KÖTÜRÜMLEŞMEK (TDK)

Kötürüm duruma gelmek: "Vakitsiz kötürümleşen ruh, onun mucizesiyle ısındı, kımıldandı, doğruldu; bir sağlığa kavuşuyordu."- R. E. Ünaydın.

Kötürümleşmek kelimesi baş harfi K son harfi K olan bir kelime. Başında K sonunda K olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi T , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi R , altıncı harfi Ü , yedinci harfi M , sekizinci harfi L , dokuzuncu harfi E , onuncu harfi Ş , onbirinci harfi M , onikinci harfi E , onüçüncü harfi K . Başı K sonu K olan 13 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

ISIN Nedir?

Bir kilogram suyun sıcaklığını bir derece yükseltmek için gereken ısı miktarı, °kalori.

KIMIL Nedir?

Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

KÖTÜ Nedir?


1 . İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı: "Kötü bir kalem."- .
2 . Zararlı, tehlikeli: "Kötü adam."- .
3 . Korku, endişe veren: "Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk."- R. E. Ünaydın.
4 . Kaba ve kırıcı: "Kızına söylemedik kötü lakırtı bırakmamış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
6 . zarf Aşırı, çok: "Kız, oğlana kötü tutuldu."- .

KÖTÜRÜM Nedir?


1 . Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak: "Duvar diplerinde kötürüm gibi yatıyorlar, uyukluyorlardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak): "O vakit, iki yanmış odundan hiç fark edilmeyen kötürüm bacaklarını gördük."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . mecaz İşleyemeyen, iş yapamayan.

MUCİZE Nedir?


1 . Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık.
2 . İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay.
3 . İnsan aklının alamayacağı olay: "Şırınga nasılsa umduğumdan çok daha iyi bir tesir yaptı ve zavallı Hacı Ömer, bunu benim bir mucizem gibi gördü."- R. N. Güntekin.
4 . sıfat, mecaz Olağanüstü, şaşırtıcı: "Onların aşkı ve evlilikleri zaten bir mucize değil miydi?"- T. Buğra.

ONUN Nedir?

O adılının tamlayan durumu.

E E K K L M M R T Ö Ü Ü Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

Kötürümleşmek,

12 Harfli Kelimeler

Kötürümleşme,

11 Harfli Kelimeler

Kömürleşmek, Tümörleşmek, Türküleşmek,

10 Harfli Kelimeler

Kömürleşme, Kötüleşmek, Kükürtleme, Kütükleşme, Tümörleşme, Türkleşmek, Türkülemek, Türküleşme,

9 Harfli Kelimeler

Köreltmek, Körleşmek, Körletmek, Körükleme, Kötülemek, Kötüleşme, Kütleşmek, Örüklemek, Şükretmek, Türkleşme, Türküleme,

8 Harfli Kelimeler

Kökertme, Kökleşme, Kömürlük, Körelmek, Köreltme, Körleşme, Körletme, Kötüleme, Kütlemek, Kütleşme, Müşekkel, Müşterek, Örklemek, Örtülmek, Örtüşmek, Örükleme, Şükretme, Tekemmül, Teşekkül, Teşekkür, Tükürmek, Tümlemek, Ürkütmek, Ütülemek,

7 Harfli Kelimeler

Kertmek, Kökleme, Kömürlü, Körelme, Körüklü, Kötülük, Kötürüm, Kükreme, Küremek, Kürümek, Kütleme, Müşküle, Örkleme, Örtülme, Örtüşme, Örülmek, Ötürmek, Ötüşmek, Teemmül, Tükürme, Tümleme, Türemek, Türklük, Üleşmek, Üretmek, Ürkütme, Ürüşmek, Üşürmek, Üşütmek, Ütüleme, Ütülmek,

6 Harfli Kelimeler

Kertme, Keşkül, Kökteş, Köreşe, Körlük, Köşker, Köşklü, Kükürt, Kültür, Küreme, Kürklü, Kürüme, Kütlük, Lektör, Leşker, Meltem, Mertek, Müşkül, Ömürlü, Örtmek, Örtülü, Örülme, Örülüş, Ötümlü, Ötürme, Ötürük, Ötüşme, Tümler, Tümlük, Türeme, Üleşme, Üremek, Üretme, Ürkmek, Ürümek, Ürüşme, Üşümek, Üşürme, Üşütme, Ütülme,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Ekler, Ekmek, Elmek, Emmek, Erkek, Ermek, Eşlek, Eşlem, Eşmek, Etmek, Kekre, Kelek, Kelem, Keler, Keleş, Kemer, Kemre, Kerem, Kerte, Keşke, Köklü, Kölük, Kömür, Kömüş, Körük, Köşek, Kötek, Kükre, Külek, Külte, Kürek, Küşüm, Kütle, Kütlü, Kütör, Kütük, Melek, Meleş, Merek,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Elek, Elem, Emek, Emel, Emet, Emme, Erek, Erke, Erme, Erte, Eşek, Eşme, Etek, Eter, Etme, Keke, Kele, Keme, Kere, Kete, Köle, Köre, Köşe, Köşk, Kötü, Krem, Kreş, Kült, Küme, Küre, Kürk, Kürt, Leke, Meke, Meme, Mert, Meşe, Meşk, Mülk,

3 Harfli Kelimeler

Eke, Ekü, Elk, Erk, Kek, Kel, Kem, Ker, Keş, Ket, Kök, Kör, Kül, Kür, Küt, Leş, Lök, Lük, Met, Öke, Ölü, Örk, Örü, Öte, Ret, Şek, Şem, Şer, Şet, Tek, Tel, Tem, Ter, Tör, Tül, Tüm, Tür, Üre, Ütü,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Er, Eş, Et, Ke, Le, Me, Re, Şe, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.