KIVAMLANMAK (TDK)


1 . Sıvılar kıvamına gelmek, koyulaşmak.
2 . mecaz Olgunlaşmak, uygun duruma gelmek.

Kıvamlanmak kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi I , üçüncü harfi V , dördüncü harfi A , beşinci harfi M , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi N , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi A , onbirinci harfi K . Başı K sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

KIVAM Nedir?


1 . Sıvılarda koyuluk, yoğunluk: "Bal kıvamında."- .
2 . Sıvıların koyuluk derecesi.
3 . mecaz Bir şeyin en uygun zaman veya durumu.
4 . spor Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum.

KOYU Nedir?


1 . Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı: "Koyu pekmez. Koyu süt."- .
2 . Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı: "Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu."- H. E. Adıvar.
3 . bilişim Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi.
4 . mecaz Aşırı (davranış, düşünce vb.): "Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış."- A. Ş. Hisar.
5 . mecaz Derin, hararetli: "Koyu bir sohbet."- .

KOYULAŞMA Nedir?

Koyulaşmak işi.

KOYULAŞMAK Nedir?


1 . Koyu duruma gelmek: "Sessiz oturduğu yerde soluk mavi gözleri koyulaşarak dinliyordu."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Derinleşmek, hararetlenmek, aşırı duruma gelmek.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLGU Nedir?


1 . Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa: "Bilim yoluyla olguları kavrayıp sıralayabiliriz."- O. Hançerlioğlu.
2 . Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.
3 . edebiyat Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş.

OLGUN Nedir?


1 - (Meyveler için) Yenecek duruma gelmiş.
2 - (İnsanlar için) Bilgi, görgü ve höşgörüsü gelişmiş, °kâmil.

OLGUNLAŞMA Nedir?

Olgunlaşmak işi: "Çocuğun gelişmesi bir ölçüde olgunlaşma, bir ölçüde öğrenme yoluyla olur."- .

OLGUNLAŞMAK Nedir?


1 . Meyve olgun duruma gelmek.
2 . İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak: "O zamanlar hepsi de daha gençti, bugün yaşlandılar, elbette daha olgunlaştılar."- N. Ataç.

SIVI Nedir?

Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

UYGUN Nedir?


1 . Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip: "Rıza Efendi'de yerine, zamanına ve konusuna uygun hikâyeler vardır."- T. Buğra.
2 . Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
3 . mecaz Orantılı, oranlı.

A A A I K K L M M N V Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Kıvamlanmak,

10 Harfli Kelimeler

Kıvamlanma,

9 Harfli Kelimeler

Anıklamak, Avanaklık, Kavlanmak, Kımlanmak, Kınalamak,

8 Harfli Kelimeler

Aklanmak, Anıklama, Avlanmak, Kalınmak, Kalkınma, Kanamalı, Kanlamak, Kavlamak, Kavlanma, Kımlanma, Kınalama, Kınlamak, Kıvanmak, Manavlık, Vaklamak, Vınlamak,

7 Harfli Kelimeler

Aklamak, Aklanma, Alınmak, Almanak, Anılmak, Anlamak, Anmalık, Avlamak, Avlanma, Iklamak, Kakavan, Kakılma, Kakmalı, Kalınma, Kanamak, Kanıkma, Kanlama, Kavlama, Kınamak, Kınlama, Kıvanma, Vaklama, Vınlama,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alınma, Amalık, Analık, Anamal, Anılma, Anlama, Avanak, Avlama, Iklama, Kakıma, Kalkan, Kalkma, Kalmak, Kamalı, Kanama, Kanmak, Kavala, Kavlak, Kavlık, Kılmak, Kınama, Lavman, Malama, Manalı,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklan, Aklık, Akmak, Akman, Akvam, Alaka, Alkan, Alkım, Almak, Alman, Analı, Anlak, Anlam, Anlık, Anmak, Avlak, Kakım, Kakma, Kalak, Kalan, Kalık, Kalım, Kalın, Kalma, Kaman, Kanal, Kanık, Kanka, Kanlı, Kanma, Kavak, Kaval, Kavkı, Kavmı, Kılma, Kıvam, Makak, Makam, Malak,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akıl, Akım, Akın, Aklı, Akma, Akva, Alan, Alık, Alım, Alın, Alma, Amal, Aman, Amma, Anal, Anam, Anık, Anka, Anma, Aval, Avam, Kaka, Kala, Kama, Kana, Kanı, Kına, Klan, Laka, Lama, Lava, Mala, Mama, Mana, Vaka, Vana,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ala, Ama, Ana, Anı, Kak, Kal, Kam, Kan, Kav, Kıl, Kın, Lak, Lam, Lan, Lav, Mal, Nal, Nam, Van, Vın,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, An, Av, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.