İçinde pm olan 40 kelime var. İçerisinde PM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pm olan kelimeler listesine ya da Sonu pm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

ÇIRPMACILIK, YAPMACIKSIZ

10 Harfli Kelimeler

DEVELOPMAN, YAPMACIKLI

9 Harfli Kelimeler

ÇARPMASIZ

8 Harfli Kelimeler

ÇARPMALI, ÇIRPMACI, DELEPMEK, YAPMACIK

7 Harfli Kelimeler

ÇARPMAK, ÇIRPMAK, DELEPME, EKİPMAN, KAPMACA, KIRPMAK, SERPMEK

6 Harfli Kelimeler

ÇAPMAK, ÇARPMA, ÇIRPMA, KAPMAK, KEPMEK, KIPMAK, KIRPMA, KOPMAK, SAPMAK, SERPME, TAPMAK, TEPMEK, YAPMAK

5 Harfli Kelimeler

ÇAPMA, KAPMA, KEPME, KIPMA, KOPMA, ÖPMEK, SAPMA, TAPMA, TEPME, YAPMA

4 Harfli Kelimeler

ÖPME


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAPMACIKSIZ

  1. [sıfat] İçten, içten geldiği gibi, samimi
    • "Ayrılırken yapmacıksız bir saygıyla geçmiş olsun dileklerini yinelemeyi unutmuyor." (Ahmet Ümit)

ÇIRPMACILIK

  1. [isim] Çırpmacının işi veya mesleği

YAPMACIKLI

  1. [sıfat] İçtenliği olmayan, içten olmayan
    • "Öyle ince yapmacıklı aktris tavırlı, sahte bir kız değildi." (Ömer Seyfettin)

DEVELOPMAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Fotoğrafçılıkta kullanılan, kimyevi bir tür banyo maddesi

ÇARPMASIZ

  1. [sıfat] Çarpma yapılamayan

ÇIRPMACI

  1. [isim] Çırpma işini yapan kimse

ÇARPMALI

  1. [sıfat] Çarpma yapılabilen

YAPMACIK

  1. [sıfat] İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, düzme, sahte, suni, zahirî
    • "Köylülerden kapma biraz yapmacık bir safiyetle konuşuyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

DELEPMEK

  1. [nsz] Parlamak
    • "Kaçındasın gelin Ümmü kaçında / Sar'altınlar delebiyor saçında." (Halk türküsü)

KAPMACA

  1. [sıfat] Kapma

ÇARPMAK

  1. Hızla değmek, vurmak
    • "Ahmet şaşkınlığından bir kestane yığınına çarptı, canı acıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [nsz] Etkisiyle birdenbire hasta etmek
    • "Güneş çarpmak. Kömür çarpmak."
  3. [-i] Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak
    • "Yeşildirek'te yatan evliya hepinizi çarpar." (Kemal Tahir)
  4. [-i] El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek
    • "Köprüden denizi seyredenlerin cüzdanını hep çarparlar." (Burhan Felek)
  5. [-i] Kurnazlıkla, zorla ele geçirmek
    • "İhtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar." (Haldun Taner)
  6. [nsz] Kalp, hızlı hızlı vurmak
  7. [-i] Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek
  8. [-i] Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak
    • "Güzel halk türkülerinde beni çarpan şey bunların hepsinin arkasında bir vaka, bir macera, nihayet bir insan bulunmasıdır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

SERPMEK

  1. [-i] Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak
  2. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek
    • "Buzlarını atıp karabiberlerini serptikten sonra kadehleri iyice karıştırdım." (Necati Cumalı)
  3. [nsz] Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek
    • "Yağmur serpiyor. Kar serpiyor."
  4. Vermek, saçmak

DELEPME

  1. [isim] Delepmek durumu

KIRPMAK

  1. [-i] Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak
  2. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak
    • "Az lakırtı söyler, sık ve siyah kaşlarının altında asla kırpmadığı iri, parlak, sabit ve siyah gözlerini hep önüne dikerdi." (Ömer Seyfettin)
  3. [-den] Kesinti yapmak, tutumlu davranmak
    • "Her hafta bu dergileri alabilmek için küçücük gündeliğimden bir parçasını, öğle yemeklerinden kırparak biriktiririm." (Yusuf Ziya Ortaç)

ÇIRPMAK

  1. [-i] Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek
  2. [nsz] Kanatları hızla ve kesik kesik hareket ettirmek
    • "Kanat çırparken birden durulur, suya konarlar." (Haldun Taner)
  3. İki şeyi birbirine çarpmak
    • "Ali Bey ellerini çırptı: -Elif Hanım, hepimize kahve, diye seslendi." (Halide Edip Adıvar)
  4. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek
    • "Ağacın dallarını çırpmak."
  5. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak
  6. Çalmak, hırsızlık etmek
  7. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak

EKİPMAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Takım

SERPME

  1. [isim] Serpmek işi
  2. [sıfat] Serpilmiş durumda olan
    • "Serpme benli."
  3. Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ
    • "Derenin oturduğumuz yerinden görünmeyen bir tarafında, serpmeyle derede avlanan bir adamın zaman zaman ağını derenin durgun sularına attığı işitiliyordu." (Memduh Şevket Esendal)

KIPMAK

  1. [-i] Göz kapaklarını çabucak açıp kapamak, kırpmak

ÇAPMAK

  1. [-i] Koşturmak
    • "Atını çaparak gitti."
  2. [nsz] Akın etmek, koşmak
    • "Yağı basar, uğru çapar, tek başıma barınamam, ölürüm." (Memduh Şevket Esendal)

KIRPMA

  1. [isim] Kırpmak işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü