HARCIALEM (TDK)


1 . Herkesin alabileceği, herkesin kullanabileceği, herkesin işine yarayan, her keseye uygun: "Pamuklu kumaş harcıâlemdir."- .
2 . Hiçbir özelliği olmayan, yeniliği olmayan, basmakalıp: "O mesleğe girenleri hırpalamak, gülünçleştirmek, karalamak gibi kolay ve harcıâlem eğilime kapılmak çok sakıncalı bir tutumdur."- H. Taner.

Harcıalem kelimesi baş harfi H son harfi M olan bir kelime. Başında H sonunda M olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi C , beşinci harfi I , altıncı harfi A , yedinci harfi L , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi M . Başı H sonu M olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BASMA Nedir?


1 . Basmak işi.
2 . Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua.
3 . İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun.
4 . Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş: "O güne kadar bir okka üzüm, bir arşın basma almamış idim."- M. Ş. Esendal.
5 . sıfat Bu kumaştan yapılan: "Üzerine basma bir elbise ile örme bir ceket giymişti."- P. Safa.
6 . jeoloji Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı.
7 . sıfat Basılmış, matbu.
8 . halk ağzında Gübre, tezek.

BASMAK Nedir?


1 - Ayak tabanını vücudun ya da bacağın ağırlığını verecek biçimde bir yere ya da bir şeyin üstüne koymak.
2 - (Küçük çocuklar için) Ayakta durabilmek.
3 - Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek.
4 - Sıkıştırarak yerleştirmek.
5 - Bası işi yapmak, tabetmek.
6 - Örtmek, bürümek, kaplamak.
7 - Bir şey üzerinde kalıp, mühür gibi bir araçla iz yapmak.
8 - Baskın yapmak.
9 - Kimi adlarla birlikte sertlik, aşırılık anlamlarında yardımcı eylem olarak kullanılır.
10 - Bir kimse bir yaşa girmek. 1
1 - Çevreyi kaplamak. 1
2 - Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek.

BASMAKALIP Nedir?

Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan, harcıâlem, klişe: "Kimi daha da iyi söylenebilecek basmakalıp fikirleri piyesleştirdiğinden dem vurdu."- H. Taner.

EĞİLİM Nedir?


1 . Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül, tandans: "İnsanoğlunun, yaradılıştan medeniliğe eğilimi vardır."- N. Ataç.
2 . Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÜLÜNÇ Nedir?

Güldürücü, tuhaf, komik: "Yüksek sesle doğruluktan bahsetmeye kalkmak gülünç bir şey olurdu."- R. N. Güntekin.

GÜLÜNÇLEŞTİRMEK Nedir?

Gülünç duruma getirmek.

HERK Nedir?

Sürüldükten sonra bir yıl dinlendirilen, nadasa bırakılan tarla.

HERKES Nedir?

İnsanların bütünü: "Neylersin ölüm herkesin başında / Uyudun uyanmadın olacak."- C. S. Tarancı.

HIRPALAMAK Nedir?


1 . Örselemek: "Yalnız miralayın sağ bacağını bir gülle misketi fena halde hırpalamış"- N. Hikmet.
2 . Dövmek.
3 . mecaz İtip kakmak, azarlamak veya yıpratmak.

HİÇBİR Nedir?

Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz: "Nevin hiçbir insana kin, hiçbir insana tiksinti duymamıştı."- S. F. Abasıyanık.

KAPILMAK Nedir?


1 . Kapma işine konu olmak: "Bir ara korkuya kapıldım."- R. H. Karay.
2 . Sürüklenmek: "Aralarından biri akıntıya kapıldığı zaman ötekiler var kuvvetleriyle dayanarak onu geri çekiyorlardı."- R. N. Güntekin.
3 . mecaz Birine güvenip boş bulunarak aldanmak: "Ben onun sözlerine kapıldım."- .
4 . mecaz Bir kimseye tutulmak, bağlanmak, aşırı sevgi duymak: "Kızın güzelliğine kapılarak evlenme teklif etti."- .
5 . mecaz Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak: "Bu iki şiiri övenler onların kalıbından gelen ucuz bir güzelliğe kapılırlar."- S. Birsel.

KARALAMAK Nedir?


