HÜLASA (TDK)


1 . Özet, fezleke: "Bir kadınlık tarihi hülasası yapacak değiliz."- F. R. Atay.
2 . Öz: "Karaciğer hülasası."- .
3 . zarf (hü'la:sa) Kısaca: "O vakit küt küt kalbim atmaya başlıyor, hülasa acayip bir vaziyet."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . kimya Herhangi bir maddenin, alkol, eter vb. bir eritici ile ayrılmış veya başka bir yol ile elde edilmiş etkili özü: "Kınakına hülasası."- .

Hülasa kelimesi baş harfi H son harfi A olan bir kelime. Başında H sonunda A olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi S , altıncı harfi A . Başı H sonu A olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ACAYİP Nedir?


1 . Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı: "Dişlerinin arasından ıslık gibi acayip sesler çıkarmaya başladılar."- R. N. Güntekin.
2 . ünlem Şaşma anlatan bir söz: "Öyle dedi ha?"- . "Acayip!"- .

ALKOL Nedir?


1 - Glikozun mayalaşmasıyla oluşan kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etilalkol.
2 - Her türlü alkollü içki.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BAŞLI Nedir?

Başı olan: "O zaman kırmızı başlı kibritler vardı ya."- P. Safa.

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

ERİTİCİ Nedir?

Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim.

ETER Nedir?


1 . Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar.
2 . Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu.
3 . Bir tür organik yağ çözücü.

ETKİLİ Nedir?

Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik: "Hayli etkili bir yer altı çalışması yapılıyormuş."- A. İlhan.

FEZLEKE Nedir?


1 . Özet, hülasa.
2 . Bir kararın kısaca yazılması.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

HÜLASA Nedir?


1 . Özet, fezleke: "Bir kadınlık tarihi hülasası yapacak değiliz."- F. R. Atay.
2 . Öz: "Karaciğer hülasası."- .
3 . zarf (hü'la:sa) Kısaca: "O vakit küt küt kalbim atmaya başlıyor, hülasa acayip bir vaziyet."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . kimya Herhangi bir maddenin, alkol, eter vb. bir eritici ile ayrılmış veya başka bir yol ile elde edilmiş etkili özü: "Kınakına hülasası."- .

KADINLIK Nedir?


1 . Kadın olma durumu: "Onun kadınlığına saygı gösterdim."- .
2 . Kadının gerekli erdem ve nitelikleri taşıması durumu: "Kendisinden uzak duran kadın şimdi ona sokuluyor, kadınlığının bütün silahlarını birbiri arkasından tecrübe ediyordu."- A. H. Tanpınar.
3 . Dişiliğin özelliklerini kullanma durumu: "O, sonra kadınlığını ispat eder, parasını geri alır."- B. Felek.

KALBİ Nedir?

İçten, yürekten, gönülden (gelen).

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KISA Nedir?


1 . Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.
2 . Az süren, uzun olmayan: "Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı."- E. İ. Benice.
3 . Ayrıntısı çok olmayan: "Kısa bilgi. Kısa yazı."- .
4 . isim Kısa olan şey: "Uzun lafın kısası."- .
5 . zarf Kısaca, kısaltarak: "Kısa konuştu."- .

KISACA Nedir?


1 . Oldukça kısa, biraz kısa: "Mutfakta kısaca boylu, kısıkça sesli, başı yazma yemeni, sırtı örme hırkalı ihtiyarca bir hanımla karşılaştık."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf (kısa'ca) Kısa olarak, özetle, hülasa: "O hafta çocukluk arkadaşı ile iki defa daha kısaca görüşebildi."- O. C. Kaygılı.

KİMYA Nedir?


1 . Maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim.
2 . mecaz Üstün özellikler taşıyan çok değerli şey: "Emniyetlerini kazanmak için bu esrar bir kimya gibi gizli kalmalıdır."- R. N. Güntekin.

MADDE Nedir?


1 . Duyularla algılanabilen nesne.
2 . Bir cismi oluşturan öge, öz: "Cam yapmak için silisli maddeler kullanılır."- .
3 . Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm: "Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar."- H. R. Gürpınar.
4 . Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri: "Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur."- S. Birsel.
5 . Para, mal vb. ile ilgili şey: "Maddeye önem vermek."- .
6 . Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
7 . fizik Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek.
8 . kimya Molekül.

ÖZET Nedir?


1 . Bir yazı veya sözün anlamını daha kısa ve özlü biçimde veren yazı veya söz, hülasa, fezleke, ekspoze: "Romanın özeti."- .
2 . sinema, TV (***) Filmin konusunu en kısa biçimde anlatan, bir senaryo çalışmasının ilk basamağı olan metin.

TARİHİ Nedir?

Tarihsel.

VAKİT Nedir?


1 - Zaman.
2 - Bir işe ayrılmış ya da bir iş için alışılmış saatler.
3 - Çağ.
4 - Geçim, para bakımından olanak.
5 - Saptanmış olan zaman.
6 - Zaman anlatan sözcüklere belirtilen durumunda gelince "iken" anlamını verir.
7 - Ettiği, edeceği biçimindeki ortaçlardan sonra getirilerek zaman belirteçleriyapılır.
8 - Olanak, fırsat.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

ZARF Nedir?


1 . Kap, kılıf, sarma.
2 . İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese: "Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler."- A. Haşim.
3 . İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap: "Kenarları ezik bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi."- R. Enis.
4 . dil bilgisi Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç: Az yaşamıştı. Geç kalınca utandı gibi.

A A H L S Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Hülasa,

5 Harfli Kelimeler

Halas, Salah,

4 Harfli Kelimeler

Asal, Asla, Hala, Hasa, Saha, Sala,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Ala, Asa, Hal, Has, Sah, Sal,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Al, As, Ha, La, Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.