Başında if olan 33 kelime var. İF ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde if olan kelimeler listesine ya da sonu if ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

İFADELENDİRMEK

13 Harfli Kelimeler

İFADELENDİRME

11 Harfli Kelimeler

İFFETSİZLİK, İFRİTLEŞMEK, İFTARİYELİK, İFTİRACILIK

10 Harfli Kelimeler

İFRİTLEŞME

9 Harfli Kelimeler

İFİLDEMEK

8 Harfli Kelimeler

İFFETSİZ, İFİLDEME, İFTARİYE, İFTARLIK, İFTİRACI

7 Harfli Kelimeler

İFFETLİ, İFRAZAT, İFTİHAR

6 Harfli Kelimeler

İFŞAAT, İFTİRA

5 Harfli Kelimeler

İFADE, İFFET, İFHAM, İFLAH, İFLAS, İFRAĞ, İFRAT, İFRAZ, İFRİT, İFSAT, İFTAR

4 Harfli Kelimeler

İFNA, İFŞA, İFTA

3 Harfli Kelimeler

İFA


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İFADELENDİRMEK

  1. [-i] Anlamlandırmak, bir şey anlatır duruma getirmek

İFADELENDİRME

  1. [isim] İfadelendirmek işi

İFFETSİZLİK

  1. [isim] İffetsiz olma durumu, silisizlik

İFTARİYELİK

  1. [isim] Ramazanda iftar açmak için ilk ağızda yenilecek ve içileceklerin tümü

İFRİTLEŞMEK

  1. [nsz] İfrit olmak
    • "O halim selim, namazında niyazında hatun kişi on dakikanın içinde bir ifritleşsin, bir şirretleşsin." (Haldun Taner)

İFTİRACILIK

  1. [isim] İftiracı olma durumu

İFRİTLEŞME

  1. [isim] İfritleşmek işi veya durumu

İFİLDEMEK

  1. [nsz] Hafifçe titremek
  2. Ürpermek

İFTİRACI

  1. [sıfat] Kara çalan, iftira eden (kimse), müfteri
    • "Kopya yapmakta olanları öğretmene hissettiren, iftiracı, ustaca çamur atan ... bir oğlandı." (Tarık Buğra)

İFİLDEME

  1. [isim] İfildemek işi veya durumu

İFTARLIK

  1. [isim] Oruç açmak için hazırlanan yiyecek
  2. Oruç tutan kişi için alınan hediye, yiyecek veya çerez
  3. [sıfat] İftarda yenmeye elverişli
    • "İftarlık reçel."

İFFETSİZ

  1. [sıfat] İffetini korumayan, silisiz

İFTARİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İftar için hazırlanmış çerez ve yiyecek

İFRAZAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vücuttan çıkan kan, irin, ter vb. şeyler, salgılar

İFTİHAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Övünme, kıvanma, kıvanç, övünç
    • "O an kendi babası da bir Türk olduğu için derin bir iftihar duydu." (Ömer Seyfettin)

İFFETLİ

  1. [sıfat] İffetini koruyan, sili, afif, afife
    • "Tatlı, güzel, iffetli ve kültürlü idi." (Tarık Buğra)

İFŞAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gizli bir şeyi ortaya çıkarmak için yapılan açıklamalar
    • "İkimiz de hayatlarımız hakkında ifşaatta bulunmadık." (Refik Halit Karay)

İFTİRA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimseye kasıtlı ve asılsız suç yükleme, kara çalma, bühtan
    • "Kim bilir sizi de buraya hangi iftira ile tıktılar?" (Haldun Taner)
    • "On para yememiştir fakat etrafı adama iftira etmiştir." (Burhan Felek)
    • "Elin nur topu gibi kızına iftira atmak doğru mu?" (Aka Gündüz)
    • "On parmağınızda on kara, iftira üstüne iftira çalıyorsunuz." (Tarık Buğra)

İFADE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlatım
    • "Güzel bir ifade."
    • "Bu, ona yani bu acemilikle âleme rezil olursun manasını ifade ediyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Komiser Efendi, masanın başına oturup ifadesini almaya başladığı zaman ayağa kalktı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Deyiş, söyleyiş
    • "Not ettiklerimi bir ağzın ifadesi şekline sokarak size okutacağım." (Sermet Muhtar Alus)
    • "Dostluk benim için çok şey ifade eder."
  3. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin bütünü
    • "Sakalı yeni çıkmış yüzünde çocukça ifadeler uçuyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama
    • "Onun ifadesini henüz dosyada görmedim." (Atilla İlhan)
  5. Dışa vurum

İFLAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan işadamının durumu, batkı, batkınlık
    • "Her gün küçük tüccarlardan birisi iflasa sürükleniyordu." (Necati Cumalı)
    • "Ayna ithal edermiş, sonra iflas etmiş, az buçuk oynatmış." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Yenilgiye uğrama, değerini yitirme
  3. İşlevini veya görevini yapamama

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü