HESAPLAŞMAK (TDK)


1 . Birbirindeki alacakla vereceğin hesabını yapmak.
2 . mecaz Karşılıklı olarak kozlarını paylaşmak: "Benimle mahkeme huzurunda hesaplaşacağını söyleyerek derhâl dışarı çıktı."- R. N. Güntekin.
3 . mecaz Bir şeyin olumlu veya olumsuz yönlerini düşünerek, tartışarak bir yargıya varmak.

Hesaplaşmak kelimesi baş harfi H son harfi K olan bir kelime. Başında H sonunda K olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi E , üçüncü harfi S , dördüncü harfi A , beşinci harfi P , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi Ş , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi A , onbirinci harfi K . Başı H sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALACA Nedir?


1 . Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala.
2 . sıfat İki veya daha çok renkli.
3 . Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma.
4 . Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez.
5 . bitki bilimi Ağaçta ilk olgunlaşan meyve: "Bu incirin alacasını ben yedim."- .
6 . bitki bilimi Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben.

ALACAK Nedir?


1 . Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı: "Bütün alacaklarımı topladım."- .
2 . Alınması gerekli şey: "Çarşıdan alacaklarım için bir liste yaptım."- .

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

ÇIKTI Nedir?


1 . Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı.
2 . Artık: "Sanayi çıktısı."- .
3 . bilişim Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, print.
4 . Mezuniyet belgesi.

DIŞARI Nedir?


1 . Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı: "Dışarıda yağmur yağıyor."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kişinin konutundan ayrı olan yer: "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı."- A. İlhan.
3 . Yurt dışı: "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik."- B. Felek.
4 . zarf Dışa, dış çevreye: "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı."- A. İlhan.

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

HESAP Nedir?


1 . Aritmetik.
2 . Matematiksel işlem.
3 . Alacaklı veya borçlu olma durumu: "Al eline kalemi, şu benim hesapları görüver."- S. F. Abasıyanık.
4 . Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon: "Bu hesapların dökümlerini alıp sizlere vereceğim."- N. Eray.
5 . Oranlama, tahmin: "Evdeki hesap çarşıya uymamak."- .
6 . Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü: "Harbe nasıl, niçin ve ne hesapla girmiştik?."- F. R. Atay.
7 . Tutum, durum, anlayış: "İnsana daha insanca ortamlar yaratmak için bütün hesaplarımız."- A. Erhat.
8 . ekonomi Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge.

HUZUR Nedir?


1 . Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç: "Bu komşular mahallenin huzurunu kaçırdı."- .
2 . Ön, yan, kat, makam, yamaç: "Başkanın huzuruna çıkmak."- .
3 . eskimiş Bir yerde bulunma: "Bu sorunun konuşulması için sizin huzurunuz şarttır."- .
4 . eskimiş Padişah katı: "Huzura çıkmak."- .

KARŞILIKLI Nedir?


1 . İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil: "Karşılıklı yardım. Karşılıklı saygı."- .
2 . Birbirine karşı bulunan: "Salıncağın üzerinde karşılıklı ayakta duran kızlar, fıldır fıldır dönüyorlardı."- O. C. Kaygılı.
3 . zarf Birbirlerine karşılık olarak: "Çevredeki halk ise iki olmuş, bir kısmı satana, öbürü alana yardım ediyor; karşılıklı bağrışıyorlar."- R. H. Karay.
4 . zarf Birbiriyle ilgili olarak.

MAHKEME Nedir?


1 . Bir yargıçtan veya bazen savcı ve yargıçlardan oluşan bir kurulun, yargı görevini yerine getirdikleri yer, yargı yeri, yargıevi.
2 . Duruşma: "Mahkeme tam yedi yıl sürdü."- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLUMLU Nedir?


1 - Gözetilen amaca ya da beklenilene uygun, yararlı, °müsbet.
2 - Yapıcı.
3 - Onaylayan, kabul eden, lehte olan.
4 - Olgulara, deneylere dayalı olarak kimi nitelikleri belli olan, °müsbet. °pozitif.

OLUMSUZ Nedir?


1 - Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, °menfi, °negatif.
2 - Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, °menfi.
3 - Bir şeyi yadsıyan, yadsıma özelliği taşıyan.

PAYLAŞMA Nedir?

Paylaşmak işi: "Eyleme beraber girersiniz, siz sonuca ulaşmayı düşünürsünüz, onlar ulaşmadan paylaşmayı."- A. İlhan.

PAYLAŞMAK Nedir?


1 . Aralarında bölüşmek, pay etmek, üleşmek: "Biz de bu yayınları onlarla paylaşmayı kabul ettik."- H. Taner.
2 . mecaz Katılmak: "Düşüncelerinizi paylaşıyorum."- .

TART Nedir?

Kovma, çıkarma.

TART Nedir?

Kovma, çıkarma.

TARTI Nedir?


1 . Ağırlık: "Bunun tartısı belli değil."- .
2 . Tartma aleti, çeki.
3 . mecaz Oran, ölçü, karar.
4 . denizcilik Yelkenleri indirip kaldırmaya yarayan ip.

TARTIŞ Nedir?

Tartma işi.

VARMA Nedir?

Varmak işi: "Küçük kızımın, bir baytara nişanlıyken bir mektep çocuğu ile sevişip ona varmaya kalkıştığından tutturmuş, dedikodu ediyorlar."- M. Ş. Esendal.

VARMAK Nedir?


1 - Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, gitmek, °vasıl olmak.
2 - Belli bir duruma ya da düzeye gelmek.
3 - Hoş olmayan bir sona ermek.
4 - Bir şeyi iyice anlamak ya da duymak.
5 - Acımadan, çekinmeden yapmak.
6 - (Kadın) Evlenmek.
7 - Bir durumdan bir başka duruma geçmek.

