HAYKIRMAK (TDK)


1 . Telaş, şikâyet vb. sebeplerle yüksek sesle bağırmak: "Bana katil diye haykıracak zannettiğim çehrenin parlaklığına aynada bakamadım."- H. E. Adıvar.
2 . Çağırmak, seslenmek: "Kahkahayla karışık bir sesle merdivenden aşağı haykırdım."- Y. Z. Ortaç.
3 . mecaz Bir durum veya nitelik çok belirgin olarak görünmek.

Haykırmak kelimesi baş harfi H son harfi K olan bir kelime. Başında H sonunda K olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi A , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi K , beşinci harfi I , altıncı harfi R , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı H sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AŞAĞI Nedir?


1 . Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı.
2 . Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
3 . sıfat Bir yere göre daha alçak yerde bulunan: "Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik."- A. Gündüz.
4 . sıfat Bayağı, adi.
5 . sıfat, mecaz Niteliği düşük, kötü: "Aşağı mal."- .
6 . sıfat, mecaz Daha küçük, daha az: "On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."- .
7 . sıfat, mecaz Değeri daha az.
8 . zarf Aşağıya, yere doğru: "Aşağı inmek."- .

AYNA Nedir?


1 . Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat: "Ben onun aynada saçlarına değil, bana baktığını gene aynadan görüyordum."- T. Buğra.
2 . Karagöz oyununda perde.
3 . Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha: "Kapı kanadının aynası. Çeşmenin aynası."- .
4 . Atların diz kapağı.
5 . sıfat, argo İyi bir durumda, yolunda: "İşimiz ayna."- .
6 . mecaz Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey: "Bir ülkenin sanat ve kültür hayatı bir bakıma o ülkenin uygarlık aynasıdır."- H. Taner.
7 . denizcilik Küreğin yassı uç bölümü.
8 . denizcilik Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün.
9 . denizcilik Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

BAĞI Nedir?

Büyü.

BAĞIR Nedir?


1 - Göğüs.
2 - Ciğer, bağırsak gibi vücut boşluklarında göğüs bölgesi içinde bulunan organların ortak adı, °ahşa.
3 - Bayır, yamaç.

BAĞIRMAK Nedir?


1 . İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak: "Yaşasın hürriyet diye bağırsa ismi tarihe geçecekti."- Ö. Seyfettin.
2 . mecaz Kendini belli etmek: "Kitap buradayım diye bağırıyor, sen onu görmüyorsun."- .
3 . (-e) Yüksek sesle azarlamak.

BAKAM Nedir?

Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum).

BELİRGİN Nedir?

Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih: "Hüzünlü bakışlarının daha belirgin hâle getirdiği iri, siyah, ceylan gözleriyle ... alımlı da sayılabilirdi."- E. Bener.

ÇAĞIRMAK Nedir?


1 . Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek: "Beyaz gömlekli zurnacısını çağırarak sandalyeye çıkardı."- R. N. Güntekin.
2 . (-i, -e) Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek: "O akşam Orhan'ı yemeğe çağırdı."- T. Buğra.
3 . (nsz) Binmek için bir araç istemek: "Bir taksi çağırdım."- C. Uçuk.
4 . (nsz), halk ağzında Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek: "Türküler çağırarak tahta siliyor."- Y. Z. Ortaç.

ÇEHRE Nedir?


1 - Yüz, °sima, °didar.
2 - Görünüş.
3 - Somurtkanlık.

DİYE Nedir?


1 . Herhangi bir yargıya vararak.
2 . Niteleyerek.
3 . Sanarak, diyerek.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜNME Nedir?

Görünmek işi: "Sabaha karşı Sevgi odaya girdiğinde gelişini duydu ama uyur gibi görünmeyi doğru buldu."- N. Cumalı.

GÖRÜNMEK Nedir?


1 . Görülür duruma gelmek, görülür olmak, gözükmek: "Kapıda Eda Hanım göründü ve ona hatır sordu."- P. Safa.
2 . İzlenim uyandırmak: "Üzgün ve yorgun görünüyordu."- H. Taner.
3 . Benzemek, görünüşünde olmak.
4 . mecaz Azarlamak: "Çocuk pek azdı, biraz görünüver."- .
5 . mecaz Gözdağı vermek.

KARIŞIK Nedir?


1 . Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş: "Karışık salata."- .
2 . Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
3 . Saf olmayan: "Karışık süt."- .
4 . Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan: "Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten!"- N. Cumalı.
5 . Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık: "Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın."- P. Safa.
6 . halk ağzında Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.

KATİL Nedir?


