İçinde TAM olan 92 kelime var. İçerisinde TAM bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Bir de başında TAM olan kelimeler listesine ya da Sonu TAM ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

Hipopotamgiller,

14 Harfli Kelimeler

Tamamlayıcılık,

13 Harfli Kelimeler

Vitaminsizlik,

12 Harfli Kelimeler

Radyosaptama,

11 Harfli Kelimeler

Metamorfizm, Peştamallık, Tamahkarlık, Tamamlanmak, Tamamlatmak, Tamamlayıcı, Tamyanmamış, Tamyapraklı,

10 Harfli Kelimeler

Metamorfik, Metamorfoz, Ortambilim, Peştamalcı, Tamamlamak, Tamamlanış, Tamamlanma, Tamamlatma, Tamamlayış, Tamircilik, Tutamaksız, Tutamlamak, Vitaminsiz, Voltametre,

9 Harfli Kelimeler

Hipopotam, Istampacı, Tamamıyla, Tamamiyet, Tamamlama, Tamasalak, Tambaşlık, Tamburacı, Tamirhane, Tamponcuk, Tutamlama, Vitaminli, Voltamper,

8 Harfli Kelimeler

Estampaj, Müstamel, Netameli, Peştamal, Saptamak, Tamahkar, Tamlamak, Tamlanan, Tamlayan, Tamtakır, Tastamam,

7 Harfli Kelimeler

Hartama, Istampa, Natamam, Saptama, Tamalgı, Tamamen, Tamanit, Tambura, Tamburi, Tamirat, Tamirci, Tamlama, Tamsayı, Tamusal, Tamzara, Tutamaç, Tutamak, Vitamin,

6 Harfli Kelimeler

Atamak, Ataman, Estamp, Etamin, Otamak, Tamaçı, Tambur, Tamlık, Tampon, Tamtam,

5 Harfli Kelimeler

Atama, Eytam, Hitam, Ortam, Otama, Tamah, Tamam, Taman, Tamik, Tamim, Tamir, Tutam,

4 Harfli Kelimeler

Tamu,

3 Harfli Kelimeler

Tam,


Kelime bulma makinesi

A M T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Mat, Tam,

2 Harfli Kelimeler

Am, At, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAMBUR

Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan, yay veya mızrapla çalınan, uzun saplı, telli çalgı: "... eczacı İhsan Bey'in tamburundan ağır tınlamalı birtakım sesler geliyordu."- A. İlhan.

TAMBURA

Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı: "Gündüzleri öğleden sonra yatağından kalkarak tamburasını eline alıyordu."- Ö. Seyfettin.

TAMTAM


1 . Orkestrada yer alan bir tür Çin gongu.
2 . Afrika yerlilerinin çaldığı davul.
3 . Bazı olayları haber vermeye veya açıklamaya yarayan, davulla yapılan ses: "Bir savaş tamtamı."- .

SAPTAMA


1 . Saptamak işi, tespit: "Bazı açıklamalar ve saptamaları, şimdi yapmanın zorunlu olduğu anlaşılıyor."- A. Boysan.
2 . sinema Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi.

TAMİM


1 . Genelge, sirküler: "Askerî tamimlerin, nizamların, kanunların, tefsirlerin, göreneklerin çeşidi, vergi kâtibinin hafızasında yerleşti."- E. E. Talu.
2 . eskimiş, felsefe Genelleştirme.
3 . eskimiş, mantık Genelleme.

TAMAMLAMAK


1 . Eksiksiz, tamam duruma getirmek, bütünlemek: "... sen hele yarın şu sendekileri ver, üstünü bankadan alır tamamlarız."- A. İlhan.
2 . Bitirmek: "Bu, otuz yaşına gelmeden altmışını tamamlamış sıska bir gençti."- Ö. Seyfettin.

TAMİR


1 . Onarma, onarım.
2 . mecaz Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma: "Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu?"- R. N. Güntekin.

TUTAMAÇ


1 . Bir şeyin tutulup çekilecek yeri.
2 . Tutunacak yer, tutamak.
3 . Telgraf veya elektrik direklerine rahat çıkmayı sağlayan ve ayağa takılan mahmuzlu araç.

VİTAMİN

Besinlerde az miktarda bulunan, vücutta yapılmayan, yağda ve suda eriyebilme özelliği bulunan, eksikliği çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad.

TAMLAMA


1 . Bir adın başka bir ad, zamir veya sıfatla birlikte oluşturduğu kelime grubu, terkip: Evin kapısı. Bizim evimiz. Karlı dağlar gibi.
2 . Tamamlama.

TAMAMLANMAK


1 . Eksiksiz duruma getirilmek, tamam olmak, bütünlenmek.
2 . Bitirilmek: "Ayakkabıları çıkarıp terlikleri giyme faslı tamamlanmıştır."- T. Buğra.

TUTAM

Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan: "Öksüzün cebindeki son tutam tütünü sardılar, sıra ile üçer nefes çektiler."- R. H. Karay.

TAMİRCİ


1 . Bir şeyi onaran kimse: "Hem de hükûmet reisinden pabuç tamircisine kadar herkese ve her konuda..."- T. Buğra.
2 . Onarım yapılan yer.

TAMTAKIR

İçinde bulunması gereken şeylerden hiçbiri bulunmayan, bomboş: "Bir zamanlar hazinemiz tamtakırdı, sıçan düşse başı yarılırdı."- T. Halman.

TAMLAYAN

Tamlamalarda temel olan bir adın anlamını açıklayan ad, zamir veya sıfat, belirten: Evin kapısı. Öğretmenin kitabı. Su yolu gibi.

TAMAN

Belirli bir alanı olmayan, "hani, hani ya, galiba, sanırım, az önce, demin, vallahi" gibi sözcüklerin yerine kullanılan belirteç.

TAMAMIYLA

Tam olarak, büsbütün, külliyen: "Hiddetim tamamıyla geçtiği için bu kıymetli yadigâra acımaya başlamıştım."- Ö. Seyfettin.

TAMLANAN

Tamlamada anlamı belirtilen, açıklanan ad, belirtilen, mevsuf: Evin önü. Öğretmenin kâhyası. Elma ağacı. Yeşil kitap gibi.

TAMBURİ

Tambur çalan kimse: "Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta / Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta."- Y. K. Beyatlı.

NETAMELİ


1 . Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan: "Artık yürüyelim, bir an önce çıkalım bu netameli yerden."- O. C. Kaygılı.
2 . Başına sık sık kaza gelen: "Söyle, hiçbir günü öbürüne uymayan bu belâlı, bu netameli adam senden af dilemeğe muhtaç mı?"- N. F. Kısakürek.