İçinde ŞİR olan 63 kelime var. İçerisinde ŞİR bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Bir de başında ŞİR olan kelimeler listesine ya da Sonu ŞİR ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

Isılsertleşir,

12 Harfli Kelimeler

Şimşirgiller, Şirretleşmek, Tebeşirleşme,

11 Harfli Kelimeler

Devşirilmek, Devşirimsiz, Hemşirezade, Şirretleşme,

10 Harfli Kelimeler

Acemaşiran, Başhemşire, Devşirimli, Hemşirelik, Mübaşirlik, Pişirilmek, Sabaaşiran, Şişirilmek, Teneşirlik,

9 Harfli Kelimeler

Denşirmek, Devşirmek, Pişiriliş, Pişirilme, Pişirtmek, Şirretlik, Şişirilme, Şişirmece, Şişirtmek,

8 Harfli Kelimeler

Devşirim, Devşirme, Mübeşşir, Münteşir, Müşirlik, Pişirici, Pişirmek, Pişirtme, Şipşirin, Şirinlik, Şirpençe, Şirretçe, Şişirmek, Şişirtme,

7 Harfli Kelimeler

Hemşire, İnşirah, Mübaşir, Pişirim, Pişiriş, Pişirme, Şişiriş, Şişirme, Tebeşir, Teneşir,

6 Harfli Kelimeler

Aşiret, Şimşir, Şiraze, Şirden, Şirket, Şirret, Şiryan, Tebşir,

5 Harfli Kelimeler

Haşir, Müşir, Naşir, Şirin,

4 Harfli Kelimeler

Şirk,


Kelime bulma makinesi

R İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

İş,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PİŞİRİCİ


1 . Pişirmeyi sağlayan şey.
2 . Fırınlarda ekmek veya herhangi bir şey pişirme işini yapan kimse: "Aydınlık yüzlü bir kadın, bir mısır pişiricisine sokuldu, taze mısırlardan birisini işaret etti."- M. Buyrukçu.

ŞİŞİRME


1 . Şişirmek işi: "İşin içinde bir büyültme, bir şişirme var."- H. Taner.
2 . mecaz Baştan savma, kötü iş: "Bu görüş her türlü edebî şişirmelerden ari bir görüştür."- Y. K. Beyatlı.

TENEŞİRLİK


1 . Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer.
2 . Teneşir yapmaya yarayan tahta.
3 . sıfat Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse).
4 . sıfat Ölmek üzere olan (hasta).

MÜBAŞİR

Mahkemede duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın emirlerini bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli, çağrıcı: "Bekliyorlar, mübaşirlerden biri seslensin, sanıklardan sırası geleni çağırsın."- N. Cumalı.

ŞİRRETLİK


1 . Şirret olma durumu, yaygaracılık.
2 . Şirretçe davranış: "Annesinin şirretliğinden, mesele çıkarması ihtimalinden ürkerek ona bir şey söylemiyordu."- H. E. Adıvar.

ŞİRİNLİK

Şirin olma durumu, sevimlilik: "Şık, şatafatlı görünen kıyafetleri, onları güzelliğin, şirinliğin ve cazipliğin birer timsali gibi gösteriyordu."- O. C. Kaygılı.

ŞİRRETLEŞMEK

Huysuzlaşmak, edepsizleşmek: "O halim selim, namazında niyazında hatun kişi on dakikanın içinde bir ifritleşsin, bir şirretleşsin."- H. Taner.

DEVŞİRMEK


1 . Bir araya getirmek, derlemek, toplamak: "Köylü kızları gülüşe çağrışa kuru incir devşiriyorlardı."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . (-i) Katlamak, düzgün duruma getirmek: "Kumaşı tutacağız, kaldırıp çekeceğiz, buruşturacağız, devşirebileceğiz, sanki!"- R. H. Karay.

TEBEŞİR


1 . Toz zerreciklerinden oluşan, çizdiği yerde iz bırakan, beyaz veya açık renkte kireçli kaya.
2 . Bu maddeden yapılan, kara tahta, duvar vb. yüzeylere yazı yazmak için kullanılan, beyaz veya renkli çubuk: "Tahta başında, elimde tebeşir, sallanıyorum."- Y. Z. Ortaç.

ŞİRİN

Sevimli, cana yakın, tatlı, hoş: "Gözlerin, dişlerin ve ak gerdanınla / Ne şirin komşumuzdun sen Fahriye abla."- A. M. Dranas.

TENEŞİR

Üzerinde ölü yıkanan ayaklı tahta, salacak: "Ben bu duvara dayalı şeyin teneşir olduğunu bilmiyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ŞİRPENÇE

Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi: "Araya taraya gördüğünüz küçük bir sivilceye şirpençe adını takmışsınız."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ŞİRDEN

Geviş getiren hayvanlarda, çiğnenmiş besinin bir kez daha mide sularıyla sindirildiği, dört bölümlü midenin dördüncü bölümü.

ŞİRAZE


1 . Ciltçilikte, kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ince örülmüş şerit.
2 . spor Pehlivan kispetinin paçası.

DEVŞİRİLMEK

Devşirme işi yapılmak: "Koleksiyonun kitapçılıktan kazanılan paralarla devşirildiğini belirtiyor."- S. Birsel.

ŞİRRETÇE

Şirret bir biçimde: "Niye oturaktan kalktın Allah'ın cezası, diye onu şirretçe payladı."- S. Dölek.

ŞİMŞİRGİLLER

İki çeneklilerden, örnek bitkisi şimşir olan ve şimşir türlerini içine alan bir bitki familyası.

ŞİŞİRMEK


1 . Şişkin bir duruma getirmek: "Nefesinin olanca gücü ve hızıyla şişirdiği tulumu dudaklarına yanaştırdı."- O. C. Kaygılı.
2 . mecaz Abartmak.
3 . mecaz Bir sözü veya yazıyı gereksiz yere uzatmak.
4 . (nsz), mecaz Baştan savma iş görmek: "Şimdi çabuk tarafından bir senaryo şişirmeli."- A. İlhan.

NAŞİR


1 - Yayan, saçan.
2 - (Gazete, dergi, kitap) Yayımlayan, çıkaran, yayımcı, °tabi, °editör.

HAŞİR


1 - Toplanma, bir araya gelme.
2 - Kıyamet gününde ölüleri diriltip mahşere çıkarma.