1 . İnsan öldüren kimse, cani: "Cinayet mahallinde bıraktığı kâğıtlar sayesinde katilin kim olduğu anlaşılmıştır."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Öldürücü, ölüme neden olan: "Katil kurşun."- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MERDİVEN Nedir?

Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi: "Bu merdivenleri yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.

NİTELİK Nedir?


1 . Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet: "Niteliğini kestiremediği müzmin iştahsızlıktan yorgun düşmüş."- A. İlhan.
2 . Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.
3 . felsefe Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçebilen özellik, keyfiyet.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAÇ Nedir?

Sıfat-fiil.

PARLAK Nedir?


1 . Parlayan, ışıldayan: "Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Temiz ve ışıklı: "Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı."- F. N. Çamlıbel.
3 . mecaz Göze çarpacak kadar başarılı: "Birinci İnönü Harbini parlak bir zaferle kazandık."- A. Gündüz.
4 . kaba konuşmada Yüzü güzel (oğlan).

SEBEP Nedir?

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey: "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur."- S. F. Abasıyanık.

SESLENME Nedir?


1 . Seslenmek işi.
2 . Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap.

SESLENMEK Nedir?


1 . Uzaktan bağırarak çağırmak, ünlemek: "Birkaç adım yürüdü, seslendi.- Yusuf Bey, Yusuf Bey."- S. Kocagöz.
2 . (-e) Bir şey söylemek için sesini çıkarmak veya cevap vermek: "Kendisini kurtarmaları için ev sahiplerine seslenecek, işaret edecek oldu."- M. Ş. Esendal.
3 . (-e), mecaz Sözü birine veya birilerine yöneltmek, birine karşı söylemek, hitap etmek.

TELA Nedir?

Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez.

TELAŞ Nedir?


1 . Herhangi bir sebeple acelecilik: "Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık."- H. Taner.
2 . Kaygı, tasa, sıkıntı, endişe: "Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı."- H. E. Adıvar.
3 . Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa: "O günü vapurda bulunup da hanımların telaşını görseydiniz."- R. N. Güntekin.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YÜKSEK Nedir?


1 . Yukarıda, üst tarafta olan yer: "Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu."- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı: "... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan: "İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor."- H. Taner.
4 . sıfat Güçlü, etkili, şiddetli: "Yüksek basınç. Yüksek gerilim."- .
5 . sıfat Derece veya makamı bakımından üstün: "Yüksek kurul."- .
6 . sıfat Normal değerlerin üstünde olan, çok: "Türk milletinin karakteri yüksektir."- Atatürk.
7 . sıfat, mecaz Erdemli, faziletli: "Yüksek duygu."- .
8 . sıfat, mecaz Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan: "Yüksek sosyete."- .
9 . zarf Büyük para ile: "Yüksek oynamak."- .

A A H I K K M R Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Haykırmak,

8 Harfli Kelimeler

Haykırma, Kayırmak,

7 Harfli Kelimeler

Ayıkmak, Ayırmak, Karıkma, Karımak, Kayırma, Yıkamak,

6 Harfli Kelimeler

Ayıkma, Ayırma, Iramak, Kakıma, Karıma, Karmak, Karmık, Kaymak, Kayrak, Kırkma, Kırmak, Kıymak, Markka, Yakarı, Yakmak, Yarmak, Yıkama, Yıkmak,

5 Harfli Kelimeler

Ahkam, Ahmak, Akmak, Aymak, Ayrık, Ayrım, Hamak, Haram, Harım, Hayır, Hırka, Hıyar, Ihmak, Irama, Irmak, Kahır, Kahya, Kakım, Kakma, Karha, Karık, Karma, Kayak, Kayar, Kayık, Kayır, Kayma, Kayra, Kıray, Kırma, Kıyak, Kıyam, Kıyma, Mahra, Mahya, Makak, Marka, Marya, Rahım, Rakam,

4 Harfli Kelimeler

Ahar, Ahır, Akak, Akar, Akım, Akma, Arak, Arık, Arka, Arma, Arya, Ayak, Ayar, Ayık, Ayma, Ayrı, Hakı, Hara, Haya, Ihma, Irak, Kaka, Kama, Kara, Karı, Kaya, Kayı, Kırk, Kıya, Mark, Maya, Rakı, Yaka, Yakı, Yama, Yara, Yarı,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Aka, Akı, Ama, Ara, Arı, Ark, Aya, Ayı, Hak, Ham, Har, Hay, Hık, Hır, Ira, Irk, Kah, Kak, Kam, Kar, Kay, Kır, Mıh, Ram, Ray, Rıh, Yak, Yar, Yır,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Ak, Am, Ar, Ay, Ha, Ih, Ra, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.