KIRINTI (TDK)


1 . Bir şeyden ayrılan küçük parça: "Beyaz etekliğindeki ekmek kırıntılarını kuşlara serper."- S. F. Abasıyanık.
2 . mecaz Küçük kalıntı: "Babamdan biraz kırıntı kalmasa beyin parasıyla bu sosyete hayatının yanına yaklaşabilir miyiz?"- H. E. Adıvar.
3 . halk ağzında Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun.

Kırıntı kelimesi baş harfi K son harfi I olan bir kelime. Başında K sonunda I olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi I , üçüncü harfi R , dördüncü harfi I , beşinci harfi N , altıncı harfi T , yedinci harfi I . Başı K sonu I olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BEYİN Nedir?


1 - Kafatasının üst bölümünde beyinzarı ile örtülü, iki yarım yuvar biçiminde sinir kütlesinden oluşan duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, °dimağ.
2 - Kişinin algılama, kavrama, uslamlama, usavurma yetisi.
3 - Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse ya da şey.
4 - Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse.

BİRAZ Nedir?


1 . Bir parça, azıcık: "Biraz yağmur yağdı mı Beyoğlu'nun yaya kaldırımlarında yürüyebilirsen yürü."- F. R. Atay.
2 . zarf (bi'raz) Kısa bir süre için: "Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra."- O. Rifat.
3 . zarf (bi'raz) Az miktarda: "Dersini biraz biliyor."- .

EKMEK Nedir?


1 . Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek, nan, nanıaziz: "Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş."- Y. Z. Ortaç.
2 . mecaz İnsanı geçindirecek iş, kazanç: "Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi."- N. Cumalı.
3 . halk ağzında Yemek, aş: "Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse."- T. Buğra.

ETEK Nedir?


1 . Giysinin belden aşağıda kalan bölümü.
2 . Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik: "Sevim'in eteği bir dikene takılıp yırtılmış, beyaz potinleri çamura batmıştı."- R. N. Güntekin.
3 . Giysinin alt kenarı: "Vedia'nın eteklerinden gözlerini ayırmayarak onu takip ediyordu."- P. Safa.
4 . Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü.
5 . Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü: "Dağın eteklerine küme küme serpilen kerpiç evleri gördü."- H. Z. Uşaklıgil.
6 . Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan saç örtü: "Baca eteği. Boru eteği."- .
7 . argo Edep yeri.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HAYA Nedir?

Erbezi torbası, yumurta, °testis.

HAYA Nedir?

Ut, utanç, utanma, sıkılma.

HAYAT Nedir?


1 - Yaşam, dirim.
2 - Doğumdan ölüme kadar geçen süre, °ömür.
3 - Yaşam biçimi, içinde yaşanan koşulların tümü, yaşantı.
4 - Meslek ve durum.
5 - Geçim koşullarının tümü.
6 - Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma.
7 - Yazgı, kader.
8 - Canlı varlık; yaşamayı sağlayan koşulların tümü.
9 - Bir kimsenin tarihsel biyografisi, yaşam öyküsü.

KALIN Nedir?


1 . Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı: "Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü."- H. R. Gürpınar.
2 . Enli ve gür (kaş).
3 . Yoğun, akıcılığı az olan: "Kalın bir sis tabakası."- .
4 . Etli, dolgun: "Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..."- M. Ş. Esendal.
5 . Pes (ses): "Aileyi geçindiren babaya bu kalın sesli, kalın kaşlı, yumuşak bakışlı adama saygı ile, biraz da korku ile bağlanmışızdır."- H. Taner.

KALINTI Nedir?


1 . Artıp kalan şey, bakiye.
2 . Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe: "Efes, Bergama'nın kalıntıları, ulaştıkları uygarlığı serer gözler önüne."- N. Cumalı.
3 . İz, işaret.
4 . mecaz Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey: "Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir."- H. Taner.

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KIRINTI Nedir?


1 . Bir şeyden ayrılan küçük parça: "Beyaz etekliğindeki ekmek kırıntılarını kuşlara serper."- S. F. Abasıyanık.
2 . mecaz Küçük kalıntı: "Babamdan biraz kırıntı kalmasa beyin parasıyla bu sosyete hayatının yanına yaklaşabilir miyiz?"- H. E. Adıvar.
3 . halk ağzında Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun.

KURUMAK Nedir?


1 . Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek: "Çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.
3 . Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak: "Kurumuş dere gibi taşlık bir yerden geçtik."- H. R. Gürpınar.
4 . Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek: "Darı ve mısır yemekten bağırsakları kurumuştu."- R. H. Karay.
5 . mecaz Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak: "Karısı hırçınlıktan kurumuş bir kadın."- M. Ş. Esendal.

KUŞLAR Nedir?

Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ODUN Nedir?


1 - Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç.
2 - Anlayışsız ve kaba (kimse).

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

SOSYETE Nedir?


1 . Bir topluluktaki gelir düzeyi yüksek ve kendilerine özgü yaşama biçimleri olan topluluk: "Sosyetede bir kişinin etrafına toplanmak, öteki misafirleri açıkta bırakmak ayıptır."- P. Safa.
2 . eskimiş Topluluk, toplum, cemiyet: "Sosyetemizde yerli zenginlerden bazıları ve birkaç İstanbullu büyük memur ailesi vardı."- R. N. Güntekin.

I I I K N R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kırıntı,

6 Harfli Kelimeler

Ikıntı, Tırınk,

5 Harfli Kelimeler

Kıtır, Tıkır, Tırık,

4 Harfli Kelimeler

Itır, Tını,

3 Harfli Kelimeler

Irk, Kın, Kır, Kıt, Tık, Tın, Tır,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.