KÜNYE (TDK)


1 . Bir kimsenin adı, soyadı, ülkesi, doğumu, mesleği vb. bilgilerini gösteren kayıt: "Kara Hüseyin'in künyesini yazdığım defteri belki on kere açtırıyor, parmağını künyenin üstüne büyük bir hızla koyuyor."- H. E. Adıvar.
2 . Bu bilgilerden bazısının yazılı olduğu bilezik, kolye vb. metalden eşya: "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim."- F. R. Atay.
3 . Soy sop ile ilgili kimlik bilgileri: "Künyesi bile daha doğarken onun yönünü belirlemiş gibi idi."- H. Taner.

Künye kelimesi baş harfi K son harfi E olan bir kelime. Başında K sonunda E olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi N , dördüncü harfi Y , beşinci harfi E . Başı K sonu E olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAZI Nedir?


1 . Birtakım, kimi: "Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler."- Ö. Seyfettin.
2 . zarf Bazen: "Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.

BELİ Nedir?

Evet.

BELKİ Nedir?


1 . Olabilir ki, muhtemel olarak.
2 . bağlaç Olsa olsa, ya ... ya ..., ihtimal: "Belki bir sabah vakti, belki bir gece yarısı / Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz."- Z. O. Saba.

BİLE Nedir?


1 . Da, de, dahi: "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir."- R. H. Karay.
2 . zarf, eskimiş Birlikte.
3 . zarf Üstelik: "Konuşmadılar bile."- .

BİLEZİK Nedir?


1 . Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılan ve bileğe süs için takılan halka: "Saçları o kalın altın bilezikler gibi yaldız sarısına boyalıdır."- M. Ş. Esendal.
2 . İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça: "Sonra ayağını yandaki su borusunun bileziğine koydu."- Ç. Altan.
3 . Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka.
4 . Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç.
5 . argo Kelepçe.

BİLGİ Nedir?


1 . İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
2 . Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf: "Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti."- H. E. Adıvar.
3 . İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
4 . felsefe Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.
5 . Bilim: "Doğa bilgisi."- .
6 . bilişim Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEFTER Nedir?

Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları: "Nikâh memurunun masasında, biraz sonra imzalayacakları defter vardı."- S. Derviş.

DOĞA Nedir?


1 . Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür.
2 . İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat.
3 . Evrende meydana gelen olayları denetiminde, egemenliğinde tuttuğuna inanılan, kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç: "Deniz de pisliği doğa yoluyla temizleyemez oldu."- H. Taner.
4 . mecaz Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

DOĞU Nedir?


1 . Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı.
2 . Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.
3 . gök bilimi Güneşin 2
1 Mart ve 2
3 Eylülde doğduğu yön.

DOĞUM Nedir?


1 . Doğma işi, tevellüt, veladet.
2 . Bir kimsenin doğduğu yıl.

EŞYA Nedir?

Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesnelerin bütünü: "Güçlük, ev bulmak ve eşyayı taşımak derdiyle başlar."- B. Felek.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÖSTEREN Nedir?

Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

HIZLA Nedir?

Çabucak: "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar.

İLGİLİ Nedir?

İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik: "Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi."- N. Cumalı.

KAYIT Nedir?


1 . Bir yere mal ederek deftere geçirme: "Çocuğun kaydı bulunamadı."- .
2 . Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması: "Hafızama güvenmeyiniz. Kayıtlarınız daha sağlamdır."- R. H. Karay.
3 . Önem verme, gözetme.
4 . Resmî belge.
5 . Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi.
6 . mecaz Şart: "Kitabımı geri gönderme kaydıyla verebilirim."- .
7 . mecaz Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme: "Hiçbir kayıt ileri sürmeksizin."- .

KAYIT Nedir?


1 - Bir yere mal ederek deftere geçirme.
2 - Bir kimse ya da bir şeyle ilgili gerekli bilgileri bir listeye, bir kütüğe geçirme.
3 - Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.'nin ya da kopyasının bir yerde yazılı bulunması.
4 - Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme.
5 - Koşul, °şart.
6 - Önem verme, gözetme.
7 - Resmi belge.
8 - Ses ya da resmi, manyetik bant üzerine geçirme işlemi.
9 - Kış için ayrılan yiyecek.

