İçinde İL olan 4 harfli 58 kelime var. İçerisinde İL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında İL olan kelimeler listesine ya da Sonu İL ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ETİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Organik birleşiklerin birleşimine giren karbon ve hidrojen atomları grubu
    • "Etil klorür."

HİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, desise, entrika
    • "Gayet basit bir hile ile, saflığından istifade ederek işi başardı." (Refik Halit Karay)
    • "Yarışmaların eski tadı kalmadı Sabri Bey, binbir türlü hile yapıyorlar." (Atilla İlhan)
  2. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma
    • "Bu sütte hile var."

İLAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
    • "Müzik dünyasının ilahı. Moda ilahı."
  2. Çok tanrıcılıkta tanrı

BİLE

  1. [bağlaç] Da, de, dahi
    • "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir." (Refik Halit Karay)
  2. [zarf] Birlikte
  3. [zarf] Üstelik
    • "Konuşmadılar bile."

İLAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bildirme, anlatma
  2. Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmî belge

ERİL

  1. [sıfat] Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker

AİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik
  2. Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk
    • "En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü
    • "Bizim ailenin Mısır'la olan münasebetini bilirsiniz, belki..." (Haldun Taner)
  4. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü
  5. Eş, karı
  6. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü
  7. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu

AKİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Akıllı
    • "Ne akilem ne divane / Gel gör beni aşk neyledi." (Yunus Emre)

KİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genellikle tahıl ölçmede kullanılan belirli hacimdeki kap, ölçek

BİLİ

  1. [isim] Bilgi

FİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yün, pamuk vb. ipliklerden düğümlerle oluşmuş ağ
  2. Alışverişte öteberi taşımak için kullanılan, ilmeklerden oluşan ağ torba
  3. Saçların dağılmaması için kullanılan ağ biçiminde örgü

İLKE

  1. [isim] Temel düşünce, temel inanç, umde, unsur, prensip
    • "İlkelerine sıkı sıkıya bağlı, bilinçli ve ödün vermez bir insandı." (Haldun Taner)
  2. Temel bilgi
    • "Kimyanın ilkeleri."
  3. Öge
    • "Atomlar cisimlerin ilkeleridir."
  4. Davranış kuralı
    • "Bence ahlakın bir ilkesi, bir kökü vardır. Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma." (Nurullah ataç)
  5. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip

MAİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Eğilimi olan
    • "Şu kışlanın kapısına / Mail oldum yapısına" (H. Türküsü)
  2. Eğik
  3. Benzeyen, andıran

ADİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Adaletle iş gören, adaletten, doğruluktan ayrılmayan, hakkı yerine getiren, adaletli

CİLT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ten
  2. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak
    • "Nakışlara, ciltlere, minyatürlere hayran kaldı." (Ömer Seyfettin)
  3. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri
    • "İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk dokuz cildinde bunların altmış yedi tanesi yer alır." (Salâh Birsel)

ZAİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yok olan, ortadan kalkan, sürekli olmayan

EHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap
    • "O, bu işin ehlidir."
    • "Dikkat ettim, bu adamda, her işte ehil olmak merakı var." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Sahip
    • "Sanat ehli. Zevk ehli."
  3. Karı kocadan her biri, eş
    • "Bu adam ehliyle iyi geçinmiyor."
  4. Topluluk, cemaat

ALİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hastalıklı, sakat
    • "Bu insanlarla ciddi bir mücadeleye girişmek, bana sokakta alil bir dilenciye hakaret etmek kadar ayıp görünüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

İLGA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Varlığını ortadan kaldırma

İLGİ

  1. [isim] İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk
    • "Yeni istidatlara her zaman ilgi duyan bir büyük sanatçı idi." (Cahit Uçuk)
    • "İki üç ders içinde ilgisini çeken bir öğrenci olmuştum" (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Çocuğu babasına bırakıp kendisi erkekle ilgisini keser ve familyasının yanına döner." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik
  3. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi
  4. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü