İLİŞTİRMEK (TDK)


1 . İlişmesini sağlamak: "Seni bahçeye bir kenara iliştiririz."- F. R. Atay.
2 . Bağlamak, tutturmak, eğreti takmak, hafifçe tutturmak.

İliştirmek kelimesi baş harfi İ son harfi K olan bir kelime. Başında İ sonunda K olan kelimenin birinci harfi İ , ikinci harfi L , üçüncü harfi İ , dördüncü harfi Ş , beşinci harfi T , altıncı harfi İ , yedinci harfi R , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi E , onuncu harfi K . Başı İ sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAĞLAM Nedir?


1 . Deste.
2 . Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst: "Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir."- A. Cemal.
3 . dil bilimi Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst.
4 . edebiyat Bent.

BAĞLAMA Nedir?


1 . Bağlamak işi.
2 . Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz.
3 . Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb.
4 . dil bilgisi Ulama.

BAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak: "Gemiyi iskeleye bağlamak."- .
2 . Düğümlemek: "İpi ipe bağlamak."- .
3 . (-i) Yara ilaç koyup bezle sarmak: "Yarayı bağlamak."- .
4 . (-i) Denk yapmak, paket yapmak: "Yatakları bağlamak. Eşyayı bağlamak."- .
5 . (nsz) Oluşmak, tutmak, meydana gelmek: "Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı / Her yüze çiziyordu bir hüzün kırışığı."- F. N. Çamlıbel.
6 . Bir iş veya kimse için ayırmak, tahsis etmek: "Birine haftalık bağlamak."- .
7 . Anlaşma yapmak: "İşleri sözleşmeye bağlamak."- .
8 . (-i) Uyulması zorunlu olmak: "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır."- Anayasa.
9 . Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak: "Bu iş beni çok bağladı."- .
10 . (-i) Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. 1
1 . (-i) Geçişi engellemek: "Bütün yolları bağlamışlar."- . 1
2 . (-i) Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. 1
3 . (-i) Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. 1
4 . mecaz Gönlünü kazanmak: "Bu davranışınız beni size bağladı."- . 1
5 . mecaz Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. 1
6 . mecaz Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak: "Kızım, ne yapsak da seni bu eve bağlayabilsek acaba?"- R. N. Güntekin.

BAHÇE Nedir?


1 . Sebze yetiştirilen yer, bostan: "Bahçenin bir köşesinde büyük bir bostan kuyusuyla mıhlanmış bir kapı vardı."- R. N. Güntekin.
2 . Çiçek ve ağaç yetiştirilen yer: "Bir otelin ağaçlıklı, çiçeklerle süslü bahçesi önünde durmuştuk."- R. H. Karay.

EĞRETİ Nedir?


1 . Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat: "O gün için oraya eğreti olarak getirilmişe benziyordu."- A. İlhan.
2 . Takma: "Eğreti diş. Eğreti bacak."- .
3 . Belli belirsiz.
4 . Uyumsuz, yakışmamış.
5 . zarf İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde: "Ayakları karada ama eğreti duruyorlar rıhtım taşları üzerinde."- Z. Selimoğlu.
6 . zarf Üstünkörü, ciddiye almadan: "Her işi eğreti yapar oldun, her işi ucundan tutar oldun."- S. Ayverdi.

HAFİFÇE Nedir?

Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz: "Birbirimize soğuk bir eda ile hafifçe baş eğdik."- R. H. Karay.

KENAR Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka: "O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi."- O. V. Kanık.
2 . Bir şeyi çevreleyen çizgi.
3 . Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri: "Bu mendilin kenarı ötekinden daha sade."- .
4 . Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer: "Ağır, ihtiyar misafirler kenarda bir odadan çıktılar."- M. Ş. Esendal.
5 . Yan.
6 . matematik Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri: "Bir üçgenin kenarları."- .

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

TAKMA Nedir?


1 . Takmak işi.
2 . tıp (***) Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapma organ veya parça, protez.
3 . sıfat Gerçeğinin yerine konulan, eğreti, müstear: "Bu takma siyah saçla ... şakaklarında sallanan ... bukleler yanaklarına ters düşüyor."- H. E. Adıvar.

TAKMAK Nedir?


1 - Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek.
2 - (Takı için) Vermek, armağan etmek.
3 - (Ad, lakap) Koymak.
4 - Kuşanmak.
5 - (Olumsuz biçimde) Önemsememek, önemli saymamak, değer vermemek.
6 - Borç bırakmak.
7 - Biriyle olumsuz olarak uğraşmak.
8 - (Arka, art ve peş gibi sözcükleri tümleç alarak) Kendisiyle birlikte götürmek,yanına almak ya da arkasından izletmek.
9 - Sınavını başaramamak.

TUTTURMA Nedir?

Tutturmak işi.

TUTTURMAK Nedir?


1 . Tutmasını sağlamak.
2 . (nsz) Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak: "Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum."- O. V. Kanık.
3 . (nsz) Aklına koyup direnmek, ısrar etmek: "Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor."- M. Ş. Esendal.
4 . (-i, -e) Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak.
5 . (nsz) Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek: "Taşı fırlattı ama tutturamadı."- Halikarnas Balıkçısı.
6 . (-i) Takip etmek: "Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi."- M. Ş. Esendal.

E K L M R T İ İ İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

İliştirmek,

9 Harfli Kelimeler

İliştirme, İşitilmek, Kiremitli,

8 Harfli Kelimeler

Ermişlik, İkileşim, İletişim, İrkiltme, İşitilme,

7 Harfli Kelimeler

Emirlik, Eşitlik, İlişmek, İrkiliş, İrkilme, İşitmek, İtilmek, İtişmek, Kemiriş, Kiremit, Kirişli, Kişmiri, Mertlik, Metilik, Ritimli, Şeritli,

6 Harfli Kelimeler

Ekşili, Erişim, Eritiş, Etkili, İkilem, İkişer, İletim, İletiş, İletki, İlişik, İlişim, İlişki, İlişme, İrilik, İşitim, İşitme, İtiliş, İtilme, İtişme, Kirtil, Metrik, Ritmik, Şiilik, Şiirli, Şikeli, Şirket, Tekmil, Temlik, Terlik, Termik, Teşkil, Teşmil, Teşrii, Teşrik,

5 Harfli Kelimeler

Ekili, Emlik, Erkli, Erlik, Ermiş, Eşlik, Etlik, İkili, İklim, İleri, İleti, İlmek, İlmik, İmlek, İmlik, İrite, İrkme, İrmik, İşkil, İşlek, İşlem, İşlik, İşret, İtlik, İtmek, Kerim, Kerti, Kiler, Kilim, Kilit, Kiril, Kiriş, Kirli, Kitle, Klişe, Likit, Limit, Liret, Lirik, Litre,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekli, Ekşi, Ekti, Elik, Elim, Elit, Elti, Emik, Emir, Emiş, Erik, Eril, Erim, Eriş, Eşik, Eşit, Eşli, Etik, Etil, Etki, Etli, İlik, İlim, İlke, İlme, İşli, İşte, İtiş, İtki, İtme, Kile, Kimi, Kişi, Krem, Kreş, Liet, Lime, Meri, Mert,

3 Harfli Kelimeler

Elk, Erk, Eti, İki, İle, İlk, İri, İti, Kel, Kem, Ker, Keş, Ket, Kil, Kim, Kir, Kit, Leş, Lim, Lir, Met, Mil, Mir, Mit, Ret, Şek, Şem, Şer, Şet, Şii, Tek, Tel, Tem, Ter, Tik, Tim,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Er, Eş, Et, İl, İm, İş, İt, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Re, Şe, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.