HESAPLI (TDK)


1 . Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik: "Hesaplı bir alışveriş."- .
2 . Parasını ölçülü harcayan, tutumlu: "Hesaplı adam."- .
3 . mecaz Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel: "Servetini, bu çalışması, bu hesaplı yaşayışıyla yaptığı kanısındaydı."- N. Cumalı.
4 . mecaz Ölçülü davranan, ölçülü: "Sana şu aşağıda yazacaklarıma ciddi, hesaplı, zeki olmayı kararlaştırdığım sabahların birinde başlamıştım."- S. F. Abasıyanık.

Hesaplı kelimesi baş harfi H son harfi I olan bir kelime. Başında H sonunda I olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi E , üçüncü harfi S , dördüncü harfi A , beşinci harfi P , altıncı harfi L , yedinci harfi I . Başı H sonu I olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAM Nedir?


1 . İnsan.
2 . Erkek kişi, kadın karşıtı: "İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak."- M. Ş. Esendal.
3 . Birinin yanında ve işinde bulunan kimse: "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.
4 . Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.
5 . Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı: "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."- .
6 . Görevli kimse: "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.
7 . İyi huylu, güvenilir kimse: "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.
8 . Bir alanda derin bilgisi olan kimse: "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.
9 . Bir alanı benimseyen kimse.
10 . ünlem Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz: "Adam, vazgeç!"- . 1
1 . halk ağzında Eş, koca.

ALIN Nedir?


1 - Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü.
2 - (Kimi şeylerde) Ön, ön yüz, (ön) cephe, alnaç.
3 - karşı.

ALIŞ Nedir?

Alma işi.

ALIŞVERİŞ Nedir?


1 . Alım satım işlemi, muamele.
2 . mecaz İlişki, münasebet: "O bir defa bile görmemişti bu adamı. Bir alışverişi yoktu onunla."- T. Buğra.

AŞAĞI Nedir?


1 . Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı.
2 . Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
3 . sıfat Bir yere göre daha alçak yerde bulunan: "Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik."- A. Gündüz.
4 . sıfat Bayağı, adi.
5 . sıfat, mecaz Niteliği düşük, kötü: "Aşağı mal."- .
6 . sıfat, mecaz Daha küçük, daha az: "On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."- .
7 . sıfat, mecaz Değeri daha az.
8 . zarf Aşağıya, yere doğru: "Aşağı inmek."- .

AYRINTI Nedir?


1 . Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, detay: "Az daha kuşku diyecektim herkes gibi. Oysa şüphe başka, kuşku başka şeydir. Bir ayrıntı sorunu ama neylersiniz ki dilin inceliği ayrıntılara dayanır."- H. Taner.
2 . Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat.
3 . tiyatro Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BÜTÇE Nedir?


1 . Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü: "Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı."- S. Ayverdi.
2 . Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.

CİDDİ Nedir?


1 . Şaka olmayan, gerçek: "Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı."- T. Buğra.
2 . Ağırbaşlı: "Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım."- H. R. Gürpınar.
3 . Titizlik gösterilen, önem verilen: "Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur."- H. Taner.
4 . Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik: "Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık."- B. Felek.
5 . Eğlendirme amacı gütmeyen.
6 . Gülmeyen: "O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
7 . Güvenilir, sağlam, önemli: "Ciddi bir gazetede genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor."- O. S. Orhon.
8 . zarf Önem vererek, gerçek olarak: "Size bunu ciddi söylüyorum, yalan değil!"- .
9 . zarf Güvenilir biçimde: "Ciddi görünerek göze girmeye çalışıyormuş."- R. H. Karay.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIŞ Nedir?

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

ÇALIŞMA Nedir?


1 . Çalışmak işi, emek, say: "Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması: "Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır."- .
3 . Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi: "Ağaçtan üretilen işlerin sonradan bozulması istenmiyorsa bütün birleştirilmelerde ağacın çalışması özelliği dikkate alınmalıdır."- .
4 . Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün.

