İHTİYARLAMAK (TDK)


1 . Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, kocamak.
2 . İhtiyar görünüşü almak, ihtiyar görünmek: "Ağlamaktan gözleri şişmiş, zavallı yüzü on sene birden ihtiyarlamıştı."- H. E. Adıvar.

İhtiyarlamak kelimesi baş harfi İ son harfi K olan bir kelime. Başında İ sonunda K olan kelimenin birinci harfi İ , ikinci harfi H , üçüncü harfi T , dördüncü harfi İ , beşinci harfi Y , altıncı harfi A , yedinci harfi R , sekizinci harfi L , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi M , onbirinci harfi A , onikinci harfi K . Başı İ sonu K olan 12 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALMA Nedir?


1 . Almak işi.
2 . Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci.
3 . spor Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi, transfer.

ALMAK Nedir?


1 . Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak: "Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı."- N. Cumalı.
2 . (-i, -den) Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak: "Çocuğu okuldan aldı."- .
3 . Birlikte götürmek.
4 . (nsz) Satın almak: "Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan."- N. Cumalı.
5 . (nsz) Ele geçirmek, fethetmek: "Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş."- Ö. Seyfettin.
6 . (nsz) İçine sığmak: "Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır."- .
7 . (-e, nsz) Kabul etmek: "Evine kiracı almak."- .
8 . (nsz) Kendine ulaştırılmak, iletilmek: "Mektup almak. Haber almak."- .
9 . (nsz) İçeri sızmak, içine çekmek: "Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış."- .
10 . (nsz) Erkek, kadınla evlenmek: "O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü."- M. Ş. Esendal. 1
1 . (-i, nsz) Sürükleyip götürmek: "Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı."- . 1
2 . (nsz) Kazanmak, elde etmek. 1
3 . (nsz) Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak: "Soğuk almak. Ceza almak."- . 1
4 . (-i, nsz) Bürümek, sarmak, kaplamak. 1
5 . (-den) Kısaltmak, eksiltmek: "Ceketin boyundan almak."- . 1
6 . (nsz) Yolmak, koparmak: "Kaş almak."- . 1
7 . Yerini değiştirmek, çekmek. 1
8 . Temizlemek: "Karyolanın altını süpürge ile al. Örümcekleri al."- . 1
9 . (-i, -e) İçeri girmesini sağlamak: "Sevdiği delikanlıyı gece evine almış."- N. Cumalı.
20 . (nsz) Tat veya koku duymak: "Sigaradan hiç tat alamaz oldum. Burnu iyi koku alır."- . 2
1 . (-i, -e) Örtmek, koymak: "Paltosunu sırtına aldı."- . 2
2 . (-i, -e) ... gibi anlamak: "Bir sözü şakaya almak."- . 2
3 . (-i, -de) Yol gitmek, mesafe katetmek: "O yolu bir saatte alırsınız."- . 2
4 . (-i, -den) Çalmak: "Cebimden saatimi almışlar."- . 2
5 . Soldurmak: "Güneş perdelerin rengini aldı."- . 2
6 . Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak: "Dalağını aldılar."- . 2
7 . (nsz) Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek: "Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı."- H. Taner. 2
8 . (nsz) Göreve, işe başlatmak: "Yeni bir kapıcı aldı."- . 2
9 . (nsz) Başlamak: "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur."- Halk türküsü.
30 . (-den) Davranış veya makam değiştirmek: "Aşağıdan almak. Tizden almak."- . 3
1 . (nsz) İçecek veya sigara içmek: "Tadına bakmak için bir yudum aldım."- . 3
2 . (nsz) Yutmak, kullanmak: "İlaç almak."- . 3
3 . (-den) Görevden, işten çekmek. 3
4 . (-den, nsz) Kazanç sağlamak: "Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar."- . 3
5 . Gidermek, yok etmek: "İçine biraz su koy, tuzunu alır."- .

ALMAK Nedir?


