İSKEMLE (TDK)


1 . Arkalıksız sandalye: "İskemlelerin maroken minderlerinden kendime yatak yapıyordum."- Ç. Altan.
2 . Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa.
3 . Sandalye: "Verilen iskemleleri, ısmarlanmak istenen kahveleri reddetti."- R. N. Güntekin.

İskemle kelimesi baş harfi İ son harfi E olan bir kelime. Başında İ sonunda E olan kelimenin birinci harfi İ , ikinci harfi S , üçüncü harfi K , dördüncü harfi E , beşinci harfi M , altıncı harfi L , yedinci harfi E . Başı İ sonu E olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARKALIKSIZ Nedir?

Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan: "Çadır, içindeki arkalıksız iskemlelere kurulan müşterileri güneşten korur."- S. Birsel.

ÇİÇEK Nedir?


1 . Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.
2 . bitki bilimi Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi: "Evin ufak çiçekler ve bitkilerle süslü bahçesine çıktım."- R. H. Karay.
3 . mecaz Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse: "Onun ne çiçek olduğunu hep biliriz."- .
4 . kimya Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
5 . tıp (***) İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık.

ISMARLANMAK Nedir?

Bir şeyin yapılması veya getirilmesi birine söylenmek: "Verilen iskemleleri, ısmarlanmak istenen kahveleri reddetti."- R. N. Güntekin.

İSKEMLE Nedir?


1 . Arkalıksız sandalye: "İskemlelerin maroken minderlerinden kendime yatak yapıyordum."- Ç. Altan.
2 . Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa.
3 . Sandalye: "Verilen iskemleleri, ısmarlanmak istenen kahveleri reddetti."- R. N. Güntekin.

KAHVE Nedir?


1 . Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica).
2 . bitki bilimi Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
3 . Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz.
4 . Bu tozla hazırlanan içecek: "Bir fincan kahve daha içer, bir tutam enfiye daha çekerdi."- A. Ş. Hisar.
5 . Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane: "Halktan biri olarak oturup dinlenebileceğiniz ucuz bir kahve kalmamıştır artık."- N. Cumalı.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

MAROKEN Nedir?


1 . Fas'ta işlenen yumuşak bir çeşit keçi derisi.
2 . Üzerine benekler basılarak marokene benzetilen koyun derisi: "Çantasından çok sayfalı, maroken kaplı küçük bir defter çıkardı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Bu deriden yapılmış veya bu deriyle kaplanmış: "Garp cephesi kumandanıyla maroken bir kanepede yan yana oturuyorduk."- Y. K. Karaosmanoğlu.

MASA Nedir?


1 - Bir destek üzerine oturtulmuş bir tabladan oluşan mobilya.
2 - Aynı masada oturanların tümü: Bizim masa sanatçıdan Rumeli türküleri istedi .
3 - Çeşitli amaçlarla kullanılan düz yüzeyli gereç.
4 - Belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm.
5 -
6 - İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama arası.

MİNDER Nedir?


1 . İçi yumuşak bir malzeme ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte: "Köşkte, yerlerdeki hasırlara serilen halılar üstüne konmuş minderlerde oturulurdu."- A. Ş. Hisar.
2 . spor Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte.
3 . spor Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az
10 cm kalınlığında,
9 m çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.

SANDAL Nedir?

Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album).

SANDAL Nedir?

Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı.

SANDALYE Nedir?


1 . Arkalıklı, kol koyacak yerleri olmayan, bir kişilik oturma eşyası: "Sandalyelerimizden doğrulduk, el sıktık, yer gösterdik."- R. H. Karay.
2 . mecaz Makam, koltuk, mevki: "Bunların gençliğe karşı aldıkları vaziyeti ben biraz sandalye vehminden doğmuş telakki ediyorum."- H. E. Adıvar.

SİGARA Nedir?

İnce kâğıda, kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan, silindir biçiminde, ağızdan dumanı çekilen nesne: "İhtiyar diplomat sigara üstüne sigara yakıyordu."- Ö. Seyfettin.

TABLA Nedir?


1 . Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi: "Bir hurmacının tablasında üstlerine vuran güneş ışığıyla parıldayan hurmalara imrenmiş."- A. Ş. Hisar.
2 . sıfat Bir tepsinin aldığı miktarda olan: "Bir tabla balık döküldü."- .
3 . Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden veya tahtadan yapılan tepsiye benzer altlık.
4 . Bir şeyin düz ve geniş bölümü: "Hokka takımı tablası. Çadır direği tablası."- .
5 . Küllük: "Tablada ruj izli sigara artıkları var."- R. H. Karay.
6 . Ağaçtan veya ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça.
7 . Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir tür çalgı.
8 . denizcilik Makaraların yüzlerini oluşturan dış bölümleri.

ÜSTÜNE Nedir?


1 . İlişkin, üzerine, dair: "Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Hesabına: "Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor."- M. Ş. Esendal.
3 . ...-e göre, uygun olarak: "Paris'e yazıldı. Oradan ölçü üstüne gönderdiler, insan Paris'e kendi gidip diktirmeli."- M. Ş. Esendal.
4 . ...-den sonra: "Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu."- H. Taner.
5 . Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz: "Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda..."- S. F. Abasıyanık.

VAZO Nedir?

Çiçek koymak için kullanılan, cam, toprak, porselen vb. maddelerden ve çeşitli madenlerden yapılan, türlü boyut ve biçimlerde olabilen derin kap.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YATAK Nedir?


1 . Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek: "Sabahleyin onu aynı güzellikte bulacağım ümidiyle yatağımdan fırladım."- R. H. Karay.
2 . Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte.
3 . Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb.
4 . coğrafya Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra.
5 . Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını: "Çakıl yatağı."- .
6 . Bir şeyin çok bulunduğu yer: "Yeşil sarıklı evliya yataklarının huzurunda gibiyim"- R. H. Karay.
7 . Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar.
8 . Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi.
9 . Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer: "Hırsız yatağı. Eşkıya yatağı."- .
10 . Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça: "Namlu yatağı. Eksen yatağı."- . 1
1 . Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. 1
2 . Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılan yer. 1
3 . hayvan bilimi Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka.

E E K L M S İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Eksilme, İskemle, İslemek, Kesilme, Mesleki,

6 Harfli Kelimeler

Ekilme, Emekli, Eskime, İskele, İsleme, Kelime, Keseli, Melike, Meslek, Seklem, Silkme, Silmek,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Elmek, Emlik, Eskil, Eslek, Esmek, İlmek, İmlek, Kelem, Keles, Kesel, Kesim, Kesme, Kimse, Lemis, Melek, Meles, Melik, Mesel, Misel, Sekel, Sekil, Sekme, Selek, Selim, Silme,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekli, Ekme, Eksi, Elek, Elem, Elik, Elim, Emek, Emel, Emik, Esik, Esim, Eski, Esme, İlke, İlme, Kele, Keme, Kese, Kile, Kils, Leke, Lime, Lise, Meke, Misk, Seki, Sele, Seme,

3 Harfli Kelimeler

Eke, Elk, İle, İlk, Kel, Kem, Kes, Kil, Kim, Lim, Mil, Mis, Sek, Sel, Sem, Sik, Sim, Ski,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Es, İl, İm, İs, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Se, Si,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.