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNÜ Nedir?

Düşün, °fikir, °ide.

EKONOMİ Nedir?


1 . İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat: "Almanya akılalmaz bir çabuklukla yeniden kalkındı, ekonomisini çelikleştirdi, parasını altın yaptı."- T. Buğra.
2 . Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat.
3 . Tutum.

EKONOMİK Nedir?


1 . Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi: "Bugüne kadar ekonomik bakımdan ne sıkıntılar çektiğimizi bir biz biliriz."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Az masraflı, kazançlı, hesaplı, iktisadi.
3 . mecaz Kolay kullanılabilen: "Matematik dili ayrıca en ekonomik dildir."- H. Taner.

HESAP Nedir?


1 . Aritmetik.
2 . Matematiksel işlem.
3 . Alacaklı veya borçlu olma durumu: "Al eline kalemi, şu benim hesapları görüver."- S. F. Abasıyanık.
4 . Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon: "Bu hesapların dökümlerini alıp sizlere vereceğim."- N. Eray.
5 . Oranlama, tahmin: "Evdeki hesap çarşıya uymamak."- .
6 . Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü: "Harbe nasıl, niçin ve ne hesapla girmiştik?."- F. R. Atay.
7 . Tutum, durum, anlayış: "İnsana daha insanca ortamlar yaratmak için bütün hesaplarımız."- A. Erhat.
8 . ekonomi Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge.

HESAPLI Nedir?


1 . Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik: "Hesaplı bir alışveriş."- .
2 . Parasını ölçülü harcayan, tutumlu: "Hesaplı adam."- .
3 . mecaz Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel: "Servetini, bu çalışması, bu hesaplı yaşayışıyla yaptığı kanısındaydı."- N. Cumalı.
4 . mecaz Ölçülü davranan, ölçülü: "Sana şu aşağıda yazacaklarıma ciddi, hesaplı, zeki olmayı kararlaştırdığım sabahların birinde başlamıştım."- S. F. Abasıyanık.

KANI Nedir?

İnanılan düşünce, °kanaat.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARAR Nedir?


1 . Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı: "Kararımı biradere pek güçlükle kabul ettirdim."- R. N. Güntekin.
2 . hukuk Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm: "Yargıç kararı."- .
3 . Bu yargıyı bildiren belge: "Mahkeme kararını aldı."- .
4 . Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik.
5 . Değişmez olma: "Havanın hiç kararı yok."- .
6 . Tam ölçüsünde, ne az ne çok: "Yemeğin tuzu karar."- .
7 . müzik Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ÖLÇÜ Nedir?


1 . Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.
2 . Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi: "Ziyanımız, ölçülere sığmayacak kadar büyüktür."- R. E. Ünaydın.
3 . Ölçme sonucu bulunan rakam: "Odanın ölçüsü."- .
4 . Belirlenmiş boyut: "Elbise ölçüsü. Bel ölçüsü."- .
5 . Ölçüt.
6 . mecaz Değer, itibar: "Şimdiki ölçülere uymaz bir biçimi vardı."- Y. Z. Ortaç.
7 . mecaz Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu: "Hiçbir şeyde ölçüyü aşmamalı."- .
8 . edebiyat Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.
9 . müzik Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı.

ÖLÇÜLÜ Nedir?


1 . Ölçüsü alınmış, ölçülmüş.
2 . mecaz Ilımlı: "Rabia ile iki dansımda da gayet ölçülü, vakarlı hareket etmiştim."- R. H. Karay.
3 . edebiyat Belli bir ölçüye göre düzenlenmiş olan (manzume, düz yazı), vezinli, mevzun: "... şiirleri, ölçülü, uyaklı sağlam şiirler."- N. Cumalı.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

PLAN Nedir?


