HÜLYA (TDK)


1 . Tatlı düş, hayal: "Talihin kırkyılda bir karşıma çıkardığı saadet hülyasını tehlikede buldum."- H. E. Adıvar.
2 . eskimiş Kuruntu.

Hülya kelimesi baş harfi H son harfi A olan bir kelime. Başında H sonunda A olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi L , dördüncü harfi Y , beşinci harfi A . Başı H sonu A olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

HAYA Nedir?

Erbezi torbası, yumurta, °testis.

HAYA Nedir?

Ut, utanç, utanma, sıkılma.

HAYAL Nedir?


1 - Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya.
2 - Bir kimse ya da bir şeyin bellekte kalan görüntüsü.
3 - Gerçeklikten uzak tasarı.
4 - Görüntü.
5 - Belli belirsiz görülen şey, gölge.
6 - Imge.
7 - Aydınlatılan bir perde arkasında deri ya da kartondan yapılmış, hareket edebilen resimlere verilen ad ve bu resimlerle oynatılan oyun.

HÜLYA Nedir?


1 . Tatlı düş, hayal: "Talihin kırkyılda bir karşıma çıkardığı saadet hülyasını tehlikede buldum."- H. E. Adıvar.
2 . eskimiş Kuruntu.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KIRK Nedir?


1 - Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı, 40, XL.
2 - Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık.
3 - Pek çok.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUNTU Nedir?


1 . Yanlış ve yersiz düşünce, evham: "Evlenmek kuruntusu ile satılmaya giden iki mahalle kızı sol tarafta."- A. Gündüz.
2 . Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese: "Sözü dinlenmeyen bir siyasi liderin kuruntusu seziliyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim: "Bu davranış yersiz kuruntuların tam bir panzehridir."- H. Taner.

SAADET Nedir?

Mutluluk, ongunluk, mut, kut.

TATLI Nedir?


1 . Şeker tadında olan: "Tatlı nar. Tatlı elma."- .
2 . Acı olmayan, içilebilen, yenilebilen: "Tatlı su. Tatlı salatalık."- .
3 . isim Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek: "Baklava, revani, lokma birer tatlıdır."- .
4 . zarf Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla: "Ne tatlı bakıyordu."- .
5 . mecaz İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren: "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı."- Y. Z. Ortaç.

TEHLİKE Nedir?


1 . Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara: "Tehlike gittikçe büyüyor, güçlük artıyordu."- R. H. Karay.
2 . Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen durum: "Ketumdur, katlandığı acıları, atlattığı tehlikeleri sergilemeyi hiç sevmez."- A. İlhan.

A H L Y Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Hülya,

3 Harfli Kelimeler

Hal, Hay, Yal,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Al, Ay, Ha, La, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.