İçinde uy olan 8 harfli 42 kelime var. İçerisinde UY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uy olan kelimeler listesine ya da Sonu uy ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UYRUKLUK

  1. [isim] Bir kimsenin bir devlete uyruk olma durumu, tabiiyet
    • "Bu adamın uyrukluğu anlaşılamadı."

DUYGUSUZ

  1. [sıfat] Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz
    • "Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum." (Aka Gündüz)
  2. Katı yürekli, umursamaz, hissiz
    • "Sakin hatta donuk, bütün durumlarda duygusuz görünür o..." (Tarık Buğra)

BUYURUCU

  1. [isim] Buyruk, emir veren kimse

HUYLANMA

  1. [isim] Huylanmak işi

BUYRUKÇU

  1. Buyuran, emreden kimse

UYUKLAMA

  1. [isim] Uyuklamak durumu

DUYUMSAL

  1. [sıfat] Duyu organları ile ilgili
    • "Duyumsal sinirler. İşitme, duyumsal bir görevdir."
  2. Duyuma ait, duyumla ilgili
    • "Nihayet toplumsal çöküşün birey üzerinde yarattığı düşünsel, duyumsal karmaşaya geçilir." (Selim İleri)

DUYUÜSTÜ

  1. [sıfat] Duyularla verilmeyen
  2. Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan

DUYARLIK

  1. [isim] Duyum ve duyguları algılayabilme yeteneği, duygunluk, hassaslık, hassasiyet
    • "Hastalıklı duyarlığıyla geçmiş bir dönemin yazarıydı o!" (Necati Cumalı)
  2. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği
    • "Gözün aşırı duyarlığı."
  3. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği

KUYTULUK

  1. [isim] Kuytu olma durumu
    • "Mehtapta, çardak altlarının gemi tentesi gibi beyazımsı bir kuytuluğu var." (Refik Halit Karay)
  2. Kuytu, sessiz yer

KUYRUKLU

  1. [sıfat] Kuyruğu olan
  2. [isim] Akrep
    • "Sandığın üstündeki ikinci yatağı kucaklayıp kaldırdığı sırada bir kuyruklu, yatağın altından fırladı, sandığın gerisine doğru hızla kaçtı." (Necati Cumalı)

DUYGUDAŞ

  1. [isim] Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse
  2. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, sempatizan

UYARLAMA

  1. [isim] Uyarlamak işi, adaptasyon
  2. Bir eseri çevrildiği dilin, konuşulduğu toplumun yaşayışına, inançlarına uyarlama
  3. [sıfat] Uyarlanmış, adapte

DUYURUCU

  1. [isim] Duyurma özelliği olan şey

UYGUNSUZ

  1. [sıfat] Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz
    • "Uygunsuz dediğim vakalardan biri bir salon oyunu yüzünden çıkmıştır." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan
    • "Birtakım uygunsuz, meymenetsiz heriflerle geziyormuş." (Haldun Taner)

UYAROĞLU

  1. [isim] Bulunduğu ortama ve koşullara kolaylıkla uyum sağlayan kimse

DUYULMAK

  1. [nsz] Duyma işine konu olmak
    • "Arada bir, küçük dalgaların kâh gülüştükleri, kâh ağlaştıkları duyulur." (Abdülhak Şinasi Hisar)

BUYRULMA

  1. [isim] Buyrulmak işi

BUYRULTU

  1. [isim] Sadrazam, vezir, beylerbeyi vb. yüksek devlet görevlileri tarafından yazılan buyruk

UYARILMA

  1. [isim] Uyarılmak işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü