JORJET (TDK)


1 . Bürümcük görünüşlü, çok bükümlü, genellikle pamuk iplikleri ile dokunmuş bir kumaş.
2 . sıfat Bu kumaştan yapılan: "Jorjet etek."- .

Jorjet kelimesi baş harfi J son harfi T olan bir kelime. Başında J sonunda T olan kelimenin birinci harfi J , ikinci harfi O , üçüncü harfi R , dördüncü harfi J , beşinci harfi E , altıncı harfi T . Başı J sonu T olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BÜKÜM Nedir?


1 . Bükme işi.
2 . Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım: "Cebine koyarken kâğıt yere düştü, bükümü açıldı."- B. Felek.
3 . Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı.

BÜKÜMLÜ Nedir?

Bükülmüş olan, bükümü olan.

BÜRÜMCÜK Nedir?


1 . Ham ipekten dokunmuş ince kumaş: "Ona, yakası daima açık ve yenleri bol bir bürümcük gömlek giydirdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . sıfat Bu kumaştan yapılmış: "Kadınları kırmızı canfesten şalvar ve bürümcük gömlek giyerler."- Y. K. Beyatlı.
3 . Ham ipekten yapılmış baş örtüsü.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

ETEK Nedir?


1 . Giysinin belden aşağıda kalan bölümü.
2 . Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik: "Sevim'in eteği bir dikene takılıp yırtılmış, beyaz potinleri çamura batmıştı."- R. N. Güntekin.
3 . Giysinin alt kenarı: "Vedia'nın eteklerinden gözlerini ayırmayarak onu takip ediyordu."- P. Safa.
4 . Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü.
5 . Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü: "Dağın eteklerine küme küme serpilen kerpiç evleri gördü."- H. Z. Uşaklıgil.
6 . Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan saç örtü: "Baca eteği. Boru eteği."- .
7 . argo Edep yeri.

GENELLİKLE Nedir?

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle: "Türkler genellikle konukseverdir."- .

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜNÜŞ Nedir?


1 . Görünme işi.
2 . Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey.
3 . Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir: "Görünüşe aldanmamalı."- .
4 . Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara: "Van gölünün görünüşü eşsizdi."- N. Cumalı.
5 . dil bilgisi Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi: "Atıldı atılacak, düştü düşecek; gelmiş olmak, gidecek olmak."- .

İPLİK Nedir?


1 . Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri.
2 . Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu: "İpek ipliği. Pamuk ipliği."- .
3 . Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

KUMA Nedir?

Aynı erkekle evli olan kadınların birbirine göre adı, ortak: "Bir sene onunla dağlarda dolaşmış, anamın üstüne kuma getirmiş."- H. E. Adıvar.

KUMAŞ Nedir?


1 . Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma: "Her şey, esvap ve eşya Bursa'da dokunan ipek kumaşlardan yapılmıştır."- F. R. Atay.
2 . mecaz Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

PAMUK Nedir?


1 . Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium).
2 . Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.
3 . Bu tellerin işlenmiş biçimi: "Yaraya pamuk koydu."- .
4 . sıfat Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış: "Pamuk iplik. Pamuk bez."- .
5 . Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

E J J O R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Jorjet,

3 Harfli Kelimeler

Jet, Oje, Ret, Rot, Ter, Tor,

2 Harfli Kelimeler

Er, Et, Je, Ot, Re, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.