İçinde DAT olan 88 kelime var. İçerisinde DAT bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Bir de başında DAT olan kelimeler listesine ya da Sonu DAT ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

Çobanaldatan, Dımbırdatmak, Gözaldatmaca, Şangırdatmak, Tangırdatmak, Tıngırdatmak, Zangırdatmak, Zımbırdatmak, Zıngırdatmak,

11 Harfli Kelimeler

Cayırdatmak, Cıyırdatmak, Cızırdatmak, Çıtırdatmak, Fıkırdatmak, Fırıldatmak, Fokurdatmak, Fosurdatmak, Fundatavuğu, Gacırdatmak, Gıcırdatmak, Hışıldatmak, Hışırdatmak, Hopurdatmak, Kıkırdatmak, Kımıldatmak, Kıpırdatmak, Kıtırdatmak, Lopurdatmak, Parıldatmak, Patırdatmak, Pıtırdatmak, Şakırdatmak, Şangırdatma, Şapırdatmak, Şıkırdatmak, Takırdatmak, Tangırdatma, Tıkırdatmak, Tıngırdatış, Tıngırdatma, Tıpırdatmak, Tokurdatmak, Zangırdatma, Zımbırdatma, Zıngırdatma,

10 Harfli Kelimeler

Adatavşanı, Aldatılmak, Fokurdatma, Işıldatmak, İstidatsız, Kımıldatma, Kıpırdatma, Konkordato, Parıldatma, Pıtırdatma, Şapırdatma, Şıkırdatma, Takırdatma, Tıkırdatma, Tıpırdatma, Tokurdatma,

9 Harfli Kelimeler

Aldatmaca, İstidatlı, Varidatçı,

8 Harfli Kelimeler

Aldatıcı, Aldatmak, Budatmak, İstibdat, İstimdat, İstirdat, Mandater, Müfredat, Tahdidat,

7 Harfli Kelimeler

Aldatma, İmdatçı, İstidat, Kuyudat, Varidat,

6 Harfli Kelimeler

Edatlı,

5 Harfli Kelimeler

Aidat, Bidat, Datif, Ecdat, İmdat, Tadat,

4 Harfli Kelimeler

Data, Edat,


Kelime bulma makinesi

A D T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

Ad, At, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DATA


1 . Veri.
2 . ekonomi Aslında kendileri ekonomik olmayan ancak ekonomi dünyasını dışarıdan kuşatan veya çerçeveleyen, nüfus, teknik bilgi, hukuk düzeni ve yönetim biçimi ögelerinden her biri.

TIKIRDATMAK


1 . Tıkırdamasını sağlamak, tıkırdamasına sebep olmak: "Birkaç adım daha atsa Nuriye'nin kapısını bulacak, tıkırdatıp içeriye girecekti."- B. Günel.
2 . Yemeği bir taşım kaynatmak.

ÇOBANALDATAN

Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir kuş türü, keçisağan (Caprimulgus europaeus).

İSTİDAT


1 . Yaradılıştan gelen veya sonradan edinilmiş yetenek: "Her bulunduğu yerin hâkim ve sahibi kesilmek istidadında bir erkekti."- R. N. Güntekin.
2 . Yeteneği olan kimse: "Belki de büyük bir istidat düşmüştü elimize..."- T. Buğra.

İMDAT


1 . Tehlikede olana yapılan yardım: "İşaret görmediğim zaman vaziyetinizin imdada muhtaç olduğu anlaşılır."- A. Gündüz.
2 . ünlem "Yetişin, kurtarın" anlamlarında bir seslenme sözü: "Ağlıyorsun, imdat, imdat! diyorsun."- A. Gündüz.

ALDATMACA

Aldatmaya dayanan davranış, aldatıcı oyun: "Bu gerçekle karşılaşmış olmak, ona sizin aldatmacalarınızdan çok daha büyük bir etki yapacaktır."- H. Taner.

ŞIKIRDATMAK


1 . Şıkırtılı ses çıkartmak.
2 . (nsz), halk ağzında Birine para verileceğini anlatmak: "Biraz şıkırdat da bak hizmet etmeye nasıl koşar."- .

GÖZALDATMACA

Güzel sanatlarda uzaktan bakıldığında gerçek gibi görünen; kabartmalı üçboyutlu vb . gibi algılanan resim; bu tür yapıtları oluşturma sanatı.

İSTİDATLI

Yetenekli: "İnsanların büyük talihi yaşamaktan zevk almayan son derece istidatlı bir ruha sahip olarak bu dünyaya gelmeleridir."- Ş. Rado.

HIŞIRDATMAK

Hışırtı çıkartmak: "Bir av arıyormuş gibi tereddütlü adımlarla bodur böğürtlen dallarını hışırdatarak şoseye indi."- Ö. Seyfettin.

TOKURDATMAK

Tokurdama işini yaptırmak: "O gece oynayacağı oyunun dehşetini unutup gitmiş, Çekirge'de nargile tokurdatıyordu."- T. Buğra.

TIPIRDATMAK

Yürürken vea parmakları bir yere vururken "tıpır tıpır" diye ses çıkarmak: "Parmak uçlarını masanın üstünde tıpırdattı."- .

ŞAPIRDATMAK

Öperken veya bir şey yerken "şap" diye ses çıkartmak: "Birayı, sulu şeftali ısırır gibi şapırdatarak içiyor."- B. Felek.

ALDATICI

Aldatma niteliği olan, yanıltıcı, kandırıcı: "İnsanlar da bu aldatıcı bahara şımarıp açılır, saçılır..."- H. Taner.

BİDAT


1 - İslam dininde Hz. Muhammet zamanından sonra ortaya çıkan değişik yargılar ve ilkeler.
2 - Sonradan türeyen şey.

GICIRDATMAK

Gıcırtı çıkarmasına yol açmak: "Otel koridorunun parkelerini gıcırdatan ayak sesleri duydu."- S. F. Abasıyanık.

ZIMBIRDATMAK


1 . Telli bir çalgıyı acemice çalmak.
2 . Herhangi bir şeyden çirkin ve kulağı tırmalayan sesler çıkarmak.

İMDATÇI

İmdada gelen, yardıma koşan kimse: "Gözlerinden akan yaş mıdır / İmdatçı gelmedi kış mıdır."- Halk türküsü.

ŞAKIRDATMAK

Şakır şakır ses çıkartmak: "Ağzındaki takma dişleri şakırdatacağına, adam gibi cevap ver!"- M. Ş. Esendal.

FOKURDATMAK

Fokurdamasını sağlamak: "Çavlanın fokurdattığı sulara dalıp çıkarak yıkanmaya başladı."- K. Bilbaşar.