HESAPLAMAK (TDK)


1 . Hesap işlemini yapmak, hesap etmek.
2 . mecaz Bir şeyi, bir durumu ayrıntılı bir biçimde düşünmek, hesap etmek: "Hasan, Zeyno ile ilgili her şeyi kafasında hesaplamış olduğu kanaatindeydi."- H. E. Adıvar.

Hesaplamak kelimesi baş harfi H son harfi K olan bir kelime. Başında H sonunda K olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi E , üçüncü harfi S , dördüncü harfi A , beşinci harfi P , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı H sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYRINTILI Nedir?

Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal: "Ona bıkıp usanmadan uzun ve ayrıntılı cevaplar veriyordu."- H. Taner.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNME Nedir?


1 . Düşünmek durumu, tefekkür: "Kimsesiz bir çocuk bulup evlat edinmeyi düşünmeye başlamıştım."- R. N. Güntekin.
2 . felsefe Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu.
3 . felsefe Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

DÜŞÜNMEK Nedir?


1 . Aklından geçirmek, göz önüne getirmek: "Ezberi düşünmekten, söylediklerimizin anlamını düşünmezdik."- Ç. Altan.
2 . (-de) Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek: "Türlü şiir anlayışları üzerinde düşünmüş, zaman zaman türlü şairleri sevmiştir."- O. V. Kanık.
3 . (nsz) Zihniyle arayıp bulmak: "Bu iş için ben bir çare düşündüm."- .
4 . Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak: "Durmadan geziyorsun, biraz da derslerini düşün."- .
5 . Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek: "Benim kayısılara müşteri çıkmam ihtimalini düşünmüştü."- R. N. Güntekin.
6 . Tasarlamak: "Yola çıkmayı düşünüyorum."- .
7 . (nsz) Tasalanmak, kaygılanmak: "Bu kadar düşünme, elbette bir çare bulunur."- .
8 . (nsz) Farz etmek.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

HESAP Nedir?


1 . Aritmetik.
2 . Matematiksel işlem.
3 . Alacaklı veya borçlu olma durumu: "Al eline kalemi, şu benim hesapları görüver."- S. F. Abasıyanık.
4 . Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon: "Bu hesapların dökümlerini alıp sizlere vereceğim."- N. Eray.
5 . Oranlama, tahmin: "Evdeki hesap çarşıya uymamak."- .
6 . Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü: "Harbe nasıl, niçin ve ne hesapla girmiştik?."- F. R. Atay.
7 . Tutum, durum, anlayış: "İnsana daha insanca ortamlar yaratmak için bütün hesaplarımız."- A. Erhat.
8 . ekonomi Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge.

İLGİLİ Nedir?

İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik: "Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi."- N. Cumalı.

İŞLEM Nedir?


1 . Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat.
2 . Bir amaca ulaşmak için tutulan yol ve yöntem, prosedür.
3 . ekonomi Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.
4 . kimya Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
5 . kimya Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.
6 . matematik Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi: "Her işlem yeni bir sayı bulmaya varır."- .

KAFA Nedir?


1 . İnsan başı, ser.
2 . Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü.
3 . Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu.
4 . Mekanik bir bütünün parçası: "Distribütör kafası."- .
5 . mecaz Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek: "Kafasının faaliyetini fikirden ziyade işe vermiş."- Y. K. Beyatlı.
6 . mecaz Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet: "Kalbi ve kafasıyla daima yeni, daima genç kaldı."- Y. Z. Ortaç.

KANA Nedir?

Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.

KANAAT Nedir?


1 - Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum.
2 - Kanma, inanma.
3 - Kanış, kanı, düşünce.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YAPMAK Nedir?


