2 . dil bilgisi Bir kelime örnek tutularak başka kelimelerin yaratılması, kıyas, analoji: ""Örnekseme" sözü "mühimseme", "önemseme" sözleri örnek tutularak yapılmıştı."- .

ÖRNEKSEMEK Nedir?

Örnek olarak almak.

A A A I K K L M S Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Kıyaslamak, Sayıklamak,

9 Harfli Kelimeler

Ayıklamak, Iskalamak, Kıyaslama, Sayıklama, Sayılamak,

8 Harfli Kelimeler

Amasyalı, Ayıklama, Iskalama, Kasılmak, Kaykılma, Kaymaklı, Kısalmak, Saklamak, Salkımak, Sayılama, Sayılmak, Saylamak, Yakılmak, Yakmalık, Yamaklık, Yasamalı, Yaslamak,

7 Harfli Kelimeler

Aklamak, Aksakal, Aksamak, Asılmak, Asmalık, Ayaklık, Ayıkmak, Ayılmak, Aylamak, Iklamak, Islamak, Kakılma, Kakmalı, Kalaysı, Kasalık, Kasılma, Kayalık, Kısalma, Makaslı, Mayalık, Mayasıl, Mıskala, Sakalık, Saklama, Salkıma, Sayılma, Saylama, Yakalık, Yakılma, Yalamak, Yamalık, Yasaklı, Yasamak, Yaslama, Yıkamak,

6 Harfli Kelimeler

Akasma, Akasya, Aklama, Aksama, Akyaka, Alaysı, Amalık, Amasya, Asalak, Asılma, Asmalı, Asyalı, Ayaklı, Ayaksı, Ayıkma, Ayılma, Aylama, Iklama, Islama, Kakıma, Kalkma, Kalmak, Kamalı, Kasalı, Kasmak, Kaymak, Kılmak, Kısmak, Kıymak, Maslak, Mayalı, Mıskal, Sakalı, Saklık, Salkım, Salmak, Saykal, Saymak, Sıkmak, Yakalı,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklık, Akmak, Aksak, Aksam, Alaka, Alkım, Almak, Asklı, Aslık, Asmak, Aylak, Aylık, Aymak, Islak, Kakım, Kakma, Kalak, Kalas, Kalay, Kalık, Kalım, Kalma, Kalya, Kasık, Kasım, Kaslı, Kasma, Kayak, Kayık, Kayma, Kılma, Kıska, Kısma, Kıyak, Kıyam, Kıyas, Kıyma, Layık, Makak,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akıl, Akım, Aklı, Akma, Alay, Alık, Alım, Alma, Amal, Asal, Asık, Asıl, Asım, Askı, Asla, Asma, Asya, Ayak, Ayal, Ayık, Ayla, Aylı, Ayma, Iska, Kaka, Kala, Kama, Kasa, Kask, Kaya, Kayı, Kısa, Kıya, Klas, Laka, Lama, Mala, Masa, Mask,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Aks, Ala, Ama, Asa, Ası, Ask, Aya, Ayı, Kak, Kal, Kam, Kas, Kay, Kıl, Lak, Lam, Mal, Mas, Sak, Sal, Sam, Say, Sık, Yak, Yal, Yas, Yıl,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, As, Ay, La, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.