İçinde ÇAL olan 129 kelime var. İçerisinde ÇAL bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Bir de başında ÇAL olan kelimeler listesine ya da Sonu ÇAL ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

Çalıkuşugiller, Çalışabilirlik, Çalıştırıcılık, Parçalanabilir,

13 Harfli Kelimeler

Çalıfasulyesi, Çalılandırmak, Çalıştırılmak, Süpürgeçalısı,

12 Harfli Kelimeler

Topluçalışım, Yumuşakçalar,

11 Harfli Kelimeler

Çalıbülbülü, Çalışkanlık, Çalıştırıcı, Çalıştırmak, Çalkalanmak, Çalkantısız, Fırçalanmak, Fırçalatmak, Kalçalanmak, Karaçalılık, Kopçalanmak, Parçalanmak, Parçalatmak, Parçalayıcı,

10 Harfli Kelimeler

Bilinçaltı, Bohçalamak, Çalgıcılık, Çalgıcıotu, Çalıhorozu, Çalıkkavak, Çalımlamak, Çalımlılık, Çalışılmak, Çalıştıran, Çalkalamak, Çalkantılı, Çalparasız, Fırçalamak, Fırçalanma, Fırçalayış, Kasetçalar, Kopçalamak, Parçalamak, Parçalanış, Parçalanma, Parçalatma, Parçalayış, Saçalanmak,

9 Harfli Kelimeler

Alçaltıcı, Alçaltmak, Çalakalem, Çalakamçı, Çalakaşık, Çalakılıç, Çalakürek, Çaldırmak, Çalkanmak, Çalkatmak, Diskçalar, Fırçalama, Kopçalama, Önçalışma, Parçalama, Plakçalar, Saçalamak, Uzunçalar,

8 Harfli Kelimeler

Alçalmak, Alçaltma, Çalapaça, Çalarmak, Çalgısal, Çalıkuşu, Çalımlık, Çalınmak, Çalışkan, Çalışmak, Çalkamak, Çalkantı, Fırçalık, Kalçalık, Karaçalı, Salçalık, Sarıçalı, Zerdeçal,

7 Harfli Kelimeler

Alçalış, Alçalma, Alçaltı, Çalamar, Çalçene, Çalgıcı, Çalgılı, Çalılık, Çalımlı, Çalımsı, Çalıntı, Çalışan, Çalışma, Çalkağı, Çalkama, Çalmacı, Çalpara, Çalyaka, Fırçalı, Kalçalı, Kopçalı, Nalçalı, Paçalık, Parçalı, Salçalı, Suçaltı,

6 Harfli Kelimeler

Akçalı, Çalgıç, Çalgın, Çalkak, Çalkar, Paçalı,

5 Harfli Kelimeler

Çalak, Çalap, Çalar, Çalgı, Çalık, Çalım, Çalış, Çalkı, Çalma, Paçal,

4 Harfli Kelimeler

Çala, Çalı,


Kelime bulma makinesi

A L Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Çal,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Al, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALDIRMAK


1 . Çalma işini yaptırmak: "Bunların istedikleri çalgı çaldırmak değil, sarhoşluk etmek, ağız tadı ile kavga çıkarmaktır."- M. Ş. Esendal.
2 . (-i) Hırsıza kaptırmak: "Saatimi çaldırdım."- .

KARAÇALI


1 . Hünnapgillerden, kurak yerlerde yetişen, çiçekleri altın sarısı renginde, dikenli bir bitki, çalı dikeni (Paliurus spinosa).
2 . mecaz İki kişinin arasına girerek ilişkileri bozan kimse.

SARIÇALI

Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki, kadıntuzluğu, çobantuzluğu, amberbaris (Berberis vulgaris).

ÇALIMLAMAK


1 . Bir oyuncu topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmek.
2 . Kandırmak.
3 . mecaz Bir fırsattan yararlanarak bir başkasının hakkı olan bir şeyi ele geçirmek.

