İçinde ğ olan 8 harfli 366 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FOTOĞRAF


1 . Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme.
2 . Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto: "Bir de yadigâr olmak üzere fotoğraf bıraktı."- Ö. Seyfettin.

KÖRDÜĞÜM


1 . Çözülemeyen, ilmiksiz düğüm.
2 . mecaz Çözülmesi hemen hemen imkânsız olan sorun: "Bu misalin neticesini iyi tahlil etmek fikrimce bizim çözemediğimiz kördüğümü çözmek demektir."- Y. K. Beyatlı.

UĞRATMAK


1 . Uğrama işini yaptırmak, uğramasına sebep olmak: "Öteki tabancayla, o da mağdurun belinden aşağısını felce uğrattı."- B. Felek.
2 . (-den), halk ağzında Savmak, çıkmak, dışarı atmak, kovmak.

AYÇİÇEĞİ


1 - Bileşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günebakan, gündöndü, güneâşık, günâşığı, °şemşamer (Helianthus annuus).
2 - Bu bitkinin yağ çıkarılan tohumu.

DOĞUŞTAN


1 . Yaradılıştan: "İnsan doğuştan medenidir, cemiyet içinde yaşamak için yaratılmıştır."- R. N. Güntekin.
2 . sıfat, felsefe Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.

DEĞNEKÇİ


1 . Motorlu taşıtların çalıştığı yerlerde yolcuların binişi ve taşıtların sıra düzenini sağlayan kimse, kâhya.
2 . Parklarda düzeni sağlamaya çalışan kimse.
3 . tarih Şehir düzeni ile ilgili görevli.

SAĞILMAK


1 . Sağma işine konu olmak.
2 . Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek: "Kilimin kenarı sağıldı."- .
3 . Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek: "Yılan deliğe sağıldı."- .

DOĞRUSAL


1 . Bir doğru ile ilgili olan.
2 . Bir doğruyu izleyen.
3 . matematik Bir doğrunun denklemi birinci dereceden olduğu için birinci derece ifadelerine genel olarak verilen sıfat: "Doğrusal denklemler."- .

BOŞBOĞAZ


1 . Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze: "O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü."- Y. K. Beyatlı.
2 . Yerli yersiz konuşan.

BOZDOĞAN


1 . Bir doğan türü (Falco aesalon).
2 . tarih Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerlerinde asılı duran altı toplu gürz. Bozdoğan özel, isim (bo'zdoğan) Aydın iline bağlı ilçelerden biri.

BOĞUŞMAK


1 . Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek.
2 . Mücadele etmek: "Kumar, talihle alt alta, üst üste boğuşmaktır."- M. Seyda.
3 . mecaz Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak.

İĞRENMEK


1 . Bir şeyi tiksindirici bulmak, istikrah etmek: "Asıl iğrendiğim, ürktüğüm elleriydi."- R. H. Karay.
2 . (-den) Aşağılık, bayağı bulmak, tiksinmek: "Bayağılaşmış gibi kendimden iğreniyordum."- R. H. Karay.

AYBALIĞI

Aybalığıgillerden,
3 metre büyüklüğünde, görünüşü balık başına benzeyen, kuyruk yüzgeci yeniay biçiminde olan, Akdeniz'de yaşayan bir balık türü, pervanebalığı, kamerbalığı (Mola mola).

SIKBOĞAZ

Bir şey yaptırmak için "birini zorlamak, baskı yapmak" anlamlarına gelen sıkboğaz etmek deyiminde geçer: "Sen bizi sıkboğaz ediyorsun diyorum yani bu işi yarına bıraksak ha..."- M. İzgü.

BANAĞACI


1 - Asya'nın tropik bölgelerinde ve Afrika'nın kuzeyinde yetişen, yaprakları telek damarlı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç (Moringa oleifera).
2 - Sepetçi söğüdü, sorgun.

DEĞİRMEN


1 . İçinde öğütme işi yapılan yer: "Su değirmeni. Yel değirmeni."- .
2 . Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet: "Değirmende biraz kahve çekti."- S. F. Abasıyanık.

SUİBRİĞİ

Suibriğigillerden, yaprakları almaşık, sapları uzun ve sülüksü, yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan, sıcak ülkelerde yetişen, tırmanıcı bir bitki. (Nepenthes destillatoria).

BAĞLAŞIK


1 . Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik.
2 . Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).

SOYAĞACI


1 - Bir ailenin kökenini ve sonraki bireylerini gösteren ağaç biçimindeki çizelge, hayatağacı, °şecere.
2 - Canlı varlıkların akrabalık ilişkilerini gösteren ağaca benzeyen şekil.

YOĞUNLUK


1 . Yoğun olma durumu.
2 . Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet: "Sisin yoğunluğu."- .
3 . fizik Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite: "Demirin yoğunluğu 7,8'dir."- .