HARAP (TDK)


1 . Bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş, yıkkın, viran: "Duvarları yıkılmış, çatıları yanmış, harap bir köyün hizasına gelince yaver atından atladı."- Ö. Seyfettin.
2 . Bitkin, yorgun, perişan: "Kiraz yemekten insanlar harap, perişan olurdu."- R. H. Karay.
3 . eskimiş Çok sarhoş.

Harap kelimesi baş harfi H son harfi P olan bir kelime. Başında H sonunda P olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A , beşinci harfi P . Başı H sonu P olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAYINDIR Nedir?

Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat: "Bir çığlığa tutunup çıktım da uçurumdan / Bir bayındır kent oldu sağlığım."- T. Oflazoğlu. Bayındır özel, isim, tarih Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Bayındır özel, isim (bayı'ndır) İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

BİTKİN Nedir?

Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın: "Kalbinden vurulmuş gibi kendini cansız, bitkin bir vaziyette koltuğa atmıştı."- A. Ş. Hisar.

ÇATI Nedir?


1 . Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü: "Sık ağaçlar arasında yalnız üst katının çatısı görünen kırmızı aşı boyalı bir eski eve doğru yürüyorlardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü.
3 . Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer.
4 . İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu.
5 . mecaz Barınılan, sığınılan yer.
6 . mecaz Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik.
7 . dil bilgisi Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi.
8 . edebiyat Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu: "Halit Ziya Uşaklıgil'in, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun, Reşat Nuri Güntekin'in romanlarındaki sağlam çatıyı onunkilerde bulamazdınız."- H. Taner.
9 . mimarlık Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

GELİNCE Nedir?


1 - bir konu bittikten sonra sözü başka bir konuya geçirmeye yarar.
2 - ayrıcalık gösteren bir düşünceye geçildiğini anlatır.

HARA Nedir?

Atların yetiştirildiği ve bakımlarının yapıldığı, hayvanların rahatça hareket etmelerini sağlayan alanların bulunduğu tesis: "Karacabey harası."- . hara (II) isim, eskimiş (ha:ra:) Farsça ¬¥r¥ Hare.

HARAP Nedir?


1 . Bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş, yıkkın, viran: "Duvarları yıkılmış, çatıları yanmış, harap bir köyün hizasına gelince yaver atından atladı."- Ö. Seyfettin.
2 . Bitkin, yorgun, perişan: "Kiraz yemekten insanlar harap, perişan olurdu."- R. H. Karay.
3 . eskimiş Çok sarhoş.

HİZA Nedir?

Doğru bir çizgi üzerinde bulunma durumu: "Çarşafların kenarları perdelerle bir hizada mıydı?."- M. C. Kuntay.

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

OLUR Nedir?


1 . Olabilir: "Bu olur iş mi?"- .
2 . isim Onay, tasdik, yapabilme izni.
3 . edat “Evet” anlamında bir kabul sözü: "Gazeteyi okur musun? -Olur."- .

PERİ Nedir?


1 . Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık: "Cinden, periden, umacıdan çok korkardım."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Çok güzel, alımlı, becerikli kadın.

PERİŞAN Nedir?


1 . Dağınık, düzensiz, karmakarışık: "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için."- C. Şehabettin.
2 . Acınacak durumda olan, zavallı: "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı."- Ö. Seyfettin.

SARHOŞ Nedir?


1 . Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası bulutlu, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak.
2 . mecaz Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan: "Zafer sarhoşu."- .
3 . zarf, mecaz Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak: "Arılar bahar çiçekleriyle sarhoş dolaşıyorlar."- .

VİRA Nedir?


1 . Arasız: "Vira söylüyor."- .
2 . ünlem, denizcilik Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut.

VİRAN Nedir?

Yıkık, harap: "İleriye baktı; harabe. Şu tarafa baktı. Viran bir kemer."- A. Gündüz.

YAVER Nedir?


1 . Yardımcı.
2 . askerlik Emir subayı.

YEME Nedir?


1 . Yemek işi: "Herkes yemeye ekmek bulamazken onlar rahat geçiniyorlardı."- M. Ş. Esendal.
2 . Yiyecek: "Bu ay yeme masrafımız çok oldu."- .

YEMEK Nedir?


1 . Yemek yeme, karın doyurma işi: "Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni."- N. Cumalı.
2 . Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
3 . Günün belli saatlerinde yenilen besin: "Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir şey yenmez."- H. Taner.
4 . Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama: "Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu."- F. R. Atay.

YIKI Nedir?

Harabe: "Hazine boş, millet yoksul, ülke bir yıkılar yığını idi."- F. R. Atay.

YIKKIN Nedir?

Yıkılacak duruma gelmiş, harap.

YORGUN Nedir?

Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan: "Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş."- B. S. Erdoğan.

A A H P R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Harap,

4 Harfli Kelimeler

Ahar, Arap, Arpa, Hara, Harp, Paha, Para,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Ara, Arp, Hap, Har, Pah, Rap,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Ar, Ha, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.