HIŞIR (TDK)


1 . Olmamış meyve.
2 . sıfat Taşkınlık gösteren, yaramaz (kimse): "Serde toyluk vardı a canım. Sahi ne hışırdım o zaman. İlk gençlik, sersemlik, budalalık çağı."- H. Taner.
3 . sıfat, argo Aptal, sersem.

Hışır kelimesi baş harfi H son harfi R olan bir kelime. Başında H sonunda R olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi I , üçüncü harfi Ş , dördüncü harfi I , beşinci harfi R . Başı H sonu R olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

APTAL Nedir?


1 . Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak: "Aptal bir gülüşle yüzüne bakıyorum."- Y. Z. Ortaç.
2 . ünlem, teklifsiz konuşmada Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü: "Aptal! Senin yerini açıkça söyledim ben."- T. Buğra.

ARGO Nedir?


1 . Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin kullanıldığı söz veya deyim.
2 . Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı, jargon.
3 . mecaz Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

BUDALALIK Nedir?


1 . Budala olma durumu: "Bir hafta, on gün kimse bu işin bir budalalık, bir delilik olduğunu anlayamadı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Budalaca yapılan iş: "Çok zeki olduğundan budalalığı bağışlamaz, alaya alır, bazen bir kişinin veya bir olayın gülünç yanlarını abartır."- Y. Z. Ortaç.

GENÇ Nedir?


1 . Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı: "Genç kızı bir gece pencerede görmüştü."- H. Taner.
2 . Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan): "Genç ağaç. Genç at."- .
3 . Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç.
4 . Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
5 . mecaz Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan: "Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı, genç Türkiye mutluydu."- B. Felek.

GENÇLİK Nedir?


1 . Genç olma durumu: "İlk gençliğinde at delisiydi."- N. Cumalı.
2 . İnsan hayatının ergenlikle orta yaş arasındaki dönemi: "Belki babam da gençliğinde Valantino'ya benziyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Genç insanların bütünü: "O gençliğin politikaya katılması yüzünden Balkan Harbine girmişiz."- F. R. Atay.
4 . mecaz Genç bir kimsenin tutumu, toyluk, deneyimsizlik: "Gençliğimi kapının eşiğinde bırakıp eve giriyorum."- Y. Z. Ortaç.

GÖSTEREN Nedir?

Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

HIŞIR Nedir?


1 . Olmamış meyve.
2 . sıfat Taşkınlık gösteren, yaramaz (kimse): "Serde toyluk vardı a canım. Sahi ne hışırdım o zaman. İlk gençlik, sersemlik, budalalık çağı."- H. Taner.
3 . sıfat, argo Aptal, sersem.

MEYVE Nedir?


1 . Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.
2 . mecaz Ürün, sonuç, kâr: "Mektebimizin şapirografla basılan haftalık Fidan'ında, en güzel meyve benim imzamdır."- Y. Z. Ortaç.

OLMAMIŞ Nedir?

Olgunlaşmamış, ham: "Olmamış bir şeftali."- .

SAHİ Nedir?

Gerçekten, gerçek olarak: "Sahi dedikleri kadar güzelmiş! Siz onu görmediniz mi sahi!"- .

SERSEM Nedir?


1 . Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan: "Gürültüden sersem oldum."- .
2 . mecaz Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan.

SERSEMLİK Nedir?

Sersem olma durumu veya sersemce iş: "... görür görmez o sersemlik bulutundan sıyrıldı."- Ö. Seyfettin.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TAŞKINLIK Nedir?

Taşkın olma durumu veya taşkınca davranış: "Başkalarını dertleriyle üzmekten, taşkınlıklarıyla rahatsız etmekten kaçınır."- N. Cumalı.

TOYLUK Nedir?

Toy (I) olma durumu veya toyca davranış, acemilik: "Biz size göstereceğiz, dedi. Toyluğuna verdim."- S. F. Abasıyanık.

YARAMAZ Nedir?


1 . Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan.
2 . Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı: "Annesine bakabilmek için akşama kadar elliye yakın yaramazın kahrını çekiyordu."- R. N. Güntekin.
3 . Çapkın.

ZAMAN Nedir?


1 . Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit: "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."- Ö. Seyfettin.
2 . Bu sürenin belirli bir parçası, vakit: "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir."- A. İlhan.
3 . Belirlenmiş olan an.
4 . Çağ, mevsim: "Gül zamanı. Çocukluk zamanı."- .
5 . Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.
6 . Dönem, devir: "Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi."- H. Taner.
7 . Bir süre ile ilgili durum ve şartlar: "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."- H. Taner.
8 . gök bilimi Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
9 . dil bilgisi Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı: "Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."- .
10 . jeoloji Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

H I I R Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Hışır,

3 Harfli Kelimeler

Hır, Rıh,

2 Harfli Kelimeler

Ih,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.