İZ (TDK)


1 . Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare: "Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm."- S. F. Abasıyanık.
2 . Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti: "Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare: "Cinayet izleri."- .
4 . Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser: "O çağ uygarlığından iz kalmadı."- .
5 . matematik Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit.

İz kelimesi baş harfi İ son harfi Z olan bir kelime. Başında İ sonunda Z olan kelimenin birinci harfi İ , ikinci harfi Z . Başı İ sonu Z olan 2 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALAMET Nedir?


1 - Belirti, im, iz, °nişan.
2 - Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan şey.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BELİ Nedir?

Evet.

BELİRTİ Nedir?


1 . Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: "Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok."- H. Taner.
2 . tıp (***) Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.

BİRTAKIM Nedir?

Kimi, bazı: "Aklından son süratle birbirini tutmaz, birtakım düşünceler geçiyordu."- H. Taner.

DOĞAN Nedir?

Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

DOKUNMA Nedir?

Dokunmak (I) işi, temas. dokunma (II) isim Dokunmak (II) işi.

DÖNEM Nedir?


1 . Belli özellikleri olan zaman parçası, devre, devir, periyot: "Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi."- H. E. Adıvar.
2 . Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre: "Meşrutiyet dönemi."- .
3 . Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki zaman süresi, devre.
4 . eğitim bilimi Yarıyıl: "Kış dönemi sınavları."- .

DÖNEMEÇ Nedir?


1 . Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj: "Saffet Bey ilk dönemeci döner dönmez, yamağın eline cep saatimi tutuşturup şiddetli emir verdim."- A. Gündüz.
2 . mecaz Bir durum, tutum, davranış ve düşüncedeki aşama.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DÜZLEM Nedir?


1 . Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı.
2 . isim, matematik Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.
3 . isim, mecaz Ortam: "Böyle bir anlaşma var, hem ulusal hem uluslararası düzlemde sessiz bir anlaşma."- T. Yücel.

EMARE Nedir?

Belirti, iz, ipucu: "Fakat hepsinin yüzünde korku ve endişe emarelerini ayan beyan görmüştüm."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ESER Nedir?


1 . Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt: "Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir."- Y. K. Beyatlı.
2 . Yayın, kitap, yapıt: "Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak."- H. Z. Uşaklıgil.
3 . İz, işaret, im: "Buralarda sudan eser yok."- .
4 . Soyut kavramlarda belirti: "Sarı sakalları uzamış, bu yanık yüzde, en küçük bir pişmanlık eseri yoktu."- H. Taner.

GERİ Nedir?


1 . Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı: "Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi."- N. Cumalı.
2 . Son, sonuç: "Sen gerisini düşünme."- .
3 . Bir şeyin sona kalan bölümü: "Yazının gerisi yarın yayımlanacak."- .
4 . Geçmiş, mazi: "Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok."- S. F. Abasıyanık.
5 . Hayvanda boşaltım organının dışı.
6 . sıfat Eksik gösteren (saat): "Bu saat beş dakika geridir."- .
7 . sıfat Aptal, anlayışsız.
8 . sıfat, mecaz Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş: "Geri düşünce. Geri adam."- .
9 . zarf Geriye doğru: "Bağına, bahçene, suyuna, toprağına veda ederek geri gidiyorum."- F. R. Atay.
10 . ünlem "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz.

İPUCU Nedir?

Aranılan gerçeğe ulaştırabilecek iz.

KALA Nedir?

Kaldığında: "Frankfurt'a gece yarısından sonra ikiye yirmi kala vardık."- A. Haşim.

KALAN Nedir?


1 . Kalma işini yapan.
2 . Artan, mütebaki: "Kalan on lirayı Aliş'e verdim."- Halikarnas Balıkçısı.
3 . isim, matematik Bir çıkarmanın sonucu.
4 . isim, matematik Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KESİŞ Nedir?

Kesmek eylemi ya da biçimi.

KESİŞME Nedir?

Kesişmek işi.

MATEMATİK Nedir?


1 . Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye.
2 . sıfat Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı: "Eski yorumcular daha ileri gitmiş, evrenin yaratılmasında ve doğanın kurallarında bile matematik bir öz bulmuşlardır."- H. Taner.

NİŞAN Nedir?


1 - İm, iz, belirti, °alamet.
2 - Nişanlanma sırasında yapılan tören.
3 - Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma.
4 - Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef.
5 - Hedefi vurmak için silah, taş vb.ye gerekli doğrultuyu verme.
6 - Gördükleri önemli işlerden dolayı kişileri onurlandırmak için devletçe verilen anmalık.

OLAY Nedir?


1 . Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka: "O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla."- N. Cumalı.
2 . Önemli tarihsel olgu, fenomen: "Nötron bombası günümüzün olayıdır."- .

ÖNCE Nedir?


1 . Baştaki, geçmişteki bölüm, geçmiş zaman: "Demin söyledikleri bana sadece daha önce olup bitenleri düşündürdü."- T. Buğra.
2 . zarf (ö'nce) İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı: "Önce hep birlikte basın suçunu tarif edelim."- B. Felek.

SAHİ Nedir?

Gerçekten, gerçek olarak: "Sahi dedikleri kadar güzelmiş! Siz onu görmediniz mi sahi!"- .

TIRNAK Nedir?


1 . İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka: "Zarfın ucunu tırnağımla yırttım."- A. Gündüz.
2 . Kanca gibi araçların kıvrık yeri.
3 . denizcilik Gemi demirinin ucundaki yassı parça.
4 . Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar.
5 . Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri.
6 . müzik Kanun çalmakta kullanılan mızrap.
7 . Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski.
8 . Tırnak işareti.

UYGAR Nedir?


1 . Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni.
2 . Kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan, medeni (kimse): "Ona layık, uygar bir eş olmak için bütün aklını seferber ettiği ortadadır."- H. Taner.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAŞA Nedir?

Hoşnutluk, sevinç gibi duyguları anlatmak ya da alkışlamak için söylenir.

YAŞAYIŞ Nedir?

Yaşama işi: "Kendi dilimden, kendi sözlerimden, kendi yaşayışımızdan, şiirimizden..."- M. Ş. Esendal.

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.