KINDIRA (TDK)

Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu.

Kındıra kelimesi baş harfi K son harfi A olan bir kelime. Başında K sonunda A olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi I , üçüncü harfi N , dördüncü harfi D , beşinci harfi I , altıncı harfi R , yedinci harfi A . Başı K sonu A olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇAYIR Nedir?


1 . Üzerinde gür ot biten düz ve nemli yer: "Çocukların neşesi birdenbire sönmüş, çayıra bir eski mezarlık sükûtu çökmüştü."- R. N. Güntekin.
2 . Böyle yerde biten ot.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

KENAR Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka: "O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi."- O. V. Kanık.
2 . Bir şeyi çevreleyen çizgi.
3 . Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri: "Bu mendilin kenarı ötekinden daha sade."- .
4 . Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer: "Ağır, ihtiyar misafirler kenarda bir odadan çıktılar."- M. Ş. Esendal.
5 . Yan.
6 . matematik Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri: "Bir üçgenin kenarları."- .

KESKİ Nedir?


1 - Ağaç, taş, metal vb. yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç.
2 - Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç.

KESKİN Nedir?


1 . Çok kesici, iyi kesen: "Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı."- H. R. Gürpınar.
2 . mecaz Tiz (ses): "Bir kadın sesiydi bu. İnce ve keskin, dikkati hemen kapan ve bırakmayan bir ses."- P. Safa.
3 . mecaz Kırıcı, incitici: "En yakın dostlarının bile kusurlarını keskin bir dille yüzlerine vururmuş."- H. Taner.
4 . mecaz Etkili, sert: "Nihayet güneş doğdu, sis ve duman içinde çölün sabahlarında esen serin ve keskin rüzgârla üşüdük."- F. R. Atay.
5 . argo Zampara.

KOYU Nedir?


1 . Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı: "Koyu pekmez. Koyu süt."- .
2 . Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı: "Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu."- H. E. Adıvar.
3 . bilişim Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi.
4 . mecaz Aşırı (davranış, düşünce vb.): "Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış."- A. Ş. Hisar.
5 . mecaz Derin, hararetli: "Koyu bir sohbet."- .

RENKLİ Nedir?


1 . Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan: "Havaya renkli fişekler atıyordu."- P. Safa.
2 . mecaz Neşeli, canlı, ilgi çekici: "Renkli bir toplantı."- . "Aşırı renkli ve hareketli ise onu yolculukla dengeleyin, frenleyin."- H. Taner.
3 . mecaz Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse): "Renkli bir politikacı."- .
4 . isim, sinema Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.

SULAK Nedir?


1 . Kuşlar için su konulan küçük kap.
2 . sıfat Suyu olan, suyu bol (yer): "Sulak bir sazlığın başında, önümüze bir kaplumbağa çıkmıştı."- O. C. Kaygılı.

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

YAPRAK Nedir?


1 . Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler: "Dökülmüş yapraklar, bozulmuş bağlar / Bülbülün konduğu dallar perişan."- Karacaoğlan.
2 . bitki bilimi Sarma yapılan asma yaprağı.
3 . Börek, baklava vb. şeylerde yufka: "Bu baklavada elli yaprak var."- .
4 . Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak: "Takvimin kapak yaprağını ve günlük yapraklarını kolayca çevirdim."- R. H. Karay.
5 . Kat kat ayrılabilen şeylerde kat: "Mermer yaprağı."- .
6 . Eni 50 cm, boyu 7
5 cm olan bayrak ölçüsü.
7 . eskimiş Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça: "Beş yapraktan bir yelken. Eteğin arka yaprağı."- .

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

A D I I K N R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kındıra,

5 Harfli Kelimeler

Andık, Kadın, Karın, Kıran, Nakdı,

4 Harfli Kelimeler

Akın, Anık, Arık, Dank, Darı, Irak, Kadı, Kanı, Karı, Kına, Rakı,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Anı, Arı, Ark, Dar, Ira, Irk, Kan, Kar, Kın, Kır, Nar,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, An, Ar, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.