KIRILMA (TDK)


1 . Kırılmak işi.
2 . mecaz Yürürken salınma, nazlı yürüyüş.
3 . fizik Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi.

Kırılma kelimesi baş harfi K son harfi A olan bir kelime. Başında K sonunda A olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi I , üçüncü harfi R , dördüncü harfi I , beşinci harfi L , altıncı harfi M , yedinci harfi A . Başı K sonu A olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEĞİŞTİRME Nedir?

Değiştirmek işi, tebdil, tahrif: "Yazınımızın gelenek değiştirmesine bağlı olarak değişik etkenleri var bu durumun"- N. Cumalı.

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

DOĞRULTU Nedir?


1 . Yön, istikamet: "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda ... devletin gözetim ve denetimi altında yapılır."- Anayasa.
2 . Tutulan, izlenen yol.
3 . matematik Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum: "Düz gittiği veya geldiği düşünülen bir okun uzayda kalan izi, okun doğrultusunu gösterir."- .
4 . matematik Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet.

FİZİK Nedir?


1 . Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı: "Fizik bilimi mekanik, ısı, ışık, elektrik ve manyetizma bölümlerine ayrılır."- .
2 . İnsanın doğal yapısı.
3 . Kişinin dış görünüşü.

GEÇEN Nedir?

Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.): "Yine bir gün o kızı geçen yıl gördüğü incirlikte bir daha gördü."- O. C. Kaygılı.

KIRILMAK Nedir?


1 . Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak.
2 . Bükülerek kat yeri oluşturmak.
3 . Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek.
4 . (-e) Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek.
5 . Kırgınlık duymak: "Bana ne oluyor bugün? Donuyorum, her tarafım kırılıyor."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.
7 . mecaz Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak: "Kapıdan içeri ilk adımını atınca birdenbire cesareti kırıldı."- P. Safa.
8 . (-den), mecaz Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak.
9 . fizik Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

NAZLI Nedir?


1 . Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı: "Nazlı mı nazlı, süzüm süzüm süzülen bir kız çocuğuydu."- T. Buğra.
2 . Üstüne titrenilen, değer verilen: "Ben çocukluğumdan beri gayet nazlı büyüdüm."- P. Safa.
3 . Özen isteyen, nazik.
4 . Sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAM Nedir?


1 . Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü: "Bu ağustos ayı, bir cinayet için hiç de uygun ortam değildi."- H. Taner.
2 . Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform.
3 . mecaz Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü: "Sanat ortamı. Çalışma ortamı."- .
4 . ruh bilimi Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.

SALI Nedir?

Haftanın üçüncü günü, pazartesi ile çarşamba arası olan gün.

SALINMA Nedir?

Salınmak işi.

SAYDAM Nedir?


1 . İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan: "Atlet vücudunu bütünüyle gösteren, saydam bir sabahlık giymişti."- A. İlhan.
2 . isim Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöz ve projeksiyona konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt.
3 . Saydam bir yüzey üzerine alınmış, projeksiyonda kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.
4 . isim, kimya Asetat.
5 . mecaz Açık seçik, belirgin: "Karmaşık gibi gözüken sorun son günlerde saydam bir görünüş kazandı."- .

YÜRÜYÜŞ Nedir?


1 . Yürüme işi: "Ordu arızalı fakat kısa bir yoldan yürüyüşe tekrar başladı."- F. F. Tülbentçi.
2 . Spor amacıyla yapılan yürüme: "Fazla yağlarını eritmek için karısı ile yürüyüşe çıkan fabrikatör..."- H. Taner.
3 . Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme: "Gösteri yürüyüşü."- .
4 . askerlik Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi.

A I I K L M R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kırılma, Kırmalı,

6 Harfli Kelimeler

Arılık, Ilımak, Iraklı, Karılı,

5 Harfli Kelimeler

Alkım, Ilıma, Irmak, Kalım, Karlı, Kılır, Kılma, Kımıl, Kırım, Kırma, Lıkır, Rakım,

4 Harfli Kelimeler

Akıl, Akım, Aklı, Alık, Alım, Arık, Arlı, Ilık, Ilım, Irak, Karı, Kral, Mark, Rakı,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Arı, Ark, Ira, Irk, Kal, Kam, Kar, Kıl, Kır, Lak, Lam, Mal, Ram,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.