İçinde ÇAK olan 91 kelime var. İçerisinde ÇAK bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Bir de başında ÇAK olan kelimeler listesine ya da Sonu ÇAK ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

Alçakgönüllülük,

13 Harfli Kelimeler

Çakırdikenlik,

12 Harfli Kelimeler

Çakmaklaşmak,

11 Harfli Kelimeler

Alçaklaşmak, Bıçaklanmak, Çakıştırmak, Çakmakçılık, Çaktırmadan, Denizçakısı, İçakışlılık, Saçaklanmak,

10 Harfli Kelimeler

Bıçakçılık, Bıçaklamak, Çakalboğan, Çakaleriği, Çakıldamak, Çakırdiken, Çakırdoğan, Çakırkanat, Çakırpençe, Çakmaktaşı, Çakozlamak, Kaçakçılık, Karaburçak, Saçakbulut, Saçaklanma,

9 Harfli Kelimeler

Akçakavak, Çakırkeyf, Çakmaklık, Çaktırmak, Koçaklama, Kolkorçak, Ördekuçak, Saçakaltı, Uçaksavar,

8 Harfli Kelimeler

Akburçak, Alçaklık, Bıçaklık, Çakıldak, Çakıllık, Çakılmak, Çakışmak, Çakmakçı, Çakmaklı, Çakşırlı, Hoşçakal, İçakışlı, Kaçaklık, Kıpçakça, Koçaklık, Saçakkök, Saçaklık,

7 Harfli Kelimeler

Alçakça, Ayakçak, Bıçakçı, Bıçaklı, Çakaloz, Çakıltı, Çakıntı, Çakırcı, Çakışık, Kaçakçı, Saçaklı,

6 Harfli Kelimeler

Balçak, Barçak, Burçak, Çakıcı, Çakılı, Çakmak, Çakmak, Çakşır, Çamçak, Çapçak, Kapçak, Kıpçak, Kırçak, Kolçak,

5 Harfli Kelimeler

Alçak, Bıçak, Çakal, Çakar, Çakıl, Çakım, Çakın, Çakır, Çakma, Kaçak, Koçak, Saçak,

4 Harfli Kelimeler

Çakı, Uçak,


Kelime bulma makinesi

A K Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Çak, Kaç,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ak,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAKŞIR


1 . Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı: "İyi işlenmiş mavi çakşır ve mavi cepken giyerdi."- Y. K. Beyatlı.
2 . Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy.

ÇAKAL


1 . Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus).
2 . argo Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.
3 . sıfat, halk ağzında Titiz, huysuz, görgüsüz.

BURÇAK


1 . Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia).
2 . Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genellikle hayvan yemi olarak kullanılan tanesi.

KAÇAKÇI

Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse: "Kaçakçılarla, gümrük ayrıcalıklarıyla uğraşır, sayfalar dolusu raporlar yazar."- N. Cumalı.

KIPÇAK


1 . XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman.
2 . Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan gruba verilen genel ad.

BIÇAK


1 . Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç: "Ekmek bıçağı. Sebze bıçağı."- .
2 . Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç: "Basımevi bıçağı."- .

ÇAKŞIRLI


1 . Çakşır giymiş: ": "Bu şehrin gençleri de çakşırlı, fermeneli; bıçak ve tüfek oyunu oynar, türkü söyler."- Y. K. Beyatlı.
2 . Ayakları tüylü, paçalı (kuş).

ÇAKILMAK


1 . Çakma işine konu olmak: "Ceketini serginin tahtasına çakılmış çividen alır, omuzlarına bırakır."- S. F. Abasıyanık.
2 . Hızla düşüp saplanmak: "Uçak dağa çakıldı."- .
3 . (nsz), argo Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak.

KOÇAKLAMA

Halk edebiyatında biçimi ne olursa olsun, konusu yiğitlik, savaş, kahramanlık olan veya bir kahramanı öven, kahramanlık duygularını canlandıran şiir, yiğitleme.

ÇAKICI

Bıçakçı: "Çocukların velileri arasında birçokları iplikçi, boyacı, ipekçi, dokumacı, havlucu, çakıcı gibi muhtelif sanatları gösteriyordu."- H. S. Tanrıöver.

ÇAKMA


1 . Çakmak işi.
2 . Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi.
3 . Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.
4 . halk ağzında Deri hastalığı, yara, çıban.

ÇAKI


1 . Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı: "İki çocuk tahta saplı bir çakı ile kollarını çizdiler."- Ö. Seyfettin.
2 . Denizçakısı.

ÇAKIR


1 . Açık mavi, hareli ela (göz): "Soluk esmer renkli, çakır gözlü, ağır tavırlı, az konuşur bir delikanlıydı."- M. Ş. Esendal.
2 . isim Çakırdoğan.

ÇAKAR


1 . Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener.
2 . Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı: "Kolyoz çakarı. Uskumru çakarı."- .

SAÇAKLI

Saçağı olan: "Valde Paşa'nın üç çifte kayığındaki gümüş kafes örmeli ve kenarları balık şeklinde yine gümüş saçaklı ihramı meşhurdu."- A. Ş. Hisar.

ÇAKIŞTIRMAK


1 . Çakışma işini yaptırmak.
2 . (nsz), teklifsiz konuşmada İçki içip keyfetmek: "Güzel meze ile arada bir de çakıştırıyorlar."- M. Ş. Esendal.

AYAKÇAK


1 . Merdiven, merdiven basamağı.
2 . Dokuma tezgâhı ayaklığı.
3 . Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık.

ÇAKTIRMADAN

Belli etmeden, gizlice, sezdirmeden: "O, kenar kenar yürüyerek ve çaktırmadan deminki cevizlerin altına göz attı."- O. C. Kaygılı.

ÇAKTIRMAK


1 . Çakma işini yaptırmak.
2 . argo Sınavda bırakmak.
3 . teklifsiz konuşmada Birinin bir şeyi sezmesini sağlamak.

ÇAKIRDİKENLİK

Çakırdikeni bol olan yer: "Yoldan bir çakırdikenliğe düştüler. Çakırdikenlikten bir fundalığa vardılar."- Y. Kemal.