1 . Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen: "Turist akınını karşılamak için şimdiden bir plan yapmışlar."- H. Taner.
2 . Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim: "O tarihte aramızda kasaba planını yapmaya gelmiş bir iki mühendis ve mimar bulunuyordu."- R. N. Güntekin.
3 . sinema, TV (***) Çekim.
4 . mecaz Düşünce, niyet, maksat, tasavvur: "Aşağıda kaynaşan kalabalığa bakarak planını zihninden geçirdi."- Ö. Seyfettin.

PLANLI Nedir?


1 . Belirli bir plana göre yapılan, yürütülen, düzenlenen: "Okulla anlaşıp genç atletizm takımını planlı şekilde hazırlamaya bakmalı."- H. Taner.
2 . Önceden belirlenerek yapılan, ölçülü, hesaplı.

RASYONEL Nedir?

Akla uygun, aklın kurallarına dayanan, ölçülü, ussal, hesaplı: "Rasyonel bir çalışma."- .

SABA Nedir?

Sabah yeli.

SABAH Nedir?


1 . Sabahleyin: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
2 . Sabah ezanı.
3 . Sabah namazı: "Sabahı kıldım."- .
4 . zarf Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman: "Bütün ev işlerini sabah bitirdim."- .

SABAHLARI Nedir?


1 . Sabah vaktinde.
2 . Her sabah.

SATIN Nedir?

"Bedelini ödeyerek bir şey almak" anlamındaki satın almak birleşik fiilinde geçen bir söz: "Okuma yazma bilmemesine rağmen bir Köroğlu gazetesi satın aldı."- H. Taner.

TASA Nedir?


1 . Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam: "Gazeteleriniz sürüm tasasına kapıldılar mı hemen İstanbul'un nabzını tutarlar."- F. R. Atay.
2 . ruh bilimi Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.

TASAR Nedir?

Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

TUTUM Nedir?


1 . Tutulan yol, davranış: "Anlayışsızlıklarınız ve yanlış tutumlarınız yüzünden beni inatçı sanıyorsunuz."- T. Buğra.
2 . Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

TUTUMLU Nedir?

Aşırı harcamalardan kaçınan, idareli, muktesit: "Ayşe hesabını kitabını bilir, tutumlu bir ev kadınıydı."- Halikarnas Balıkçısı.

UYGU Nedir?

İki şey arasındaki uygunluk ilkesi.

UYGUN Nedir?


1 . Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip: "Rıza Efendi'de yerine, zamanına ve konusuna uygun hikâyeler vardır."- T. Buğra.
2 . Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
3 . mecaz Orantılı, oranlı.

YAŞA Nedir?

Hoşnutluk, sevinç gibi duyguları anlatmak ya da alkışlamak için söylenir.

YAŞAYIŞ Nedir?

Yaşama işi: "Kendi dilimden, kendi sözlerimden, kendi yaşayışımızdan, şiirimizden..."- M. Ş. Esendal.

ZEKİ Nedir?


1 . Anlama, kavrama yeteneği olan, zekâsı olan, zeyrek: "En zeki hayvan maymundur."- .
2 . Çabuk ve kolay kavrayan: "Bildiğim, onun zeki bir genç olduğu ve ara sıra sevimli, ufak şiirler yazdığıdır."- M. Ş. Esendal.
3 . Zekâ varlığı gösteren: "İnce, zeki bir kalemi vardı."- Y. Z. Ortaç.

A E H I L P S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Hesaplı,

6 Harfli Kelimeler

Sahlep,

5 Harfli Kelimeler

Hasep, Hasıl, Hesap, Islah, Paslı, Plase, Salep, Saplı, Sehpa,

4 Harfli Kelimeler

Apel, Apse, Asıl, Ehlı, Hale, Halı, Hela, Salı, Selp, Sıla, Sıpa, Slap,

3 Harfli Kelimeler

Alp, Ası, Ela, Hal, Hap, Has, Hep, Lap, Leh, Lep, Pah, Pal, Pas, Pes, Sah, Sal, Sap, Sel,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Al, As, Eh, El, Es, Ha, He, Ih, La, Le, Pe, Se,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.