HAVLULUK (TDK)


1 . Havlu asmak için özel olarak yapılmış araç, havlu asacağı.
2 . Banyolarda havluların konulduğu küçük dolap.
3 . sıfat Havlu yapmaya elverişli olan (kumaş).

Havluluk kelimesi baş harfi H son harfi K olan bir kelime. Başında H sonunda K olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi A , üçüncü harfi V , dördüncü harfi L , beşinci harfi U , altıncı harfi L , yedinci harfi U , sekizinci harfi K . Başı H sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARAÇ Nedir?


1 . Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
2 . Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta: "Dil, anlaşmayı sağlayan bir araçtır."- .
3 . Taşıt: "Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü."- H. Taner.

ASMAK Nedir?


1 - Bir şeyi aşağıya sarkacak biçimde bir yere iliştirmek sarkıtmak.
2 - Üzerine takınmak, kuşanmak.
3 - Bir kimseyi boğazından ip geçirip sarkıtarak öldürmek, idam etmek.
4 - Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek ya da görevi olan bir işi özürsüz yapmamak.

BANYO Nedir?


1 . Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm.
2 . Banyo küvetinde yıkanma işi.
3 . Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su: "Doktorlar hap, banyo ve perhiz tavsiye etmiş."- B. Felek.
4 . Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi: "Güneş banyosu. Kükürt banyosu. Çamur banyosu."- .
5 . Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı: "Fotoğraf banyosu."- .
6 . Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma.

DOLAP Nedir?


1 . Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya: "Hemen aynalı dolabını açtı, en iyi çarşafını çıkararak acele giyinmeye başladı."- P. Safa.
2 . Dönerek çalışan ve özellikle su çeken düzen: "Kuyu dolabı."- .
3 . Dönme dolap.
4 . İstanbul bedesteninde dükkân: "Bedestende iki dolap tutuyor."- .
5 . tiyatro Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.
6 . mecaz Düzen: "Çevrilen dolabı sezdi."- .

ELVERİŞLİ Nedir?


1 . Uygun, müsait: "Halim'e içinde bulunduğu zor ve ezici durumdan kurtulmak için bundan daha elverişli bir fırsat çıkmazdı."- A. İlhan.
2 . İşe yarayan, ergonomik.

HAVLU Nedir?

Vücudun çeşitli yerlerinin kurulanmasına yarayan dokuma bez: "Küvetteki suyu avuç avuç yüzüne çarptıktan sonra havluya el attı"- H. R. Gürpınar.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

A H K L L U U V Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Havluluk,

5 Harfli Kelimeler

Haluk, Havlu, Hulul, Lavuk,

4 Harfli Kelimeler

Avlu, Halk, Kula, Kulu, Ulah, Ulak, Vuku,

3 Harfli Kelimeler

Ahu, Hak, Hal, Hav, Kah, Kal, Kav, Kul, Lak, Lal, Lav, Ula, Ulu, Vah,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Ak, Al, Av, Ha, Hu, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.