HAZMETMEK (TDK)


1 . Sindirmek.
2 . mecaz Hoşa gitmeyen bir davranışı karşılıksız bırakmak, içine atmak.
3 . mecaz Katlanmak, dayanmak, sabretmek: "Zannediyorum ki bu acıyı hazmedemeyeceğim."- R. N. Güntekin.

Hazmetmek kelimesi baş harfi H son harfi K olan bir kelime. Başında H sonunda K olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi A , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi M , beşinci harfi E , altıncı harfi T , yedinci harfi M , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi K . Başı H sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BIRAKMA Nedir?


1 . Bırakmak işi.
2 . Salıverme, terk.

BIRAKMAK Nedir?


1 . Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
2 . (nsz) Koymak: "Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı."- T. Buğra.
3 . Bir işi başka bir zamana ertelemek: "Gezmeyi haftaya bıraktık."- .
4 . Unutmak: "Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım?"- .
5 . Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.
6 . Saklamak, artırmak: "Paranın bir kısmını bırak!"- .
7 . Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek: "Cemal Paşa'da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı."- F. R. Atay.
8 . (nsz) Engel olmamak: "Bırak, burasını benim defterimden okuyayım."- Ö. Seyfettin.
9 . Sarkıtmak: "Saçlarını omzuna bırakmış."- .
10 . (nsz) Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak: "Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu."- C. Uçuk. 1
1 . Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek: "Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı."- H. E. Adıvar. 1
2 . (nsz) Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak: "Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim."- R. H. Karay. 1
3 . (nsz) Bıyık veya sakal uzatmak. 1
4 . (nsz) Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak: "Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı?"- R. H. Karay. 1
5 . Boşamak: "Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler."- Ö. Seyfettin. 1
6 . Kötü bir durumda terk etmek. 1
7 . Ayrılmak, terk etmek: "Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi."- P. Safa. 1
8 . Sınıf geçirmemek, döndürmek: "Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı."- . 1
9 . (-e) Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek: "Başkalarına on ikiye veriyoruz ama, sana onar kuruştan bırakayım."- M. Ş. Esendal.
20 . (-i, -e) Bakılmak, korunmak için vermek: "Eşyamı size bırakacağım."- . 2
1 . (nsz) Yanına almamak, yanında götürmemek: "Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim."- Atatürk. 2
2 . (-i, -e) Sahiplik hakkını başkasına vermek: "Bizim komşu bütün malını Kızılay'a bırakmış."- . 2
3 . (nsz) Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. 2
4 . (nsz) Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek: "İz bırakmak. Leke bırakmak."- .

DAVRANIŞ Nedir?


1 . Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket: "Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!"- N. Cumalı.
2 . felsefe Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
3 . ruh bilimi Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

DAYANMAK Nedir?


1 . Bir yere yaslanmak, kendini dayamak: "Odalardan birinde köşeye dayanmış bir adam, sanki sızmış gibi görünüyor."- M. Ş. Esendal.
2 . (nsz) Kullanılışı uzun sürmek, dayanıklı olmak: "Bu kumaş çok dayandı."- .
3 . Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek: "Bu gemi fırtınaya iyi dayanır."- .
4 . Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek: "Laikliği korumak için kanun kuvvetine mi, eğitim ve telkin kuvvetine mi dayanmalıyız?"- F. R. Atay.
5 . (nsz) Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek: "Merkezde Akhisar'ın, Bergama'nın da henüz dayandığını öğrendiler."- N. Cumalı.
6 . Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak.
7 . (nsz) Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek: "Aradan biraz daha geçince kumandan dayanamadı, söze başladı."- M. Ş. Esendal.
8 . Varmak, ulaşmak: "Bu haber ortalığa yayılır yayılmaz banknotlarını kapan bankaya dayanıyor."- Y. Z. Ortaç.
9 . Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak: "İki genç, kırarcasına küreklere dayandılar."- Halikarnas Balıkçısı.
10 . Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak: "Bu proje sonunda bize dayanacak."- . 1
1 . (nsz) Yetişmek, yeter olmak.

GİTME Nedir?

Gitmek işi.

KARŞILIKSIZ Nedir?


1 . Karşılığı olmayan.
2 . Karşılık gerektirmeyen: "Karşılıksız yardım."- .
3 . zarf Karşılık verilmeyerek.

KATLANMA Nedir?

Katlanmak işi: "Asım Bey'in kardeşiyle aramızda en basit bir dostluğa bile katlanması ihtimali var mı?"- H. E. Adıvar.

KATLANMAK Nedir?


1 . Katlama işi yapılmak: "Bu kumaş iyi katlanmış."- .
2 . (-e), mecaz Hoş olmayan bir duruma, güç şartlara dayanmak, tahammül etmek: "Böyle bir yolculuğa katlanabilecek hâlde değildir."- F. R. Atay.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

SABRETME Nedir?

Sabretmek işi.

SABRETMEK Nedir?

Sabır göstermek, sabırlı davranmak: "Peygamber olsa ancak bu kadar sabrederdi."- R. N. Güntekin.

SİNDİRME Nedir?

Sindirmek işi.

SİNDİRMEK Nedir?


1 . Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak: "Kartal burunlu, kalın kaşlı, çember sakallı ihtiyar, Sertman'ı biraz sindirdi."- H. E. Adıvar.
2 . Yenilen besin maddesini sindirim sisteminde gereken değişikliklere uğratarak kana karışabilir bir duruma getirmek, hazmetmek: "Hoca, sabahleyin bir bahçıvanın ikram ettiği turp salatasını henüz sindirememişti."- M. Yesari.
3 . mecaz Kendine mal etmek, anlayışla karşılayıp benimsemek: "Bir de o düşünceleri gerçekten sindirmiş bilginlerin, bilge kişilerin tutumuna bir bakın."- N. Cumalı.

A E E H K M M T Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Hazmetmek,

8 Harfli Kelimeler

Ahzetmek, Azmetmek, Hazmetme,

7 Harfli Kelimeler

Ahzetme, Azmetme, Mahkeme,

6 Harfli Kelimeler

Zahmet, Zeamet,

5 Harfli Kelimeler

Emmek, Etmek, Ezmek, Hakem, Hemze, Kamet, Kemah, Kemha, Maket, Matem, Mehaz, Memat, Mezat, Tekme, Temek, Tezek, Zamme, Zekat,

4 Harfli Kelimeler

Amme, Ateh, Ehem, Ekme, Emek, Emet, Emme, Etek, Etme, Ezme, Hamt, Kame, Keme, Kete, Keza, Meke, Meme, Meta, Meze, Taze, Teke, Tema, Zamk, Zeka,

3 Harfli Kelimeler

Ate, Eke, Eza, Hak, Ham, Hat, Haz, Hem, Kah, Kam, Kat, Kaz, Kem, Ket, Kez, Mat, Met, Tak, Tam, Tek, Tem, Tez, Zam, Zat, Zem,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Ak, Am, At, Az, Eh, Ek, Em, Et, Ha, He, Ke, Me, Ta, Te, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.