1 - Bir şeyi ya da kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
2 - Bir şeyi, bir nesneyi elle, araçla vb. ile tutarak bulunduğu yerden ayırmak,kaldırmak.
3 - Yanında bulundurmak.
4 - Birlikte götürmek.
5 - Satın almak.
6 - İçine sığmak.
7 - Kabul etmek.
8 - Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
9 - İçeri sızmak, içine çekmek.
10 - (Erkek, kadın için)...ile evlenmek. 1
1 - Sürükleyip götürmek. 1
2 - Kazanmak, elde etmek. 1
3 - Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. 1
4 - Bürümek, sarmak, kaplamak. 1
5 - Kısaltmak, eksiltmek. 1
6 - Yolmak, koparmak. 1
7 - Yerini değiştirmek, çekmek. 1
8 - Temizlemek. 1
9 - (Duş, banyo için) Yapmak; yıkanmak.
20 - (İçeri) Götürmek. 2
1 - Bir yeri savaşla ele geçirmek, fethetmek. 2
2 - (Tat ya da koku için) Duymak. 2
3 - Örtmek, koymak. 2
4 - (Süre için) Değiştirmek. 2
5 - (-e)...gibi anlamak. 2
6 - Başlamak. 2
7 - Davranış ya da makam değiştirmek. 2
8 - (İçecek ya da sigara için) İçmek. 2
9 - Yutmak; kullanmak.
30 - (Yol için) Gitmek. 3
1 - Çalmak. 3
2 - Göreve, işe başlatmak. 3
3 - Görevden,işten çekmek. 3
4 - Kazanç sağlamak. 3
5 - (Ölüm nedeniyle) Ayrılmak. 3
6 - Gidermek, yok etmek. 3
7 - Soldurmak. 3
8 - Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. 3
9 - (Motor) Çalışması için gerekli olan elektrik ya da yakıttan yararlanır duruma gelmek.
40 - Alışmak (Örgü, elişi vb.).

BİRDEN Nedir?


1 . Bir defada.
2 . Ansızın: "Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım."- R. H. Karay.
3 . Birlikte, beraberce, hepsi bir arada: "Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Çabucak.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜNME Nedir?

Görünmek işi: "Sabaha karşı Sevgi odaya girdiğinde gelişini duydu ama uyur gibi görünmeyi doğru buldu."- N. Cumalı.

GÖRÜNMEK Nedir?


1 . Görülür duruma gelmek, görülür olmak, gözükmek: "Kapıda Eda Hanım göründü ve ona hatır sordu."- P. Safa.
2 . İzlenim uyandırmak: "Üzgün ve yorgun görünüyordu."- H. Taner.
3 . Benzemek, görünüşünde olmak.
4 . mecaz Azarlamak: "Çocuk pek azdı, biraz görünüver."- .
5 . mecaz Gözdağı vermek.

GÖRÜNÜŞ Nedir?


1 . Görünme işi.
2 . Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey.
3 . Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir: "Görünüşe aldanmamalı."- .
4 . Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara: "Van gölünün görünüşü eşsizdi."- N. Cumalı.
5 . dil bilgisi Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi: "Atıldı atılacak, düştü düşecek; gelmiş olmak, gidecek olmak."- .

İHTİYAR Nedir?


1 . Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı: "İhtiyar öksürüyor, öksürdükçe de boğazından çürük bir ses çıkıyor."- M. Ş. Esendal.
2 . isim, teklifsiz konuşmada Baba veya anne.

İLERLEME Nedir?


1 . İlerlemek işi.
2 . Terfi, terakki: "Hâkim ve savcıların ... meslekte ilerlemeleri ... kanunla düzenlenir."- Anayasa.
3 . felsefe Daha iyi, daha yetkin, daha değerli, daha yüksek bir duruma doğru basamak basamak oluşan gelişme, terakki.

İLERLEMEK Nedir?


1 . Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak: "Vapur durmadan düdük çalarak ilerliyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Vakit geçmek: "Mevsimin ilerlemiş olmasına karşın hâlâ direnen bir iki gelincik ve papatya..."- O. Rifat.
3 . Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek: "Ahbaplık ilerledi. Hastalık ilerledi."- .
4 . Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek, terakki etmek.

KOCA Nedir?

Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç: "Koca işinden çıktıktan sonra, borç boğazı aştı."- R. N. Güntekin.

KOCAMA Nedir?

