KIYAK (TDK)


1 . Hoşgörü, ayrıcalık tanıma.
2 . sıfat, teklifsiz konuşmada Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel: "Kıyak bir koşu atı. Kıyak bir söz."- .
3 . sıfat, halk ağzında Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.
4 . sıfat, halk ağzında Kıyıcı, zalim, gaddar.

Kıyak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi I , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi A , beşinci harfi K . Başı K sonu K olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYRICALIK Nedir?

Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz: "Ölüm önünde herkes bir, ayrıcalık yok kimseye."- T. Oflazoğlu.

BENZER Nedir?


1 . Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil: "Baksana kız, paşaya benzer yerim var mı benim?"- H. Taner.
2 . isim, matematik Benzeşim.
3 . isim, sinema, TV (***) Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BİÇİMLİ Nedir?


1 . Biçimi güzel olan, mevzun: "Bu kadın biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker."- R. H. Karay.
2 . zarf Uygun olarak, yakışacak bir biçimde: "Biçimli koysan bunlar olmaz."- R. H. Karay.

DÜZGÜN Nedir?


1 . Doğru ve pürüzsüz, muntazam: "Düzgün tahta. Düzgün yol."- .
2 . Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
3 . İyi: "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil."- M. Ş. Esendal.
4 . zarf Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde: "Düzgün konuşuyor."- .
5 . matematik Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim): "Düzgün çok yüzlü."- .
6 . isim, eskimiş Fondöten.

GADDAR Nedir?

Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan, kıyıcı (I): "Onu sevenler, farkında olmadan acı, insafsız ve gaddar bir sevginin zindanı içinde eziyor, sıkıyor, boğuyorlardı."- S. Ayverdi.

GİYİM Nedir?


1 . Giyme işi.
2 . Giyme biçimi: "Sonunda giyiminden garsonların başı olduğu anlaşılan biri yaklaştı."- Ç. Altan.
3 . Giysi.

GİYİMLİ Nedir?

Giyinmiş, giyinik: "... sevimli ve gösterişsiz olmakla beraber temiz giyimli idi."- A. Ş. Hisar.

GÜZEL Nedir?


1 . Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı: "Güzel kız. Güzel çiçek."- . "Yalının en güzel odası bizimdi."- .
2 . İyi, hoş: "Güzel şey canım, milletvekili olmak!"- Ç. Altan.
3 . Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran: "Güzel bir fırsat."- .
4 . Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran: "Güzel duygular. Güzel hareketler."- .
5 . Görgü kurallarına uygun olan.
6 . Sakin, hoş (hava): "Güzel bir gece."- .
7 . Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı: "Güzel vaatler."- .
8 . Pek iyi, doğru: "Güzel güzel amma!"- .
9 . isim Güzel kız veya kadın.
10 . isim Güzellik kraliçesi. 1
1 . zarf Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde: "Güzel konuştu."- . 1
2 . zarf Adamakıllı, şiddetli: ": Karıkoca bu kuzu yüzünden güzel bir kavga ettiler"- Ö. Seyfettin.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HALK Nedir?


1 - Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta dil, kültür bağı olan insan topluluğu,insanlar, toplum.
2 - Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
3 - Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
4 - Belli bir bölgede ya da çevrede yaşayanların tümü.
5 - Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların tümü.
6 - Aydınların dışında kalan topluluk.
7 - Kalabalık, insan topluluğu.

HOŞGÖRÜ Nedir?

Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans: "Pek az kimseye göstermiş olduğu bir hoşgörüden yararlandım."- A. Ş. Hisar.

KIYAK Nedir?


1 . Hoşgörü, ayrıcalık tanıma.
2 . sıfat, teklifsiz konuşmada Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel: "Kıyak bir koşu atı. Kıyak bir söz."- .
3 . sıfat, halk ağzında Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.
4 . sıfat, halk ağzında Kıyıcı, zalim, gaddar.

KIYI Nedir?


1 . Kara ile suyun birleştiği yer: "Kandilli akıntısını geçiyoruz. İşte Küçüksu kasrı, kıyıda bembeyaz gülüyor."- Y. Z. Ortaç.
2 . Kenar, periferi.
3 . denizcilik Sahil: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
4 . mecaz Issız, tenha yer.

KIYICI Nedir?


1 . Kıyma işini yapan kimse: "Tütün kıyıcısı."- .
2 . sıfat Gaddar. kıyıcı (II) isim, eskimiş Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kimse.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUŞ Nedir?


1 . Konma işi.
2 . askerlik Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.
3 . coğrafya Konum.

KONUŞMA Nedir?


1 . Konuşmak işi: "Gecenin sessizliğini bozan bu gürültülü konuşmaların uğultusu yukarı katlara genişleyerek, sağırlaşarak çıkmaya başladı."- M. Ş. Esendal.
2 . Görüşme, danışma, müzakere.
3 . Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılan söyleşi, konferans: "Bu konuşmaya nihayet verirken okumak terbiyesinden bahsetmek lazımdır."- Y. K. Beyatlı.

KOŞU Nedir?


1 . Koşarak yapılan yarış.
2 . At yarışı: "Koşuların sonuçlarından başka bir şey düşünmesini engelleyen bir hastalığa dönüşmüş."- N. Cumalı.

MÜKEMMEL Nedir?


1 . Eksiksiz, kusursuz, tam, yetkin, şahane: "Sırtında İngiliz kumaşından karyağdılı mükemmel bir elbise."- R. H. Karay.
2 . zarf Eksiksiz, kusursuz, tam, yetkin, şahane bir biçimde: "Birbirinizin yüzüne karşı canciğer olursunuz fakat sekiz on adım ayrıldığınız gibi başka birine mükemmel çekiştirirsiniz."- R. N. Güntekin.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

TANI Nedir?

Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.

TANIM Nedir?

Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

TANIMA Nedir?

Tanımak işi: "Hocayı tam olarak tanıması, bilmesi gerektiğini sanıyordu."- T. Buğra.

TEKLİFSİZ Nedir?


1 . Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı: "Bunlardan başka bazı teklifsiz aile dostları da var."- R. N. Güntekin.
2 . zarf Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı bir biçimde.

ÜSTÜN Nedir?


1 . Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan: "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum."- R. H. Karay.
2 . Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

YAKI Nedir?

Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan, koyuca lapa: "Hardal yakısı."- .

YAKIŞ Nedir?

Yakma işi.

YAKIŞIK Nedir?


1 . Uygunluk, yaraşma.
2 . Yakışıklı delikanlı.

YAKIŞIKLI Nedir?

Güzel, gösterişli (erkek): "Genç bir adamdır ama hiç de yakışıklı sayılmaz."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ZALİM Nedir?

Acımasız ve haksız davranan, zulmeden: "Şehzadeyi hapseyledi zalim pederi / Bir kasra ki gözler göremez gökle yeri."- Y. K. Beyatlı.

A I K K Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Kayık, Kıyak,

4 Harfli Kelimeler

Ayık, Kayı, Kıya, Yakı,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Ayı, Kak, Kay, Yak,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Ay, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.