İçinde uy olan 8 harfli 42 kelime var. İçerisinde UY bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Bir de başında uy olan kelimeler listesine ya da Sonu uy ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UYLAŞMAK

  1. [nsz] Birbiriyle uyuşmak, uzlaşmak, anlaşmak

DOKUYUCU

  1. [isim] Dokumacı

UYGUNLUK

  1. [isim] Uygun olma durumu, yakışık, mutabakat, mukarenet
  2. Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman
  3. Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile adın, cins ve sayı bakımından birbirine uyması: Öğretmen geldi. Öğrenciler ödevlerini yapmışlar gibi

UYRUKLUK

  1. [isim] Bir kimsenin bir devlete uyruk olma durumu, tabiiyet
    • "Bu adamın uyrukluğu anlaşılamadı."

DUYARLIK

  1. [isim] Duyum ve duyguları algılayabilme yeteneği, duygunluk, hassaslık, hassasiyet
    • "Hastalıklı duyarlığıyla geçmiş bir dönemin yazarıydı o!" (Necati Cumalı)
  2. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği
    • "Gözün aşırı duyarlığı."
  3. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği

KORUYUCU

  1. [isim] Koruyan kimse, muhafız
  2. [sıfat] Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem)
  3. Kayırıcı

BUYDURMA

  1. [isim] Buydurmak işi

BUYRUKÇU

  1. Buyuran, emreden kimse

HUYLANIŞ

  1. [isim] Huylanma biçimi

KUYTULUK

  1. [isim] Kuytu olma durumu
    • "Mehtapta, çardak altlarının gemi tentesi gibi beyazımsı bir kuytuluğu var." (Refik Halit Karay)
  2. Kuytu, sessiz yer

UYDURMAK

  1. [-i] Uymasını sağlamak
    • "Gözlerini kilidi sökülmüş ve büyümüş anahtar deliğine uydurdu." (Peyami Safa)
  2. [-i] Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak
    • "Terzinin kendi sözünü yanlış anlamış olduğu hikâyesini uydurmuş olmalıydı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. [-i] Elde etmek, sağlamak, bulmak
  4. [-i] Cinsel birleşmede bulunmak, becermek

UYSALLIK

  1. [isim] Uysal olma durumu
    • "İki derin ve çocuk gibi siyah gözleri, kalın tüylü kaşları altından uysallıkla bakıyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Uysalca davranış
    • "Hemen göze çarpan bir kırıtkanlık ve uysallık vardı." (Falih Rıfkı Atay)

BUYRULMA

  1. [isim] Buyrulmak işi

DUYUÜSTÜ

  1. [sıfat] Duyularla verilmeyen
  2. Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan

BUYURUCU

  1. [isim] Buyruk, emir veren kimse

DUYGUDAŞ

  1. [isim] Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse
  2. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, sempatizan

UYARINCA

  1. [zarf] Gereğince, mucibince
    • "Kanunlar uyarınca."

AKKUYRUK

  1. [isim] Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir çay türü

UYARLAMA

  1. [isim] Uyarlamak işi, adaptasyon
  2. Bir eseri çevrildiği dilin, konuşulduğu toplumun yaşayışına, inançlarına uyarlama
  3. [sıfat] Uyarlanmış, adapte

DUYURUCU

  1. [isim] Duyurma özelliği olan şey

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü