KÖTÜRÜM (TDK)


1 . Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak: "Duvar diplerinde kötürüm gibi yatıyorlar, uyukluyorlardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak): "O vakit, iki yanmış odundan hiç fark edilmeyen kötürüm bacaklarını gördük."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . mecaz İşleyemeyen, iş yapamayan.

Kötürüm kelimesi baş harfi K son harfi M olan bir kelime. Başında K sonunda M olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi T , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi R , altıncı harfi Ü , yedinci harfi M . Başı K sonu M olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BACA Nedir?


1 . Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol: "Kırlangıçlar daha çok sahildeki apartmanların bacalarında, pencere pervazlarında barınıyorlar."- H. Taner.
2 . Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.
3 . halk ağzında Çatı penceresi.

BACAK Nedir?


1 . Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü: "Yorgun vücudunu zahmetle taşıyan ince bacakları üstünde doğruldu."- P. Safa.
2 . anatomi Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ.
3 . Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak: "Masanın bacağı."- .
4 . Oyun kâğıtlarında oğlan, vale.

DERE Nedir?


1 . Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu: "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere."- E. B. Koryürek.
2 . coğrafya Bu akarsuyun yatağı.
3 . coğrafya İki dağ arasındaki uzun çukur.
4 . Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol.

DERECE Nedir?


1 . Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe: "Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı."- Ö. Seyfettin.
2 . edat Denli, kadar: "Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti."- E. E. Talu.
3 . fizik Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri: "Sıcakölçerin dereceleri."- .
4 . fizik Sıcaklıkölçer.
5 . kimya Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.
6 . matematik Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi: "Dik açılar doksan derecedir."- .
7 . spor Başarı gösterme.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KÖTÜ Nedir?


1 . İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı: "Kötü bir kalem."- .
2 . Zararlı, tehlikeli: "Kötü adam."- .
3 . Korku, endişe veren: "Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk."- R. E. Ünaydın.
4 . Kaba ve kırıcı: "Kızına söylemedik kötü lakırtı bırakmamış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
6 . zarf Aşırı, çok: "Kız, oğlana kötü tutuldu."- .

KÖTÜRÜM Nedir?


1 . Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak: "Duvar diplerinde kötürüm gibi yatıyorlar, uyukluyorlardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak): "O vakit, iki yanmış odundan hiç fark edilmeyen kötürüm bacaklarını gördük."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . mecaz İşleyemeyen, iş yapamayan.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ODUN Nedir?


1 - Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç.
2 - Anlayışsız ve kaba (kimse).

OTURAK Nedir?


1 . Oturulacak yer veya şey.
2 . Alçak iskemle.
3 . Bir şeyin yere gelen tarafı, taban.
4 . Ördek.
5 . İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti.
6 . Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm.
7 . sıfat Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm.
8 . denizcilik Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta.

SAKAT Nedir?


1 - Vücudunda hasta ya da eksik bir yanı olan (canlı).
2 - Bozuk ya da eksik (şey).

SAKATLIK Nedir?


1 . Sakat olma durumu, malullük, maluliyet.
2 . Kaza, terslik: "Elinden bir sakatlık çıkmasın."- .
3 . mecaz Yanlış, kusur, hata: "Sakatlığın sebebini gayet iyi görmüştür. Bunun nasıl tamir edileceğini biliyor."- R. N. Güntekin.

VAKİ Nedir?

Olan, olmuş.

VAKİT Nedir?


1 - Zaman.
2 - Bir işe ayrılmış ya da bir iş için alışılmış saatler.
3 - Çağ.
4 - Geçim, para bakımından olanak.
5 - Saptanmış olan zaman.
6 - Zaman anlatan sözcüklere belirtilen durumunda gelince "iken" anlamını verir.
7 - Ettiği, edeceği biçimindeki ortaçlardan sonra getirilerek zaman belirteçleriyapılır.
8 - Olanak, fırsat.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAŞLILIK Nedir?

Yaşlı olma durumu: "Yüzüne bir yaşlılık gelmiş vücudunu bir ağırlık kaplamış."- R. H. Karay.

YATI Nedir?

Gidilen yerde geceyi geçirme: "Yatıya bekleriz."- .

K M R T Ö Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kötürüm,

6 Harfli Kelimeler

Ötürük,

5 Harfli Kelimeler

Kömür, Kütör, Örtük, Ötürü, Tümör, Tümür, Türkü, Türüm,

4 Harfli Kelimeler

Kötü, Kürt, Mürt, Ömür, Örtü, Örük, Örüm, Trük, Türk, Ümük, Ürkü,

3 Harfli Kelimeler

Kör, Kür, Küt, Örk, Örü, Tör, Tüm, Tür, Ütü,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.