Kocamak işi.

KOCAMAK Nedir?

Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, ihtiyarlamak: "Sen de benim nazarımda öyle kocamış bir hâkime benziyorsun ki göstermek istediği ciddiyet boyunun ve yaşının çok üstünde..."- H. Z. Uşaklıgil.

SENE Nedir?

Yıl: "Önde zeytin ağaçları arkasında yâr / Sene 194
6 / Mevsim sonbahar"- B. R. Eyuboğlu.

YAŞLANMA Nedir?

Yaşlanmak eylemi.

YAŞLANMAK Nedir?

Yaşı ilerlemek, ihtiyarlığa yaklaşmak.

ZAVALLI Nedir?


1 . Acınacak kadar kötü durumda bulunan, mutsuz: "Zavallıyı saatlerce kendine getiremediler."- H. Taner.
2 . mecaz Gücü bir şeye yetmeyen, âciz: "Bunu idrak etmekten o kadar zavallı ve biçareydi ki."- A. H. Tanpınar.

A A A H K L M R T Y İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

İhtiyarlamak,

11 Harfli Kelimeler

İhtiyarlama,

10 Harfli Kelimeler

Hamilikart,

9 Harfli Kelimeler

Ahlakiyat, Haramilik, Harlatmak,

8 Harfli Kelimeler

Ayartmak, Halkiyat, Harlamak, Harlatma, Haylamak, İhmalkar, İlahiyat, Kartalma, Kaytarma, Kiralama, Tahkimli, Tamahkar, Taylamak, Yalatmak, Yaratmak,

7 Harfli Kelimeler

Ahlamak, Akliyat, Aktarma, Alakart, Alarmak, Amirlik, Aratmak, Aritmik, Atlamak, Ayartma, Aylamak, Haklama, Hamakat, Hamarat, Harlama, Hartama, Hayalat, Haylama, İhtikar, İhtilam, İhtimal, İhtiram, İhtiyar, İltihak, İrtihal, Kalamar, Kalamit, Karatay, Karlama, Katlama, Katliam, Liyakat, Malakit, Malarya, Malatya, Malkara, Miralay, Talimar, Taramak, Tarihli,

6 Harfli Kelimeler

Ahilik, Ahlaki, Ahlama, Aklama, Alarma, Amiral, Aramak, Aratma, Aritmi, Artmak, Atamak, Atlama, Ayakta, Aylama, Halita, Harami, Harika, Harita, Harlak, Hayati, Hayrat, Hilkat, İhtira, İlarya, İmalat, İtalik, İtikal, Kamara, Karaim, Karama, Karaya, Kariha, Kartal, Kirtil, Lahika, Layiha, Limaki, Makara, Maliki, Malkar,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Ahali, Ahkam, Ahlak, Ahlat, Ahmak, Akait, Akala, Aktar, Alaka, Alarm, Almak, Araka, Arama, Arami, Ariya, Artma, Atama, Atari, Atmak, Aylak, Aymak, Hakim, Hakir, Halat, Halay, Halik, Halim, Halka, Hamak, Hamal, Hamil, Hamla, Haram, Harim, Harta, Hatay, Hatim, Hatmi, Hayal,

4 Harfli Kelimeler

Ahar, Ahir, Ahit, Akar, Akil, Akim, Akit, Akli, Akma, Alay, Alim, Alma, Amal, Amil, Amir, Amit, Arak, Arka, Arma, Arya, Atak, Atik, Atma, Ayak, Ayal, Ayar, Ayla, Ayma, Hail, Hala, Hali, Halk, Halt, Hami, Hamt, Hara, Hart, Hata, Haya, İham,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Ahi, Ait, Aka, Ala, Ali, Alt, Ama, Ara, Ari, Ark, Art, Ata, Ati, Aya, Hak, Hal, Ham, Har, Hat, Hay, Hit, İka, İki, İla, İlk, İma, İri, İta, İti, İyi, Kah, Kal, Kam, Kar, Kat, Kay, Kil, Kim, Kir,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Ak, Al, Am, Ar, At, Ay, Ha, İl, İm, İt, Ki, La, Mi, Ra, Ta, Ti, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.