1 . Boya veya kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek: "Duvarı karalamışlar."- .
2 . Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak: "Son iki satırı karalamalı."- .
3 . Taslak olarak yazmak veya çizmek: "Defteri elime alıp şu iki sayfalık yazıyı karaladıktan sonra kapının yavaşça gıcırdadığını işittim."- H. Z. Uşaklıgil.
4 . (nsz) Hızlı ve acele olarak yazmak: "Birdenbire ayağa kalktı ve ayakta bir reçete karaladı."- S. F. Abasıyanık.
5 . mecaz Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek.

KESE Nedir?


1 . Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba: "Boynundan bir kese çıkardı fakat içine bakmadan ani bir fikirle yüzü kızardı."- H. E. Adıvar.
2 . sıfat Bu küçük torba miktarında olan: "Üç kese tütün."- .
3 . Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap: "Kur'an kesesi."- .
4 . Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.
5 . mecaz Bir kimsenin mal varlığı: "Bu sadeleşme vücut ve keseye daha elverişli idi."- F. R. Atay.
6 . anatomi Organizmanın bazı boşlukları.
7 . bitki bilimi Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik.
8 . tarih Beş yüz kuruşluk para birimi.

KOLAY Nedir?


1 . Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı: "Cebimde mevcut paradan bu kadar bir şey buna tahsis etmek pek kolaydı."- H. Z. Uşaklıgil.
2 . isim Kolaylık: "İşin kolayını buldum."- .
3 . zarf Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe: "Yolu bulmak kolay oldu."- Halikarnas Balıkçısı.

KUMAŞ Nedir?


1 . Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma: "Her şey, esvap ve eşya Bursa'da dokunan ipek kumaşlardan yapılmıştır."- F. R. Atay.
2 . mecaz Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

SAKINCALI Nedir?

Sakınmayı, çekinmeyi gerektiren, mahzurlu: "Otel kalabalığı sakıncak olabileceği için, bir pansiyonda kalıyordu."- R. Erduran.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

TUTUM Nedir?


1 . Tutulan yol, davranış: "Anlayışsızlıklarınız ve yanlış tutumlarınız yüzünden beni inatçı sanıyorsunuz."- T. Buğra.
2 . Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

UYGU Nedir?

İki şey arasındaki uygunluk ilkesi.

UYGUN Nedir?


1 . Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip: "Rıza Efendi'de yerine, zamanına ve konusuna uygun hikâyeler vardır."- T. Buğra.
2 . Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
3 . mecaz Orantılı, oranlı.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YENİ Nedir?


1 . Kullanılmamış olan, eski karşıtı: "Yeni giysi. Yeni ayakkabı."- .
2 . Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan: "Yeni haber. Yeni moda."- .
3 . En son edinilen: "Yeni eve taşındık."- .
4 . İşe henüz başlamış: "Yeni öğrenci. Yeni asker."- .
5 . O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan: "Yeni bir buluş. Yeni bir düşünce."- .
6 . Tanınmayan, bilinmeyen: "Yeni imzalara rastlıyoruz."- .
7 . Daha öncekilerden farklı olan: "Yeni ihtiyaçlarımız var."- .
8 . zarf Biraz önce, çok zaman geçmeden: "Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı."- Ç. Altan.

A A C E H I L M R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Harcıalem,

8 Harfli Kelimeler

Maceralı,

7 Harfli Kelimeler

Cırlama, Hacılar, Hamlacı, Hırlama,

6 Harfli Kelimeler

Aharlı, Armalı, Elmacı, Ihlama, Lamacı, Macera,

5 Harfli Kelimeler

Acıma, Ahcar, Alarm, Amelı, Aracı, Camlı, Carlı, Cemal, Ehram, Hamal, Hamel, Hamla, Hamle, Haram, Harem, Harım, Harlı, Irama, Macar, Mahal, Mahra, Malca, Malcı, Maral, Mecal, Mecra, Rahım, Rahle,

4 Harfli Kelimeler

Acar, Acem, Ahar, Ahır, Alem, Alım, Alma, Amal, Amca, Amel, Arlı, Arma, Cerh, Ehlı, Elma, Hacı, Hala, Hale, Halı, Hara, Hare, Hela, Ihma, Lama, Lame, Mala, Meal, Mera, Raca, Reha,

3 Harfli Kelimeler

Ace, Acı, Aha, Ala, Ama, Ara, Arı, Cam, Car, Cem, Cer, Ela, Hac, Hal, Ham, Har, Hem, Her, Hır, Ira, Lam, Leh, Mal, Mıh, Ram, Rıh,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Al, Am, Ar, Ce, Eh, El, Em, Er, Ha, He, Ih, La, Le, Me, Ra, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.