KÖR (TDK)


1 - Görme yetisi olmayan, görmez.
2 - Keskinliği yeterli olmayan.
3 - Az aydınlık veren.
4 - Arkası tıkalı olan ya da işlek olmayan.
5 - Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan.
6 - Duyarlığını yitirmiş.
7 - Bu sözcük kimi deyimlerde kötüleyici bir sıfat gibi kullanılır.
8 - Gömüt, mezar.
9 - Ekinlerde görülen bir hastalık.

Kör kelimesi baş harfi K son harfi R olan bir kelime. Başında K sonunda R olan kelimenin birinci harfi K , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi R . Başı K sonu R olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

AYDINLIK Nedir?


1 . Bir yeri aydınlatan güç, ışık: "Bir elektrik görmediğimizden titrek fener aydınlığına doyamazdık."- F. R. Atay.
2 . Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk.
3 . sıfat Işık alan: "Aydınlık bir oda."- .
4 . sıfat, mecaz Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh: "Aydınlık bir söz."- .
5 . sıfat, mecaz Kötülükten uzak, temiz, saf: "Aydınlık bir yüz."- .

DEYİ Nedir?


1 . Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos.
2 . felsefe Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.

DEYİM Nedir?

Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, ilgi çekici bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir: "Bence ziyan olmuş, eski deyimiyle heder olmuş bir değerdir."- H. Taner.

DİKKAT Nedir?


1 . Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık: "Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . ünlem "Dikkat ediniz!" anlamında bir uyarı sözü.
3 . mecaz İlgi, özen.

DUYAR Nedir?


1 . Duygulu, duygun, duyarlı, hassas.
2 . Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan: "Duyar bölge."- .

DUYARLI Nedir?

Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, hassas: "Ordu yürürse sayısını, sırasını seçecek kadar duyarlı kulakları vardı."- N. Araz.

EKİN Nedir?


1 . Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum: "Yağmur vaktinde ve yeterince yağmalı; ekinlere kına, pancarlara kurt düşmemeli."- T. Buğra.
2 . Kültür, hars.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÖMÜ Nedir?

Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, define.

GÖMÜT Nedir?

Mezar, metfen, kabir, makber, sin.

GÖRME Nedir?

Görmek işi, rüyet.

GÖRMEZ Nedir?

Görme engelli.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

HASTA Nedir?


1 . Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Aşırı düşkün, tutkun: "Maç hastası."- .
3 . argo Parasız, züğürt.
4 . teklifsiz konuşmada Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

HASTALIK Nedir?


1 . Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı: "Hastalıktan, doktordan oldum bittim korkarım."- H. Taner.
2 . Ruh sağlığının bozulması durumu.
3 . Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk: "Filoksera, bağ hastalıklarının en korkuncudur."- .
4 . mecaz Aşırı düşkünlük, tutku: "Temizlik hastalığı."- .

İŞLEK Nedir?


1 . Çok işleyen, canlı, hareketli.
2 . Özenmeden, çabuk yazıldığı hâlde okunaklı ve güzel olan (yazı): "İşlek, açık bir yazı. Bir kadın elinden çıkma."- T. Dursun K.

KAVRAMA Nedir?


1 . Kavramak işi, anlama, algılama: "Sanat eri çalışır, bir eser kor ortaya, onun güzel olduğuna inanır, o güzelliği herkesin anlamasını, kavramasını ister."- N. Ataç.
2 . Ağaç kuşak.
3 . Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.
4 . halk ağzında Küçük orak.

KESKİ Nedir?


1 - Ağaç, taş, metal vb. yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç.
2 - Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç.

KESKİN Nedir?


1 . Çok kesici, iyi kesen: "Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı."- H. R. Gürpınar.
2 . mecaz Tiz (ses): "Bir kadın sesiydi bu. İnce ve keskin, dikkati hemen kapan ve bırakmayan bir ses."- P. Safa.
3 . mecaz Kırıcı, incitici: "En yakın dostlarının bile kusurlarını keskin bir dille yüzlerine vururmuş."- H. Taner.
4 . mecaz Etkili, sert: "Nihayet güneş doğdu, sis ve duman içinde çölün sabahlarında esen serin ve keskin rüzgârla üşüdük."- F. R. Atay.
5 . argo Zampara.

KİMİ Nedir?


1 . Birtakımı, bazısı, kimisi: "Kimi su çeker, kimi sebze ayıklar, kimi yufka açar, çamaşır yıkar..."- N. Cumalı.
2 . sıfat Bazı (canlı varlıklar için): "Kimi çocuklar."- .

KÖTÜLEYİCİ Nedir?

Kötüleyen, yeren (söz, yazı vb.): "Şiirlerim için yazılan kötüleyici tenkitlere çoğu zaman cevap vermedim."- O. V. Kanık.

MEZAR Nedir?

Ölünün gömülü olduğu yer, kabir, sin, makber, gömüt: "Mezar, tabuta yakın yerdeymiş ve cenaze dilencilerle kalabalıklaşmıştı."- M. Ş. Esendal.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLGU Nedir?


1 . Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa: "Bilim yoluyla olguları kavrayıp sıralayabiliriz."- O. Hançerlioğlu.
2 . Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.
3 . edebiyat Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş.

SEZME Nedir?

Sezmek işi.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SÖZCÜK Nedir?

Kelime: "Can ile ruh sözcükleri çoğu zaman, aynı anlamda kullanılıyor."- A. Boysan.

TIKALI Nedir?

Kapanmış, herhangi bir şeyin geçmesine imkân vermeyen, tıkanmış.

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

YETERLİ Nedir?


1 . Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli.
2 . Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.
3 . Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan: "Yeterli çadırları var mı?"- M. Yesari.

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

K R Ö Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Kör, Örk,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.