HAYALCİ (TDK)


1 . Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse: "Beş yıllık plan hayalci olmadığımızı göstermektedir."- .
2 . Karagözcü.
3 . sıfat Hayale kapılan, hayal kuran, düşçü, hayalperest, hayalperver, ütopist, ütopyacı: "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti."- M. Ş. Esendal.

Hayalci kelimesi baş harfi H son harfi İ olan bir kelime. Başında H sonunda İ olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi A , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi C , yedinci harfi İ . Başı H sonu İ olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BELKİ Nedir?


1 . Olabilir ki, muhtemel olarak.
2 . bağlaç Olsa olsa, ya ... ya ..., ihtimal: "Belki bir sabah vakti, belki bir gece yarısı / Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz."- Z. O. Saba.

BİRA Nedir?

Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılan bir içki, arpa suyu: "Onu iki bardak bira içmeye razı etmişti."- R. N. Güntekin.

BİRAZ Nedir?


1 . Bir parça, azıcık: "Biraz yağmur yağdı mı Beyoğlu'nun yaya kaldırımlarında yürüyebilirsen yürü."- F. R. Atay.
2 . zarf (bi'raz) Kısa bir süre için: "Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra."- O. Rifat.
3 . zarf (bi'raz) Az miktarda: "Dersini biraz biliyor."- .

ÇOKÇA Nedir?


1 . Çok olarak: "Benden utanırlar, odada çokça koca lakırtısı olsa kalkar kaçarlar."- M. Ş. Esendal.
2 . Aşırı, fazla: "Çokça alıngan olduğu için arkadaşları onunla sık sık bozuşuyor."- S. Birsel.

DUYGUN Nedir?

Duygulu, duyar, hassas: "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti."- M. Ş. Esendal.

DÜŞÇÜ Nedir?

Hayalci: "Ancak onun gibi düşçü olanların yapabileceği bir atılımla gönüllü yazılmasını minnet ve şükranla karşıladı."- A. İlhan.

EDİP Nedir?

Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar: "Pek az hoşlandıklarım muhabirler, ediplerdir."- F. R. Atay.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

GERÇEK Nedir?


1 . Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
2 . Gerçeklik: "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti."- H. E. Adıvar.
3 . Doğruluk: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
4 . sıfat Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki, reel: "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur."- .
5 . sıfat Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici: "Gerçek elmas. Gerçek hikâye."- .
6 . sıfat Temel, başlıca, asıl: "Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır."- N. Ataç.
7 . sıfat Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek."- .
8 . sıfat Yapay olmayan.
9 . sıfat, felsefe Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÖSTERME Nedir?


1 . Göstermek işi: ": "Akreditifi açtırmadan ithal edilecek malı karşılık olarak gösterme olanağı yok."- Ç. Altan.
2 . Teşhir, sergileme.

GÖSTERMEK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek: "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."- .
2 . (-i, -e) Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak: "Size kitaplarımı göstereyim."- .
3 . Belirtmek, anlatmak: "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."- .
4 . (-e) Bir şeyin etkisi altında tutulmak: "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."- .
5 . (-e) Kanıtla inandırmak: "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."- .
6 . (nsz) Öğretmek, açıklamak: "Yol göstermek."- .
7 . (-e, nsz) Yapmasını söylemek, görevlendirmek: "Size ne iş gösterdiler?"- .
8 . Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek: "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"- R. N. Güntekin.
9 . Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak: "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."- .
10 . (nsz) Görünmek, benzemek. 1
1 . (yardımcı fiil) Etmek: "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."- . 1
2 . (-e), mecaz Sert bir biçimde karşılık vermek: "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."- Ö. Seyfettin.

HAYA Nedir?

Erbezi torbası, yumurta, °testis.

HAYA Nedir?

Ut, utanç, utanma, sıkılma.

HAYAL Nedir?


1 - Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya.
2 - Bir kimse ya da bir şeyin bellekte kalan görüntüsü.
3 - Gerçeklikten uzak tasarı.
4 - Görüntü.
5 - Belli belirsiz görülen şey, gölge.
6 - Imge.
7 - Aydınlatılan bir perde arkasında deri ya da kartondan yapılmış, hareket edebilen resimlere verilen ad ve bu resimlerle oynatılan oyun.

HAYALCİ Nedir?


