KIRITIŞ (TDK)

Kırıtma işi: "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti."- H. Taner.

Kırıtış kelimesi baş harfi K son harfi Ş olan bir kelime. Başında K sonunda Ş olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi I , üçüncü harfi R , dördüncü harfi I , beşinci harfi T , altıncı harfi I , yedinci harfi Ş . Başı K sonu Ş olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

EVLA Nedir?

Daha iyi, yeğ: "Bir şeyi bilmek, onun cahili olmaktan evladır, diyen bir hadis vardır."- A. Ş. Hisar.

EVLAT Nedir?


1 . Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk: "Zengin adamlarda evlat muhabbeti daha fazla mı oluyor?"- R. H. Karay.
2 . Soy, döl: "Yüksek bir tahsil görmedim ama ben de efendi evladıyım."- P. Safa.
3 . ünlem Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü: "Evladım, sakın kimseciklere borç etme!"- Y. Z. Ortaç.

GEÇMİŞ Nedir?


1 . Geçme işini yapmış.
2 . Zaman bakımından geride kalmış: "Bu eski sesler içinde geçmiş zamanlar uyuyor, uyanıyor, geriniyor, yaşıyor gibidir."- A. Ş. Hisar.
3 . Çürümeye yüz tutmuş.
4 . isim Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi: "Onlar bu davranışlarıyla geçmişte sadece huzursuzluk yarattı."- N. Cumalı.
5 . isim Arkada kalan hayat, mazi: "Perde perde örtülü olan eski bir geçmişten kulaklarına garip bir fısıltı gelmişti."- O. C. Kaygılı.
6 . isim Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları: "Senin de yedi göbek geçmişine rahmet okusun ha?"- M. Ş. Esendal.

GÖSTERMEK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek: "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."- .
2 . (-i, -e) Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak: "Size kitaplarımı göstereyim."- .
3 . Belirtmek, anlatmak: "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."- .
4 . (-e) Bir şeyin etkisi altında tutulmak: "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."- .
5 . (-e) Kanıtla inandırmak: "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."- .
6 . (nsz) Öğretmek, açıklamak: "Yol göstermek."- .
7 . (-e, nsz) Yapmasını söylemek, görevlendirmek: "Size ne iş gösterdiler?"- .
8 . Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek: "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"- R. N. Güntekin.
9 . Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak: "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."- .
10 . (nsz) Görünmek, benzemek. 1
1 . (yardımcı fiil) Etmek: "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."- . 1
2 . (-e), mecaz Sert bir biçimde karşılık vermek: "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."- Ö. Seyfettin.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KIRITIŞ Nedir?

Kırıtma işi: "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti."- H. Taner.

KIRITMA Nedir?

Kırıtmak işi, cilve, işve: "O kuruntularımız, o tafralarımız, o Ermeni gelini gibi kırıtmalarımız pek boşuna demektir."- S. Birsel.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TERLİ Nedir?

Terlemiş olan: "O günkü gibi terli değil, ateşli değil."- T. Buğra.

TERLİK Nedir?


1 . Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi: "Bu sıcak mevsimde tozlu ve yün terliklerini sürüyerek gidiyor."- R. H. Karay.
2 . halk ağzında Beyaz patiskadan dikilen veya yünden örülen takke, başlık: "Kenarları dört parmak yağ bağlamış fesinden, eski terlikten hiç farkı kalmamış."- Y. K. Karaosmanoğlu.

I I I K R T Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kırıtış, Şıkırtı,

5 Harfli Kelimeler

Iştır, Kışır, Kıtır, Tıkır, Tırık,

4 Harfli Kelimeler

Işık, Işkı, Itır,

3 Harfli Kelimeler

Irk, Kır, Kış, Kıt, Şık, Tık, Tır,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.