HAVALELİ (TDK)


1 . Havalesi olan.
2 . Gereğinden çok yüksek, yıkılacak gibi olan: "Eşya havalelidir, arabacı dikkat etsin. Bu dolap pek havaleli, hoşuma gitmedi."- .

Havaleli kelimesi baş harfi H son harfi İ olan bir kelime. Başında H sonunda İ olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi A , üçüncü harfi V , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi E , yedinci harfi L , sekizinci harfi İ . Başı H sonu İ olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARABACI Nedir?


1 . Arabayı süren kimse: "Fakat arabacının dizginleri çektiğini görünce yere atladım."- H. E. Adıvar.
2 . Araba yapan veya satan kimse.

DİKKAT Nedir?


1 . Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık: "Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . ünlem "Dikkat ediniz!" anlamında bir uyarı sözü.
3 . mecaz İlgi, özen.

DOLAP Nedir?


1 . Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya: "Hemen aynalı dolabını açtı, en iyi çarşafını çıkararak acele giyinmeye başladı."- P. Safa.
2 . Dönerek çalışan ve özellikle su çeken düzen: "Kuyu dolabı."- .
3 . Dönme dolap.
4 . İstanbul bedesteninde dükkân: "Bedestende iki dolap tutuyor."- .
5 . tiyatro Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.
6 . mecaz Düzen: "Çevrilen dolabı sezdi."- .

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GİTME Nedir?

Gitmek işi.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

HAVALE Nedir?


1 . Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme: "Bütün belgelerin bakanlığa havalesi gerekiyor."- .
2 . Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para: "Ay başında havaleyi postaneye yatırdım."- .
3 . Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename.
4 . tıp (***) Gebelerde, küçük çocuklarda görülen bir çeşit çırpınmalı, bazen ateşli de olabilen hastalık: "Yeşil kadifeden dikilmiş yarım baklava şeklinde muska çok ufakken üzerine gelen havaleden Fikret'i kurtarırmış."- R. Enis.
5 . Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar: "Bu ufacık binayı bahçe ve bostan, ahır ve selamlık gibi müştemilatından birtakım duvarlar, bölmeler, havalelerle öyle bir ayırtmış..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
6 . Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.

HAVALELİ Nedir?


1 . Havalesi olan.
2 . Gereğinden çok yüksek, yıkılacak gibi olan: "Eşya havalelidir, arabacı dikkat etsin. Bu dolap pek havaleli, hoşuma gitmedi."- .

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

YIKI Nedir?

Harabe: "Hazine boş, millet yoksul, ülke bir yıkılar yığını idi."- F. R. Atay.

YÜKSEK Nedir?


1 . Yukarıda, üst tarafta olan yer: "Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu."- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı: "... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan: "İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor."- H. Taner.
4 . sıfat Güçlü, etkili, şiddetli: "Yüksek basınç. Yüksek gerilim."- .
5 . sıfat Derece veya makamı bakımından üstün: "Yüksek kurul."- .
6 . sıfat Normal değerlerin üstünde olan, çok: "Türk milletinin karakteri yüksektir."- Atatürk.
7 . sıfat, mecaz Erdemli, faziletli: "Yüksek duygu."- .
8 . sıfat, mecaz Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan: "Yüksek sosyete."- .
9 . zarf Büyük para ile: "Yüksek oynamak."- .

A A E H L L V İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Havaleli,

7 Harfli Kelimeler

Lahavle, Vallahi,

6 Harfli Kelimeler

Alevli, Haleli, Halile, Havale, Havali,

5 Harfli Kelimeler

Ahali, Ahval, Alevi, Allah, Haile, Halel, Havai, Havil, Helal, Helva, Hilal, İhale, İhlal, İlahe, İlave, Levha, Villa,

4 Harfli Kelimeler

Aile, Alev, Alil, Aval, Ehil, Elli, Evla, Evli, Hail, Hala, Hale, Hali, Hava, Havi, Hela, Hile, İlah, İlla, İlle, Lala, Lale, Lava, Leva, Liva, Vaha, Vahi, Vale, Vali, Veli,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Ahi, Ala, Ali, Ela, Hal, Hav, İla, İle, Lal, Lav, Leh, Vah,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Al, Av, Eh, El, Ev, Ha, He, İl, La, Le, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.