KERE Nedir?

Kez, yol, defa, sefer: "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!"- B. Felek.

KİMLİK Nedir?


1 . Toplumsal bir varlık olarak insana özgü olan belirti, nitelik ve özelliklerle, birinin belirli bir kimse olmasını sağlayan şartların bütünü: "Kimliği bilinmeyen bir kadın."- .
2 . Kişinin kim olduğunu tanıtan belge, hüviyet.
3 . Herhangi bir nesneyi belirlemeye yarayan özelliklerin bütünü.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KOLYE Nedir?

Ucuna süs eşyaları konularak boyna takılan takı.

KOYU Nedir?


1 . Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı: "Koyu pekmez. Koyu süt."- .
2 . Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı: "Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu."- H. E. Adıvar.
3 . bilişim Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi.
4 . mecaz Aşırı (davranış, düşünce vb.): "Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış."- A. Ş. Hisar.
5 . mecaz Derin, hararetli: "Koyu bir sohbet."- .

KÜNYE Nedir?


1 . Bir kimsenin adı, soyadı, ülkesi, doğumu, mesleği vb. bilgilerini gösteren kayıt: "Kara Hüseyin'in künyesini yazdığım defteri belki on kere açtırıyor, parmağını künyenin üstüne büyük bir hızla koyuyor."- H. E. Adıvar.
2 . Bu bilgilerden bazısının yazılı olduğu bilezik, kolye vb. metalden eşya: "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim."- F. R. Atay.
3 . Soy sop ile ilgili kimlik bilgileri: "Künyesi bile daha doğarken onun yönünü belirlemiş gibi idi."- H. Taner.

META Nedir?


1 - Mal, ticaret malı.
2 - Elde bulunan varlık, sermaye.

METAL Nedir?


1 . Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde, metal.
2 . Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

ONUN Nedir?

O adılının tamlayan durumu.

SOYA Nedir?

Kökeni Çin ve Japonya'ya uzanan, protein değeri bakımından zengin bir tür fasulye, soya fasulyesi (Soia hispida): "Soya yağı. Soya unu."- .

SOYADI Nedir?

Herkesin ailece anılmasına yarayan öz adından sonraki adı, aile adı.

ŞERİT Nedir?


1 . Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası: "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim."- F. R. Atay.
2 . Dar, uzun kıyı parçası: "Deniz şeridi. Kara şeridi."- .
3 . Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası.
4 . Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri: "Sol şerit geçişe ayrılmıştır."- .
5 . hayvan bilimi Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

ÜLKE Nedir?


1 . Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket: "Artık vatan toprağı, Rumeli'deki hudutlarından Anadolu'daki hudutlarına kadar yekpare bir ülke olmuştur."- Y. K. Beyatlı.
2 . Devlet: "Vicdan hürriyetine riayet eden tek ülke Osmanlı İmparatorluğu idi."- F. R. Atay.
3 . Herhangi bir özelliği yönünden düşünülen bölge: "Dünyanın gelişmiş, gelişmemiş ülkelerini tek tek geziyorum."- H. Taner.

ÜSTÜNE Nedir?


1 . İlişkin, üzerine, dair: "Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Hesabına: "Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor."- M. Ş. Esendal.
3 . ...-e göre, uygun olarak: "Paris'e yazıldı. Oradan ölçü üstüne gönderdiler, insan Paris'e kendi gidip diktirmeli."- M. Ş. Esendal.
4 . ...-den sonra: "Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu."- H. Taner.
5 . Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz: "Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda..."- S. F. Abasıyanık.

YAZILI Nedir?


1 . Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı: "Yazılı bir kâğıt."- .
2 . Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan: "Yazılı taş."- .
3 . isim Yazılı sınav.
4 . ekonomi Geçerli olan, nominal.

E K N Y Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Künye,

4 Harfli Kelimeler

Ünye,

3 Harfli Kelimeler

Ekü, Ney, Üye, Yek, Yen, Yük, Yün,

2 Harfli Kelimeler

Ek, En, Ey, Ke, Ne, Nü, Ün, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.