İŞKENCE (TDK)


1 . Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet.
2 . Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet: "Ona, evimize niçin geldiğini sormak işkencesini de yaptım."- S. F. Abasıyanık.
3 . Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap: "Beklemek işkencesi yüreğini fena didiklemeye başladı."- P. Safa.
4 . Vidalı bir tür sıkıştırma aracı.

İşkence kelimesi baş harfi İ son harfi E olan bir kelime. Başında İ sonunda E olan kelimenin birinci harfi İ , ikinci harfi Ş , üçüncü harfi K , dördüncü harfi E , beşinci harfi N , altıncı harfi C , yedinci harfi E . Başı İ sonu E olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARACI Nedir?


1 . Ara bulucu.
2 . Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt.
3 . ekonomi İki şey arasında, bağlantı kuran kimse, vasıta.
4 . ekonomi İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

AŞIR Nedir?


1 - On sayısı.
2 - Bir dinsel tören sırasında ya da cemaatle namaz kılındıktan sonra Kuran'dan okunan on ayetlik bölüm.

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

AZAP Nedir?


1 . Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç: "Aydınlık olunca günlerin devamı bir azap gibi geliyordu."- H. R. Gürpınar.
2 . İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNCE Nedir?


1 . Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, mülahaza, ide, idea: "Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur."- T. Buğra.
2 . Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
3 . Niyet, tasarı.
4 . mecaz Tasa, kaygı, sıkıntı: "Sınıfta kalma düşüncesi uykumu kaçırdı."- .
5 . felsefe İlke, yönetici sav.

DÜŞÜNCEL Nedir?


1 . Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan.
2 . Yalnız düşünce ile kavranabilen.

EZİYET Nedir?

Aşırı güçlük ve sıkıntı, üzgü.

FENA Nedir?


1 . İyi nitelikte olmayan, kötü: "Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir."- B. Felek.
2 . Üzücü: "Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki..."- H. E. Adıvar.
3 . İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse): "Fena bir öğrenci."- .
4 . Hoşa gitmeyen, rahatsız edici: "Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım."- R. H. Karay.
5 . Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan: "Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum."- P. Safa.
6 . zarf Çok: "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor."- P. Safa.

GERGİ Nedir?


1 . Perde.
2 . İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç.

GERGİN Nedir?


1 . Gerilmiş durumda olan: "Gergin tel. Gergin kiriş."- .
2 . Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt): "Siyah jarse elbisesi içinde, hâlâ diri, gergin vücuduyla güzel ve ihtişamlıydı."- P. Safa.
3 . mecaz Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki): "Arkadaşımın kocasıyla arası gergin."- .
4 . mecaz Huzursuz, sinirli: "Dudaklarında gergin, cali bir tebessümle ilerledi."- P. Safa.

GERGİNLİK Nedir?

Gergin olma durumu: "Sinirlerimin gerginliği, nefesimin tıkanması hâlâ savulmadı."- S. M. Alus.

İŞKENCE Nedir?


1 . Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet.
2 . Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet: "Ona, evimize niçin geldiğini sormak işkencesini de yaptım."- S. F. Abasıyanık.
3 . Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap: "Beklemek işkencesi yüreğini fena didiklemeye başladı."- P. Safa.
4 . Vidalı bir tür sıkıştırma aracı.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

MADDİ Nedir?


1 . Madde ile ilgili, maddesel, özdeksel, manevi karşıtı: "Devletin temel amaç ve görevleri ... insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."- Anayasa.
2 . Maddeden oluşan.
3 . Mal, para, varlıkla ilgili olan.
4 . fizik Maddesel.

MANEVİ Nedir?

Görülmeyen, duyularla sezilebilen, soyut, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.

NİÇİN Nedir?

Hangi amaçla, hangi sebeple, neden, niye: "Sen misin Çalıkuşu, dedi, niçin böyle kendi kendine yavaş yavaş yürüyorsun?"- R. N. Güntekin.

ÖĞRENMEK Nedir?


1 . Bilgi edinmek: "Gerçi yeni nesil, eskiyi öğrenmekte bir fayda görmüyor ama ben gene de yazayım."- B. Felek.
2 . Bellemek.
3 . (nsz) Yetenek, beceri kazanmak: "Her şeye dikkatli baktığı için öğrenmişti."- R. H. Karay.
4 . Haber almak: "Hüseyin, ayrılma kararını öğrenince tabancayı göğsüne dayamış, ateş etmiş."- M. Ş. Esendal.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SIKINTILI Nedir?


1 . Sıkıntısı olan: "Ağrılar kesilmeyince çok sıkıntılı vaziyete düştüm."- R. N. Güntekin.
2 . Sıkıntı veren, çileli, kasvetli, meşakkatli, mukassi: "Son birkaç yılındaki oldukça sıkıntılı durumu bir yana bırakılacak olursa maddi bakımdan rahat, ortanın epey üstünde bir hayatı olmuştur."- A. Ş. Hisar.

SIKIŞTIRMA Nedir?

Sıkıştırmak işi.

SORMAK Nedir?


1 . Birine soru yönelterek herhangi bir konuda bilgi istemek, sual etmek: "Hastanenin nöbetçi doktoru yok mu? diye soruyorum."- R. N. Güntekin.
2 . Bir işin sorumluluğu kendisinde olmak, bir işten sorumlu bulunmak: "Bu işi benden sorarlar."- .

UYGU Nedir?

İki şey arasındaki uygunluk ilkesi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VİDALI Nedir?


1 . Vidası olan.
2 . Vida ile tutturulmuş.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

C E E K N İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

İşkence,

5 Harfli Kelimeler

Eşkin, Keşen,

4 Harfli Kelimeler

Cenk, Ekin, Ekşi, Enek, Enik, Eşek, Eşik, İken, İnce, İnek, Kene, Nece, Neci, Neşe, Nice, Şeci, Şeni, Şike,

3 Harfli Kelimeler

Cin, Ece, Eke, Keş, Kin, Niş, Şek, Şen,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Ek, En, Eş, İn, İş, Ke, Ki, Ne, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.