İçinde ür olan 4 harfli 26 kelime var. İçerisinde ÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ür olan kelimeler listesine ya da Sonu ür ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TÜRE

  1. [isim] Adalet

SÜRE

  1. [isim] Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet
    • "Hükümdar gibi davrandığınız sürece hükümdar sayılırsınız." (Turan Oflazoğlu)

YÜRÜ

  1. yürüyüşe başlatma komutu
    • "Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu." (Haldun Taner)

ÖBÜR

  1. [sıfat] Öteki, diğer
    • "Tünelin öbür ucunda tekrar ufak tefek ışıklar belirmişti." (Reşat Nuri Güntekin)

ÜRÜN

  1. [isim] Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul
  2. Eser
    • "Cumhuriyet dönemi ressamlarının ürünleri sergilendi."
  3. Bir tutum ve davranışın ortaya çıkardığı şey
  4. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey

SÜRÜ

  1. [isim] Evcil hayvanlar topluluğu
    • "Karşıki yamaçların sırtında kısrak sürüleri çanlarını sallayarak otluyordu." (Refik Halit Karay)
    • "Onda hısım akraba sürüsüne bereket!"
  2. Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü
  3. Birlikte yaşayan hayvan topluluğu
  4. Yönlendirilebilen insan topluluğu
    • "Sokaklarda alay geçerken başka çocuklar da sürüye katılır, mektebe kadar giderler." (Halide Edip Adıvar)

ÜRKÜ

  1. [isim] Topluluğu saran ortak korku, panik

ÖĞÜR

  1. [isim] Akran
    • "Çoluk çocuk öylesine öğür oldular ki anları dışarıdan gören pekâlâ çok nüfuslu tek bir aile sanabilirdi." (Haldun Taner)
  2. Takım, fırka, zümre
  3. [sıfat] Öğrenmiş
  4. [sıfat] Alışmış, yadırganmaz olmuş, menus

MÜRT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Ölmüş, gebermiş (hayvan)

FÜRU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dallar, kollar, ayrıntılar
  2. Çocuklar, torunlar

ÖZÜR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme veya bu kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret
    • "Harp tarihi bu saldırı için hiçbir özür bulamayacaktır." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Onları, ayakta bekleyenleri görünce özür diledi." (Nezihe Araz)
  2. Sakatlık, bozukluk, eksiklik veya elverişsizlik
    • "Bu evin birtakım özürleri var. Özrüm var, uzun yol yürüyemem."
    • "Karyolasına ilişti, odası için özür dileyip dilememeyi düşündü." (Peyami Safa)
  3. Kusur, defo

ÖMÜR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yaşam
    • "Yok yere geçirdim günü, ah nideyim ömrüm seni." (Yunus Emre)
    • "... ihtiyar adam hazin bir ömür geçiriyordu." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Orada ümitler ve hayal sukutlarıyla geçen, bir ömre bedel hareketli hayatı!" (Refik Halit Karay)
    • "Ekonomik özgürlüğümden bir nebze olsun ödün vermeyeceğim ömrüm oldukça." (Azra Erhat)
  2. Çok hoşa giden şey
    • "Bu adamın arkadaşlığı ömürdür."

JÜRİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Seçiciler kurulu
  2. Hakem heyeti

KÜRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim
  2. Yeryüzü, dünya
    • "Ben de yıldızlar gibi, küre gibi, ben de yalnız ve herkese uzaktım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

PÜRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sebzeyi, eti ezerek veya süzgeçten geçirerek elde edilen ezme
    • "Patates püresi. Kestane püresi."

DÜRÜ

  1. [isim] Dürülmüş şey
  2. Armağan, hediye
  3. Çeyiz
  4. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan

GÜRE

  1. [isim] Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek
  2. Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay
  3. [sıfat] Kuvvetli, dinç
  4. [sıfat] Çekingen, korkak, ürkek

FÜRS
...
ÜRAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sidik asidi tuzu

BÜRO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çalışma odası, yazıhane
    • "Mühendislik bürosu."
  2. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri
    • "Amerikan usulü hususi bir dedektif bürosu açmış." (Refik Halit Karay)
  3. Bölüm, şube
    • "Narkotik büro."
  4. Yazı masası

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü