İçinde ğ olan 6 harfli 187 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BOĞUCU

  1. [sıfat] Boğma özelliği olan
    • "Boğucu gaz."
  2. Solunumu güçleştiren
    • "Göğsünde boğucu bir tıkanıklık vardı." (Peyami Safa)
  3. Çok sıcak, sıkıntı veren
    • "Eski evinin boğucu, dertli havasından kurtulmak için komisyoncu kendini hemen sokağa attı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

AĞAÇLI

  1. [sıfat] Ağacı olan
    • "İki yanı ağaçlı yol ta dış kapıya kadar uzayıp gidiyordu." (Mithat Cemal Kuntay)

RAĞMEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Karşın
    • "Bütün isteğime rağmen, gerçi bu çocuğa içimi dökmemiştim." (Halide Edip Adıvar)

ELAZIĞ
...
MAĞFUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Affolunmuş, bağışlanmış

YOĞURT

  1. [isim] Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü
    • "Köylüler gelirdi bakraçlarıyla pazara yoğurt satmaya." (Sait Faik Abasıyanık)

UĞRAŞI

  1. [isim] Uğraşılan şey, iş güç, meşgale
    • "İnsanı her günkü uğraşılarından koparışları, kavrayıp götürüşleri de caba." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
  2. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi

BUZAĞI

  1. [isim] Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu
    • "Her tarafta buzağılar, köpekler ve tavuklar dolaşıyor." (Refik Halit Karay)

BUĞDAY

  1. [isim] Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum)
  2. Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi

KILAĞI

  1. [isim] Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için, yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları, zağ

YIĞMAK

  1. [-i] Bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak
  2. [-i] Biriktirmek
    • "Herkes kışlık kömürünü yığdı."
  3. Toplamak, bir araya getirmek
    • "Bu yaşlıları kapının arkasına yığdılar." (Ömer Seyfettin)

EĞİNME

  1. [isim] Eğinmek durumu

CAĞLIK

  1. [isim] Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa

EĞİTME

  1. [isim] Eğitmek işi, terbiye etme

KAĞŞAK

  1. [sıfat] Eskimiş, gevşemiş, dağılmaya yüz tutmuş (eşya, yapı)
    • "Kağşak sandalyede rahat edilmez."

YAĞRIN

  1. [isim] Kürek kemiği

SOĞUMA

  1. [isim] Soğumak işi

MİĞFER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Savaşçıların veya itfaiyecilerin başlarına giydikleri demir başlık, tolga
    • "Yollar, dereler taş dipleri, koparılmış apoletler, atılmış miğferler, terk edilmiş silahlarla dolu." (Aka Gündüz)

EĞİNİK

  1. [sıfat] Eğilmiş olan, eğik
  2. Bir şeyi sevmiş, istemiş veya yapmaya içten yönelmiş olan

SAĞMAL

  1. [sıfat] Süt veren, sağılan, sağımlı
  2. [isim] Bol süt veren inek
    • "İri Hollanda cinsi sağmallardı, günde 42 - 45 kilogram arası süt verirlerdi." (Necati Cumalı)
  3. Sömürülen, kendisinden çıkar sağlanılan (kimse, ülke vb.)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü