KIYI (TDK)


1 . Kara ile suyun birleştiği yer: "Kandilli akıntısını geçiyoruz. İşte Küçüksu kasrı, kıyıda bembeyaz gülüyor."- Y. Z. Ortaç.
2 . Kenar, periferi.
3 . denizcilik Sahil: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
4 . mecaz Issız, tenha yer.

Kıyı kelimesi baş harfi K son harfi I olan bir kelime. Başında K sonunda I olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi I , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi I . Başı K sonu I olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKIN Nedir?


1 . Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması: "Ada'yı bir rençper akını doldurmuştu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılan baskın: "Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik / Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!"- Y. K. Beyatlı.
3 . spor Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum.

AKINTI Nedir?


1 . Akma işi: "Musluğun akıntısı bir türlü kesilemedi."- .
2 . Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan: "Bataklıklardan kurtulduktan sonra, akıntıyı takip ederek bir köye giriyordum."- Ö. Seyfettin.
3 . Eğiklik, eğim, meyil: "Bu damın akıntısı az gelmiş."- .
4 . Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
5 . Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum.
6 . tıp (***) Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması: "Ertesi sabah, sol kulağımda ağrı ile beraber akıntı başladı."- R. N. Güntekin.

BEMBEYAZ Nedir?


1 . Çok beyaz veya apak: "Yanında kapkara yüzlü, bembeyaz dişli bir de zenci vardı."- R. H. Karay.
2 . zarf Pırıl pırıl, apaçık bir biçimde: "Bütün İzmit bir leylak demeti gibi bembeyaz, gözlerinin önüne açıldı."- A. İlhan.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

DENİZCİLİK Nedir?


1 . Denizlerde sefer yapma işi.
2 . Denizle, gemi işletmesiyle ilgili meslek: "Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."- R. N. Güntekin.
3 . Deniz sporculuğu.

DENK Nedir?


1 - Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri.
2 - Yatak, yorgan, kumaş gibi sert olmayan eşyanın sarılıp bağlanmasıyla oluşan yük, °balya.
3 - Ağırlık bakımından eşit olan.
4 - Uygun, nitelik yönünden eşit.
5 - Destekleri koşut, yönleri aynı, yeğinlikleri eşit bulunan güçler.

GEMİ Nedir?

Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine: "Yük gemisi. Savaş gemisi."- .

ISSIZ Nedir?


1 - Kimse bulunmayan ya da az kimse bulunan, °tenha.
2 - Yalnız, kimsesi olmayan.

İŞAR Nedir?

Yazı ile bildirme.

İŞARET Nedir?


1 - İm.
2 - Belirti, gösterge, °alamet.
3 - El, yüz hareketleriyle gösterme.

İŞTE Nedir?


1 . Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık: "Hani kitap? - İşte size anlattığım adam. İşte, korktuğum başıma geldi."- .
2 . Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir: "İşte bütün manzara budur!"- R. E. Ünaydın.
3 . Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz: "Ekmek, peynir, yumurta, marul, limon, ne bulursan al işte."- N. Cumalı.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KENAR Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka: "O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi."- O. V. Kanık.
2 . Bir şeyi çevreleyen çizgi.
3 . Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri: "Bu mendilin kenarı ötekinden daha sade."- .
4 . Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer: "Ağır, ihtiyar misafirler kenarda bir odadan çıktılar."- M. Ş. Esendal.
5 . Yan.
6 . matematik Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri: "Bir üçgenin kenarları."- .

KIYI Nedir?


1 . Kara ile suyun birleştiği yer: "Kandilli akıntısını geçiyoruz. İşte Küçüksu kasrı, kıyıda bembeyaz gülüyor."- Y. Z. Ortaç.
2 . Kenar, periferi.
3 . denizcilik Sahil: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
4 . mecaz Issız, tenha yer.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAÇ Nedir?

Sıfat-fiil.

PERİ Nedir?


1 . Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık: "Cinden, periden, umacıdan çok korkardım."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Çok güzel, alımlı, becerikli kadın.

SAHİ Nedir?

Gerçekten, gerçek olarak: "Sahi dedikleri kadar güzelmiş! Siz onu görmediniz mi sahi!"- .

SAHİL Nedir?

Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı: "Bir gün, adanın sahilinde, bir soğan yüklü kayık gelip demirledi."- S. F. Abasıyanık.

TENHA Nedir?


1 . Issız: "Dükkânın önü gene kalabalıkça idi ama içi tenhaydı."- S. M. Alus.
2 . eskimiş Yalnız, tek.

I I K Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Kıyı, Yıkı,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.