ÇALGI


1 . Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman.
2 . Çalgı çalma, müzik: "Sokağın dibinde çalgı sesleri işiterek birkaç adım ilerledi."- P. Safa.
3 . Müzik topluluğu: "Çalgı, yerine geçmiş oturmuştu."- E. E. Talu.

FIRÇALANMAK


1 . Fırça ile ovulmak, düzgünleştirilip parlatmak veya temizlenmek: "Saçlar, sımsıkı taranmış, fırçalanmış, ensesinde bir topuz yapılmıştı."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Çok azarlanmak.

ÇALKANTILI


1 . Çalkantısı olan: "Gece yıldızsız, deniz hafif çalkantılı idi."- H. Taner.
2 . mecaz Düzensiz, karmakarışık: "Oldukça çalkantılı günler geçirdi, isteklerinin çoğunu gerçekleştirecek zaman bulamadı."- T. Uyar.

PARÇALAMAK


1 . Parçalara ayırmak, bütünlüğünü bozmak, parça parça etmek: "Biraz iyi bakınca gördüm ki kuş, yılanı parçalayıp yiyor."- M. Ş. Esendal.
2 . mecaz Birliği bozmak amacıyla bölmek.

ZERDEÇAL

Zencefilgillerden, kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte, çok yıllık bir bitki, Hint safranı (Curcuma longa).

ALÇALTMAK


1 . Alçak duruma getirmek: "Yastığımızı alçaltsak da yükseltsek de boynumuz ağrır."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . mecaz Değerini azaltmak: "Sözleriyle kendini alçalttı."- .

ALÇALMAK


1 . Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek.
2 . mecaz İnsanın değeri azalmak: "Hemşiremden esirgediğiniz şeyi ben kabul edecek kadar alçalmadım."- A. Gündüz.

ÇALGILI


1 . İçinde çalgı çalınan: "Adamı bir çalgılı meyhaneye götürüyor, rakı içiriyorlardı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Çalgı çalınarak yapılan: "Çalgılı düğün."- .

PAÇALI


1 . Herhangi bir biçimde paçası olan: "Boyanmış dar dizlik ahlak sayılıyor da sımsıkı bağlanmış paçalı don müstehcenleşiyor."- F. R. Atay.
2 . Tüyleri ayaklarına kadar uzanan (kuş veya kümes hayvanı): "Paçalı güvercin, paçalı tavuk."- .

ÇALGIN


1 . Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin.
2 . Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık.
3 . sıfat Kötürüm, inmeli, sakat.

ÇALIŞABİLİRLİK


1 - Çalışabilir olma durumu.
2 - Bir sanayi donanımının iyi, verimli çalışmasını sürdürebilmesi.
3 - (Mekanik, elektronik, bilişim gibi bir sistemi) gerekli kişi ve araç bulunduğunda belirtilen zaman sınırları içinde çalıştırabilme olasılığı.

PARÇALI


1 . Birden çok parçadan oluşmuş: "Parçalı etekler moda."- .
2 . Mobilyacılıkta, parçalara ayrılarak yeniden başka biçimlerde oluşturulabilen, modüler.

BOHÇALAMAK


1 . Bir şeyi bohça içine koyup sarmak.
2 . spor Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

ÇALAKÜREK

Sürekli kürek çekerek: "Bu sırada kaldırılmakta olan birinci sınıf merdivenine doğru bir sandalın çalakürek yanaştığı görüldü."- Y. K. Karaosmanoğlu.

UZUNÇALAR


1 . Üzerine seslerin düşük devirle kaydedildiği büyük boyutlu plak: "İlk uzunçaların hazırlıkları başladığında, her ikisi de son kartlarını oynadıklarını biliyordu."- M. Mungan.
2 . Bir sanatçının eserlerinin bir bölümünün yer aldığı kaset, albüm.

ÇALÇENE

Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze: "İhsan Hanım, altmış beş yaşlarında çalçene, dedikoducu bir kocakarıydı."- R. N. Güntekin.