İçinde ğ olan 4 harfli 61 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OĞUL


1 - Erkek evlat.
2 - Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme.
3 - Kimi sözcüklerin anlamını pekiştirmek için kullanılır.
4 - Bey denilen bir dişi arıyla kovandan çıkan arı topluluğu.

AĞDA


1 . Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği.
2 . Şekerle yapılan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

ÇOĞU


1 . Bir şeyin büyük bölümü: "Biz o zaman okuduğumuz mısraların çoğunu ezber bilirdik."- A. Ş. Hisar.
2 . Çok kimse: "Arkadaşlarımın çoğu gibi mektebe lalalarla, uşaklarla gitmedim."- A. H. Tanpınar.

AĞAÇ


1 . Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
2 . sıfat Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan: "Ağaç tekne."- .
3 . Direk.

ÇIĞA

Mersin balığının, yumurtasından havyar yapılan türü (Acipenser ruthenus). çığa (II) isim, halk ağzında Horoz, cennet kuşu vb. kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı.

DOĞU


1 . Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı.
2 . Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.
3 . gök bilimi Güneşin 2
1 Mart ve 2
3 Eylülde doğduğu yön.

AĞIŞ


1 . Ağma işi: "Gençlikten orta yaşa, orta yaştan yaşlılığa ağışını birlikte yaşadığım bu ev..."- A. Ağaoğlu.
2 . Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.

BAĞA


1 . Kaplumbağa.
2 . Deniz kaplumbağasının kabuğu.
3 . Kaplumbağa kabuğu.
4 . Ur.
5 . sıfat Kaplumbağa kabuğundan yapılmış veya bu kabuğu andırır biçimde olan: "Bağa gözlük."- .

ÖĞLE


1 . Gün ortası, öğlen: "Ertesi gün öğleye kadar nasıl vakit geçireceğini bilemedi."- P. Safa.
2 . Öğle ezanı.
3 . Öğle namazı: "Öğleyi de kılar, sonra ağıla çıkarım."- Ö. Seyfettin.

İĞDE


1 . İğdegillerden, kokulu, sarı çiçekleri olan, çalı biçiminde bir ağaç (Elaeagnus).
2 . Bu ağacın zeytin biçiminde, kabuğu kırmızıya çalan sarı renkte, beyaz unlu, tadı mayhoş yemişi.

OĞUZ

İyi huylu (kimse). Oğuz (II) özel, isim XI. yüzyılda Harezm bölgesinde toplu olarak yaşayan ve daha sonra batıya doğru göç ederek bugünkü Türkmen, Azeri, Gagavuz ve Türkiye Türklerinin aslını oluşturan büyük bir Türk boyu.

ÖĞÜT

Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat: "Bütün öğütlerine itaat ettiğim hâlde hiçbir şeye muvaffak olamıyorduk."- A. Gündüz.

EĞER

Şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime, şayet: "O zaman inandığım gibi / Sahiden bir öbür dünya varsa eğer."- C. S. Tarancı.

ÖĞÜN


1 . Kez, defa.
2 . Yemek vakti: "Her öğün tıka basa yediği iki katlı ekmek kadayıfı ile.."- H. E. Adıvar.
3 . Bir vakitlik yemek.

KUĞU

Perde ayaklılardan, yaban ve evcil türleri bulunan, çok uzun ve kıvrık boyunlu, geniş gagalı, geniş kanatlı bir su kuşu (Cygnus olor).

EĞİK


1 . Dik veya paralel olmayan doğru.
2 . sıfat Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev.
3 . sıfat Eğilmiş olan, dik veya düz olmayan.
4 . sıfat Bükülmüş: "Başı yine yere eğik, sol kolu yine kalçasındaydı."- Ö. Seyfettin.

AĞRI

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı: "Sabah yataktan müthiş bir omuz ağrısı ile kalkmıştı."- H. Taner.

EĞİM


1 . Eğilmiş olma durumu.
2 . Bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi, eğiklik, meyil: "Yamacın eğimi."- .

ÖĞÜR


1 . Akran.
2 . Takım, fırka, zümre.
3 . sıfat Öğrenmiş.
4 . sıfat Alışmış, yadırganmaz olmuş, menus.

UĞUR


1 . Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı: "Onlar da uğurlar dilediler, aralarında konuşmaya başladılar."- M. Ş. Esendal.
2 . Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.
3 . İyi nitelik, meymenet, kadem.
4 . Talih, şans.