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YAPMAK Nedir?


1 . Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek: "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır."- Ç. Altan.
2 . (nsz) Olmasına yol açmak: "Durgun sular sıtma yapar."- .
3 . (nsz) Yol almak.
4 . Onarmak, tamir etmek: "Bozulan saatimi saatçi yaptı."- .
5 . (nsz) Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."- R. H. Karay.
6 . Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek: "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu."- S. M. Alus.
7 . (nsz) Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek: "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım."- R. H. Karay.
8 . Düzenli bir duruma getirmek: "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."- .
9 . (nsz) Üretmek: "Ayakkabı yapmak."- .
10 . (nsz) Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak: "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."- . 1
1 . Zarara yol açmak. 1
2 . Etkili olmak. 1
3 . (nsz) Salgılamak, çıkarmak: "Tükürük bezleri tükürük yapar."- . 1
4 . (-e) Dışkı çıkarmak: "Çocuk, altına yapmış."- . 1
5 . Gerçekleştirmek: "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır."- Y. Z. Ortaç. 1
6 . Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek: "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"- . 1
7 . (-i, -e) Evlendirmek: "Bu kızı sana yapacağız."- . 1
8 . (yardımcı fiil) Bir durum yaratmak: "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı."- N. Araz. 1
9 . (yardımcı fiil) Edinmek, sahip olmak: "Servet yapmak. Altın yapmak."- .
20 . (yardımcı fiil) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek: "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı."- H. Taner. 2
1 . (nsz) Davranmak, hareket etmek: "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."- . 2
2 . (nsz) Olmak: "Bu kış çok soğuk yaptı."- .

YAPMAK Nedir?


1 - Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek.
2 - Olmasına yol açmak.
3 - Bir işle uğraşmak, °meşgul olmak.
4 - Onarmak, °tamir etmek.
5 - (Birincisi -i'li, ikincisi eksiz olarak aynı nesne, iki kez yinelendiğinde)Gerçek nitetiğini vermek.
6 - Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak.
7 - Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği eyleme dönüştürmek, yaratmak, gerçekleştirmek.
8 - Düzenli bir duruma getirmek.
9 - Üretmek.
10 - Bir devinime başlamak ya da bir devinimle uğraşmak. 1
1 - Zarara yol açmak. 1
2 - Etkili olmak. 1
3 - Salgılamak, çıkarmak. 1
4 - Dışkı çıkarmak. 1
5 - Gerçekleştirmek. 1
6 - (Tehdityollu) Birini herhangi bir duruma düşürmek. 1
7 - Evlendirmek. 1
8 - (Ad soylu bir sözcükle birlikte) Bir durum yaratmak. 1
9 - Edinmek, iyesi olmak.
20 - Bir kimseye bir meslek kazandırmak; yetiştirmek. 2
1 - Davranmak, hareket etmek. 2
2 - Olmak. 2
3 - Sağlamak. 2
4 - Yol almak.

YARGI Nedir?


1 . Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm: "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."- H. Taner.
2 . hukuk Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza: "Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."- Anayasa.

A A A E H K L M P S Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Hesaplaşmak,

10 Harfli Kelimeler

Hesaplamak, Hesaplaşma,

9 Harfli Kelimeler

Hesaplama, Kemalpaşa, Paslaşmak,

8 Harfli Kelimeler

Haklaşma, Haşlamak, Kaslaşma, Pahlamak, Paslaşma, Saplamak, Şaplamak,

7 Harfli Kelimeler

Ahlamak, Aklaşma, Haklama, Haşlama, Kaplama, Kapsama, Kaşlama, Pahlama, Paklama, Palaska, Saklama, Saplama, Şaklama, Şaplama,

6 Harfli Kelimeler

Ahlama, Akasma, Aklama, Aksama, Alpaka, Alpaks, Apalak, Asalak, Aşkale, Haşlak, Kapama, Kapela, Kaplam, Kapsam, Mahlas, Mahlep, Makale, Maslak, Maşala, Maşlah, Mesaha, Paskal, Pekala, Sahlep, Salmak, Salpak, Sapmak, Şaplak,

5 Harfli Kelimeler

Ahkam, Ahlak, Ahmak, Ahşap, Akala, Akpas, Aksam, Akşam, Alaka, Almak, Almaş, Ashap, Asmak, Aşama, Aşmak, Elhak, Elmas, Emlak, Emsal, Esham, Eşhas, Eşkal, Hakas, Hakem, Halas, Halka, Hamak, Hamal, Hamel, Hamla, Hamle, Hamse, Hasep, Haspa, Helak, Hempa, Hesap, Kahpe, Kalas, Kalem,

4 Harfli Kelimeler

Ahşa, Akma, Akse, Alem, Alma, Amal, Amel, Apak, Apaş, Apel, Apse, Asal, Asap, Asla, Asma, Aşma, Elma, Esma, Hala, Hale, Halk, Hasa, Haşa, Hela, Kala, Kale, Kalp, Kama, Kame, Kamp, Kasa, Kase, Kaşe, Kesp, Klas, Laka, Lake, Lama, Lame, Lapa,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Aka, Aks, Ala, Alp, Ama, Asa, Ask, Aşk, Ela, Elk, Hak, Hal, Ham, Hap, Has, Hem, Hep, Kah, Kal, Kam, Kap, Kas, Kaş, Kel, Kem, Kep, Kes, Keş, Lak, Lam, Lap, Leh, Lep, Leş, Mal, Mas, Maş, Pah, Pak,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Ak, Al, Am, As, Aş, Eh, Ek, El, Em, Es, Eş, Ha, He, Ke, La, Le, Me, Pe, Se, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.