1 . Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse: "Beş yıllık plan hayalci olmadığımızı göstermektedir."- .
2 . Karagözcü.
3 . sıfat Hayale kapılan, hayal kuran, düşçü, hayalperest, hayalperver, ütopist, ütopyacı: "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti."- M. Ş. Esendal.

HAYALPEREST Nedir?

Sürekli hayal kuran, hep hayal peşinde koşan (kimse), hayalci, düşçü.

KABUL Nedir?


1 - Bir şeye isteyerek ya da istemeyerek razı olma.
2 - (Konukları ya da işi olanları) Yanına sokma, katına alma: Meclis başkanı yönetim kurulu üyelerini kabul etti .
3 - Sunulan bir şeyi, armağanı alma.
4 - Bir öneriyi uygun bulma, onaylama.
5 - Bir yere alınma.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARAGÖZ Nedir?

İzmaritgillerden, 25-
30 cm uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Karagöz (II) özel, isim
1 . Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatılan oyun.
2 . Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.

KARAGÖZCÜ Nedir?


1 . Karagöz oyunu oynatan kimse, hayalci, hayalî, hayalbaz.
2 . Karagöz oyununda kullanılan boyanmış insan biçimlerini yapıp satan kimse.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KURA Nedir?


1 . İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme: "Okulu bitirirken kurada Karaköse'yi çekince dağda taşta doya doya ata bineceği için seviniyordu."- N. Cumalı.
2 . Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

KURAN Nedir?

İslam dininin temel ilkelerini, Hz. Muhammet'e gönderilen Tanrı buyruklarını içeren, Müslümanlığın temel kitabı, °Kelamıkadim, °Mushaf.

PLAN Nedir?


1 . Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen: "Turist akınını karşılamak için şimdiden bir plan yapmışlar."- H. Taner.
2 . Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim: "O tarihte aramızda kasaba planını yapmaya gelmiş bir iki mühendis ve mimar bulunuyordu."- R. N. Güntekin.
3 . sinema, TV (***) Çekim.
4 . mecaz Düşünce, niyet, maksat, tasavvur: "Aşağıda kaynaşan kalabalığa bakarak planını zihninden geçirdi."- Ö. Seyfettin.

ROMAN Nedir?


1 . İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür: "Hikâyem tıpkı hayalî, hissî bir roman kadar gariptir diye başladı."- Ö. Seyfettin.
2 . Bu türde yazılmış eser.

ROMANTİK Nedir?


1 . Romantizm akımından olan yazar: "Romantikler düş güçleriyle insanın mutluluk sınırlarını araştırırken, kendi açılarından gerçekçiydiler."- N. Cumalı.
2 . sıfat Davranışlarında duygu ve coşkunun aşırı ölçüde etkisi bulunan: "Kardeşimin hayatında oynadığınız rol sizi romantik bir insan gibi bana gösterdi."- H. E. Adıvar.
3 . sıfat Romantizm ile ilgili: "Romantik sanat istek ile istenç arasındaki çatışamadan doğar."- M. C. Anday.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

TASA Nedir?


1 . Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam: "Gazeteleriniz sürüm tasasına kapıldılar mı hemen İstanbul'un nabzını tutarlar."- F. R. Atay.
2 . ruh bilimi Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.

TASAR Nedir?

Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.

ÜTOPİ Nedir?

Ütopya.

ÜTOPİST Nedir?

Hayalci: "Geleceği çok pembe görüyorsa ütopist derler insana."- H. Taner.

ÜTOPYA Nedir?

Gerçekleştirilmesi imkânsız tasarı veya düşünce.

ÜTOPYACI Nedir?

Hayalci.

YILLIK Nedir?


1 . Bir yılda verilen ücret: "Bu evin yıllığı bir milyon liradır."- .
2 . Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname.
3 . Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak.
4 . Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap.
5 . sıfat Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan: "O gün yıllık hesapları getirmişlerdi."- F. R. Atay.
6 . sıfat Bir yıl için, senelik, senevi: "Evi yıllık tuttular."- .
7 . sıfat Yılda bir yapılan: "Kuruluşun yıllık toplantısı."- .

A A C H L Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Hayalci,

6 Harfli Kelimeler

Layiha,

5 Harfli Kelimeler

Ahali, Cahil, Halay, Hayal, Hayli,

4 Harfli Kelimeler

Acil, Alay, Ayal, Ayla, Cali, Cila, Hail, Hala, Hali, Haya, İhya, İlah, İlca,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Ahi, Ala, Ali, Aya, Hac, Hal, Hay, İla, Yal,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Al, Ay, Ha, İl, La, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.