İLAHLAŞMAK (TDK)

Yücelmek, çok beğenilmek, hayranlık uyandıran bir duruma gelmek: "Sanki biraz güneş içmiş gibi sendeleriz ve biraz ilahlaştığımızı duyarız."- A. Ş. Hisar.

İlahlaşmak kelimesi baş harfi İ son harfi K olan bir kelime. Başında İ sonunda K olan kelimenin birinci harfi İ , ikinci harfi L , üçüncü harfi A , dördüncü harfi H , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi Ş , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı İ sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BEĞENİ Nedir?


1 . Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk: "Çoğu kadınların beğenisi kendi kişisel alanlarının dışına pek taşmaz."- H. Taner.
2 . Güzeli çirkinden ayırma yetisi, zevk, gusto: "Kendine özgü bir beğenisi var bu konuda."- N. Cumalı.

BEĞENİLMEK Nedir?


1 . İyi ve güzel bulunmak: "Hususi numaraları ile tutuluyor, beğeniliyor, alkışlanıyordu"- O. C. Kaygılı.
2 . Sevilmek, hoşa gitmek.

BİRA Nedir?

Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılan bir içki, arpa suyu: "Onu iki bardak bira içmeye razı etmişti."- R. N. Güntekin.

BİRAZ Nedir?


1 . Bir parça, azıcık: "Biraz yağmur yağdı mı Beyoğlu'nun yaya kaldırımlarında yürüyebilirsen yürü."- F. R. Atay.
2 . zarf (bi'raz) Kısa bir süre için: "Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra."- O. Rifat.
3 . zarf (bi'raz) Az miktarda: "Dersini biraz biliyor."- .

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DUYAR Nedir?


1 . Duygulu, duygun, duyarlı, hassas.
2 . Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan: "Duyar bölge."- .

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÜNEŞ Nedir?


1 . Işık ve ısı veren büyük gök cismi.
2 . Bu gök cisminin yaydığı ışık ve ısı: "Güneş girmeyen eve doktor girer."- .

HAYRANLIK Nedir?


1 . Hayran olma durumu.
2 . mecaz Tutku, aşırı istek: "Gençliğin, hiç olmazsa gençliğin ruhundan bu mal, bu süs, bu lüks hayranlığını sökelim."- P. Safa.

HİSAR Nedir?

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. hisar (II) isim, eskimiş, müzik Arapça §i¹¥r
1 . Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
2 . Klasik Türk müziğinde re diyez notası.

İLAH Nedir?


1 . Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse: "Müzik dünyasının ilahı. Moda ilahı."- .
2 . din b. (***) Çok tanrıcılıkta tanrı.

YÜCE Nedir?

Yüksek, büyük, ulu, ulvi: "Yüce duygular, derin düşünceler ona göre değildir."- S. Taşer.

YÜCELME Nedir?

Yücelmek işi, itila.

YÜCELMEK Nedir?

Yükselmek, yüce bir duruma gelmek.

A A A H K L L M İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

İlahlaşmak,

9 Harfli Kelimeler

İlahlaşma,

8 Harfli Kelimeler

Allaşmak, Haklaşma, Haşlamak, Maşallah,

7 Harfli Kelimeler

Ahlamak, Aklaşma, Allamak, Allaşma, Haklama, Haşlama, Kaşlama, Laklama, Şaklama,

6 Harfli Kelimeler

Ahlaki, Ahlama, Aklama, Alkali, Allama, Haşlak, Laakal, Lahika, Maşala, Maşlah, Şahika, Şalaki, Şallak,

5 Harfli Kelimeler

Ahali, Ahkam, Ahlak, Ahmak, Akala, Akşam, Alaka, Alkil, Allah, Almak, Almaş, Aşama, Aşmak, Hakim, Halik, Halim, Halka, Hamak, Hamal, Hamil, Hamiş, Hamla, Hilal, İhlal, İhmal, İkmal, İlhak, İlham, İlkah, İşkal, Kahil, Kalma, Kamil, Klima, Mahal, Malak, Malik, Şalak, Şamil, Şimal,

4 Harfli Kelimeler

Ahşa, Akil, Akim, Akli, Akma, Alil, Alim, Alma, Amal, Amil, Aşma, Hail, Hala, Hali, Halk, Hami, Haşa, İham, İlah, İlam, İlla, İmal, İmha, İmla, Kail, Kaim, Kala, Kama, Laik, Laka, Lala, Lama, Lika, Maaş, Mail, Maki, Mala, Mali, Maşa, Mika,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Ahi, Aka, Ala, Ali, Ama, Aşk, Hak, Hal, Ham, Hiş, İka, İla, İlk, İma, Kah, Kal, Kam, Kaş, Kil, Kim, Lak, Lal, Lam, Lim, Mai, Mal, Maş, Mil, Şah, Şak, Şal, Şia,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Ak, Al, Am, Aş, Ha, İl, İm, İş, Ki, La, Mi,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.