1 . Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek: "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır."- Ç. Altan.
2 . (nsz) Olmasına yol açmak: "Durgun sular sıtma yapar."- .
3 . (nsz) Yol almak.
4 . Onarmak, tamir etmek: "Bozulan saatimi saatçi yaptı."- .
5 . (nsz) Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."- R. H. Karay.
6 . Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek: "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu."- S. M. Alus.
7 . (nsz) Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek: "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım."- R. H. Karay.
8 . Düzenli bir duruma getirmek: "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."- .
9 . (nsz) Üretmek: "Ayakkabı yapmak."- .
10 . (nsz) Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak: "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."- . 1
1 . Zarara yol açmak. 1
2 . Etkili olmak. 1
3 . (nsz) Salgılamak, çıkarmak: "Tükürük bezleri tükürük yapar."- . 1
4 . (-e) Dışkı çıkarmak: "Çocuk, altına yapmış."- . 1
5 . Gerçekleştirmek: "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır."- Y. Z. Ortaç. 1
6 . Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek: "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"- . 1
7 . (-i, -e) Evlendirmek: "Bu kızı sana yapacağız."- . 1
8 . (yardımcı fiil) Bir durum yaratmak: "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı."- N. Araz. 1
9 . (yardımcı fiil) Edinmek, sahip olmak: "Servet yapmak. Altın yapmak."- .
20 . (yardımcı fiil) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek: "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı."- H. Taner. 2
1 . (nsz) Davranmak, hareket etmek: "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."- . 2
2 . (nsz) Olmak: "Bu kış çok soğuk yaptı."- .

YAPMAK Nedir?


1 - Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek.
2 - Olmasına yol açmak.
3 - Bir işle uğraşmak, °meşgul olmak.
4 - Onarmak, °tamir etmek.
5 - (Birincisi -i'li, ikincisi eksiz olarak aynı nesne, iki kez yinelendiğinde)Gerçek nitetiğini vermek.
6 - Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak.
7 - Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği eyleme dönüştürmek, yaratmak, gerçekleştirmek.
8 - Düzenli bir duruma getirmek.
9 - Üretmek.
10 - Bir devinime başlamak ya da bir devinimle uğraşmak. 1
1 - Zarara yol açmak. 1
2 - Etkili olmak. 1
3 - Salgılamak, çıkarmak. 1
4 - Dışkı çıkarmak. 1
5 - Gerçekleştirmek. 1
6 - (Tehdityollu) Birini herhangi bir duruma düşürmek. 1
7 - Evlendirmek. 1
8 - (Ad soylu bir sözcükle birlikte) Bir durum yaratmak. 1
9 - Edinmek, iyesi olmak.
20 - Bir kimseye bir meslek kazandırmak; yetiştirmek. 2
1 - Davranmak, hareket etmek. 2
2 - Olmak. 2
3 - Sağlamak. 2
4 - Yol almak.

A A A E H K L M P S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Hesaplamak,

9 Harfli Kelimeler

Hesaplama,

8 Harfli Kelimeler

Pahlamak, Saplamak,

7 Harfli Kelimeler

Ahlamak, Haklama, Kaplama, Kapsama, Pahlama, Paklama, Palaska, Saklama, Saplama,

6 Harfli Kelimeler

Ahlama, Akasma, Aklama, Aksama, Alpaka, Alpaks, Apalak, Asalak, Kapama, Kapela, Kaplam, Kapsam, Mahlas, Mahlep, Makale, Maslak, Mesaha, Paskal, Pekala, Sahlep, Salmak, Salpak, Sapmak,

5 Harfli Kelimeler

Ahkam, Ahlak, Ahmak, Akala, Akpas, Aksam, Alaka, Almak, Ashap, Asmak, Elhak, Elmas, Emlak, Emsal, Esham, Hakas, Hakem, Halas, Halka, Hamak, Hamal, Hamel, Hamla, Hamle, Hamse, Hasep, Haspa, Helak, Hempa, Hesap, Kahpe, Kalas, Kalem, Kalma, Kapma, Kasap, Kasem, Kasma, Kelam, Kemah,

4 Harfli Kelimeler

Akma, Akse, Alem, Alma, Amal, Amel, Apak, Apel, Apse, Asal, Asap, Asla, Asma, Elma, Esma, Hala, Hale, Halk, Hasa, Hela, Kala, Kale, Kalp, Kama, Kame, Kamp, Kasa, Kase, Kesp, Klas, Laka, Lake, Lama, Lame, Lapa, Mala, Mapa, Masa, Mask, Meal,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Aka, Aks, Ala, Alp, Ama, Asa, Ask, Ela, Elk, Hak, Hal, Ham, Hap, Has, Hem, Hep, Kah, Kal, Kam, Kap, Kas, Kel, Kem, Kep, Kes, Lak, Lam, Lap, Leh, Lep, Mal, Mas, Pah, Pak, Pal, Pas, Pek, Pes, Sah,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Ak, Al, Am, As, Eh, Ek, El, Em, Es, Ha, He, Ke, La, Le, Me, Pe, Se,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.